El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şair Ebu Nüvas

Asıl adı, Hasan b. Hani b. S'abbah b. Abdullah b. Cerrah b. Hün-neb b. Davud b. Ganem b. Süleym'dir. Abdullah b. Sa'd, onun soyunun Cerrah b. Abdullah el-Hikemî'ye dayandığını söylemiştir. Kendisine Ebu Nüvas el-Basrî …

Asıl adı, Hasan b. Hani b. S'abbah b. Abdullah b. Cerrah b. Hün-neb b. Davud b. Ganem b. Süleym'dir. Abdullah b. Sa'd, onun soyunun Cerrah b. Abdullah el-Hikemî'ye dayandığını söylemiştir. Kendisine Ebu Nüvas el-Basrî denilirdi.

Babası Şamlılardan olup Mervan b. Muhammed'in ordusunda asker idi. Sonra Ahvaz'a gitti ve Helban adındaki bir kadınla evlendi. Helban ona, Ebu Nüvas ile başka bir erkek çocuk doğurdu. Ebu Nü-vas'ın bu erkek kardeşi, Ebu Muaz'dı. Ebu Muaz, Basra'ya gitti, orada Ebu Zeyd ile Ebu Ubeyde'den edebiyat dersleri aldı. Sibeveyhî'nin kitabını okudu ve Halef el-Ahmer'in derslerine devam etti. Mahivci Yunus b. Habib el-Ceremî ile arkadaşlık etti.

Kadı İbn Hallikan dedi ki: «Ebu Nüvas, Ebu Üsame ile İbn Hab-bab el-Kûfî'nin arkadaşı oldu. Ezher b. Sa'd, Hammad b. Zeyd, Harn-mad b. Seleme, Abdülvahid b. Ziyad, Mu'temir b. Süleyman ve Yahya el-Kettan'dan hadis rivayet etti. Muhammed b. İbrahim b. Kesir es-Sufî ve aralarında İmam Şafiî, İmam Ahmed b. Hanbel ve Gunder'in de bulunduğu bir cemaat da ondan hadis rivayet etmişlerdir. Meşhur âlimler de ondan rivayetlerde bulunmuşlardır. Onun meşhur hadislerinden biri şudur: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

"Sizden biri Ölürken mutlaka Allah'a hüsn-ü zanda bulunarak ölsün. Çünkü Allah'a hüsn-ü-zanda bulunmak, Cennet'in bedelidir."

Muhammed b. İbrahim dedi ki: "Ebu Nüvas'm ziyaretine gittik,

ölmek üzereydi. Salih b. Ali el-Haşimî kendisine şöyle dedi:

- Ey Ali'nin babası! Bugün sen dünyadaki günlerinin sonunda ve hirette yaşayacağın günlerin de ilkindesin. Seninle Allah arasında bazı şeyler geçmiştir (Bazı günahlar işlemişsindir.). Bu yaptığın işlerden Ötürü Allah'a tevbe et.

- Beni mi korkutuyorsun? Hele Allah için beni biraz kaldırıp

oturtun.

Kendisini kaldırıp oturttuk. Bize şöyle dedi:

- Rasûlullah (s.a.v.), buyurdu ki:

/'Her peygamberin şefaati vardır. Ben de şefaatimi ümmetimden büyük günah işleyenler için kıyamet gününe sakladım."