El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Velîd'in Öldürülmesi Ve Devletin Yıkılması

Bu adam günahları açıkça irtikab ederdi. Kötü şeyleri yapmakta ısrarlıydı. Aziz ve Celil olan Allah'ın haramını çiğner, hiçe sayardı. Hiçbir masiyetten geri durmazdı. Bazıları onu zındıklıkla itham etmişti. Dinde lakayt …

Bu adam günahları açıkça irtikab ederdi. Kötü şeyleri yapmakta ısrarlıydı. Aziz ve Celil olan Allah'ın haramını çiğner, hiçe sayardı. Hiçbir masiyetten geri durmazdı. Bazıları onu zındıklıkla itham etmişti. Dinde lakayt idi. Doğrusunu Allah bilir. Dışarıdan görünüşü itibarı ile o asi, müstehcen bir şair ve isyankar bir kimse idi. Hiçbir günahtan sakınmaz ve hiç kimseden de utanmazdı. Bu hali, halifeliğinden Önce de sonra da devam etmişti.

Kıvayet olunduğuna göre kardeşi Süleyman, onu öldürmeye çaba-a-£aiuar arasındaydı. Süleyman onun hakkında şöyle demiştir: "O 3 1C-Kİ içen, fasık ve ciddiyetsiz bir adamdı. O fasık, beni de kötülü-ge şiniklemek istedi."

uıafa b. Zekeriyya, Utbî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Süf e k- Yezid, çok güzel bir Hristiyan kadına baktı. Kadının adı,

a ıc*ı. Onu çok sevdi. Baştan çıkarmak istedi, ama kadın onun is-

teğine boyun eğmedi. Velid peşine düştü, ona aşık oldu, ama kadın ona uymadı.

Bir ara bayram münasebetiyle Hristiyanlar kiliselerinde toplanmışlardı. Velid de kılık değiştirerek kilisenin bahçesine gitti. Hasta olduğu izlenimini verdi. Kilisedeki kadınlar bahçeye çıktılar. Onun hasta halde olduğunu görünce çevresini kuşattılar. Süfra onunla konuşup gülüştü, ama onu tanımıyordu. Böylece Velid, ona doyasıya baktı. Oradan ayrılıp gittiğinde Süfra'ya dediler ki: "Yazıklar olsun sana, biliyor muydun o adam kimdi?" Süfra: "Hayır." deyince, "O, Velid idi!" dediler. Süfra, gerçekten onun Velid olduğunu anlayınca aşık oldu ona. Süfra, Velid'in kendisine olan aşkından daha fazla bir şekilde ona tutuldu. Velid de bununla ilgili olarak şu beyitleri söyledi: "Ey Velid, gönlün ferahlayıp gülsün ve şenlensin. Öteden beri kalbin güzel kadınların avcısı olmuştur. Belirtileri açık, yumuşak ve ince bir aşkın sahibisin. Bayram günü kilise tarafında karşımıza çıktı o güzel kadın. Gözlerimle onu süzdüm ve sonra doyasıya baktım. Onun haçı öptüğünü de gördüm.

Vah benim nefsime ki, haçı mabud eden sizleri temaşa ettim. Rabbimden dilerim ki onun yerinde ben olayım. O haç gibi beni öpsün.

Sonra da cehennem ateşine yakıt olayım."

Süfra'ya olan aşkı halk tarafından duyulunca, Velid şu beyitleri söyledi (Başka bir rivayete göre bu hadise onun halifeliğinden Önce cereyan etmiştir.):

"Süfra ne hoş bir kadındır. Her ne kadar deseler de ki;

Ben içki içen Hristiyan bir kadına tutuldum.

Gündüzümüzü gölgeleyip geceye çevirmek bizim için kolay olur.

O zaman biz ne öğleyi ne ikindiyi kılmayız."

Kadı Ebü'l-Ferec Muafa b. Zekeriyya el-Cerirî, bu şiirleri naklettikten ve yukarıdaki aşk macerasını anlattıktan sonra şöyle demiştir:

"Velid'in dini hafife alması, ciddiyetsizliği, masiyet irtikab edişi ve günahkarlığı tamamen anlatılacak olursa bu kitaba sığmaz. Onun bozuk ifadeli şiirlerinde sapıklık ve küfrünü tesbit etmiş bulunmaktayız."

İbn Asakir'in anlattığına göre Velid, Hire'de çok saf bir şarap bulunduğunu işitmiş, oraya gidip üç ölçek şarap içmişti. Atı üzerinde durup bunca şarabı içerken beraberinde iki arkadaşı da vardı. Ora dönerken de şarapçıya 500 dinar verilmesini emretmişti.

Kadı Ebü'l-Ferec dedi ki: «Velid'le ilgili haberler çoktur. Haberciler bunları bir arada da, ayrı ayrı da derlemişlerdir. Ben onun hayatına ve haberlerine dair bazı hususları derlemişimdir. Dine aldırış etmeyip halife almasına, ciddiyetsizliğine, gevezeliğine, ahmaklık ve sefahetine, cüretkarlığına dair delil teşkil edecek şiirlerini de derlemişimdir. Ayrıca onun aziz Kur'ân'ı, onu gönderen ve kendisine gönderilen zatları inkar edişini de şiirleri ve sözleri ile ispatlamışımdır. Onun ciddiyetsiz şiirlerine karşılık sağlam ve eksiksiz şiirler koydum. Onun batılına karşı uyarıcı ve üstün hakkı koydum. Bunu yapmakla da Aziz ve Celil olan Allah'ın hoşnutluğunu ve mağfiretini ümid ettim.»

Ebu Bekir b. Ebu Hayseme, Salih b. Süleyman'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Velid b. Yezid haccetmek istedi ve: "Ka'be'nin damında içki içeceğim." dedi. Halk onu orada parçalayarak öldürmeye niyetlendi. Gidip Halid b. Abdullah el-Kusarî'den kendileri ile işbirliği yapmasını istediler, ama Halid bunu kabul etmedi. Bu defa halk ona: "Bari bu niyetimizi gizle." deyince o: "İşte bu olur." dedi. Sonra da Velid'in yanına gitti ve onu: "Ka'be'nin damında içki içeceğini söylemişsin. Sakın bunu yapmak için ortaya çıkma. Başına bir bela gelmesinden korkuyorum." diyerek uyardı. Velid: "Bana kötülük yapmalarından korktuğun insanlar kimlerdir?" diye.sordu. Halid: "Onları sana söylemem." cevabını verdi. Velid: "Eğer onların kim olduklarını bana söy-lemezsen, seni Yusuf b. Ömer'e gönderirim." diyerek tehdit etti. Halid: "Beni Yusuf b. Ömer'e göndersen de bunları sana söylemiyece-ğim." diye karşılık verdi. Bunun üzerine Velid, Halid'i Yusuf b. Ömer'e gönderdi. Yusuf da ona eza ve cefada bulundu. Nihayet onu böylelikle öldürdü.»

Ibn Gerir'in anlattığına göre Halid, suikastçıların adlarını bildirmeye yanaşmayınca, Velid onu hapse attırmış, sonra da Yusuf b. Ömer'e teslim etmiştir. Yusuf da Irak mallarını onun elinden almış ve onu öldürmüştür.

Anlatıldığına göre Yusuf, Velid'in ziyaretine geldiğinde Halid b. Abdullah el-Kusarî'yi ondan kurtarmak için Halid'i 50.000.000 dirhe-1110 satın almış, fakat sonra onu öldürünceye kadar Velid ona işkence etmiştir. Bu nedenle Yemenliler gazaba gelerek Velid'e karşı ayak-ianmışlardı.

Zübeyr b. Bekkar, Mus'ab'ın babası Abdullah'ın şöyle dediğini ri-Vayet etmiştir:

«Halife Mehdi'nin yanındaydım. Velid b. Yezid'den söz açtı. Mec-ıste bulunanlardan biri: "O zındıktı." deyince, Mehdi şu cevabı verdi:

"Allah'ın halifeliği o kadar yüce bir rütbedir ki, onu bir zındıka vermez."

Ahmed b. Umeyr b. Havsa ed-Dımışkî, Ümmü Derda'nm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Emevilerden genç bir halife Şam ile Irak arasında haksız yere öldürülecek olursa, artık halifelere itaat hafife alınır ve yeryüzünde haksız yere kan akıtılır."