El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yakub B. Davud B. Tahman

Ebu Abdillah künyesi ile tanınırdı. Abdullah b. Hazim es-Sülemf- azadhsı idi. Mehdi, onu vezir tayin etti. Mehdi'nin gözünde büyü-u> itibar sahibi oldu. İşlerin idaresini Mehdi ona bıraktı. Bir zaman, eh<ii …

Ebu Abdillah künyesi ile tanınırdı. Abdullah b. Hazim es-Sülemf- azadhsı idi. Mehdi, onu vezir tayin etti. Mehdi'nin gözünde büyü-u> itibar sahibi oldu. İşlerin idaresini Mehdi ona bıraktı. Bir zaman, eh<ii tarafından bir Aleviyi öldürmekle emrolunduğunda o, öldürül-esi emredilen kimseyi serbest bırakmıştı. Fakat bir cariye gidip bunu Mehdi'ye ihbar etmişti. Bunun üzerine Mehdi de Yakub'u bir kuyuya atarak üzerine bir kubbe yaptırmış ve onu böylece hapsetmişti Kuyuda saçı sakalı uzamış, tıpkı hayvanlara benzemişti. Gözünü kaybetmişti. Başka bir rivayette anlatıldığına göre gözüne perde çekilmişti. O kuyuda onbeş sene kadar kaldı. Ne bir ışık görebiliyor ne de bir ses duyabiliyordu. Sadece namaz vakti geldiğinde bunu kendisine bildiriyorlardı. Her gün kendisine bir parça ekmek ve bir testi su getiriyorlar, bu yiyecekleri kuyuya sarkıtıyorlardı. Bu halde kaldı Nihayet Mehdi'nin ve Hadi'nin hilafet dönemleri gelip geçti. Harun Reşid'in hilafetinin de başlangıcından birkaç gün geçmişti.

Sözün burasında Yakub şöyle diyor: «Ben uyumakta iken rüyamda biri gelip bana şöyle dedi:

"İçinde bulunduğun sıkıntının gerisinde yakın bir genişlik bulunduğu ümid edilmektedir.

Korkulu kimse güvene kavuşur. Sıkıntıdaki kimse genişliğe kavuşur.

Uzak ve gurbette bulunan kişi, ailesinin yanma döner."

Sabah olunca bana seslenildi. Bana namaz vaktinin geldiğinin ikaz edildiğini sandım ve bana bir ip uzandı. Sonra da:,"Şu ipi beline bağla." denildi. Uzatılan ipi belime bağladım, beni dışarı çıkardılar. Işığa baktığımda birşey göremedim. Götürülüp halifenin huzuruna bırakıldım. Bana: "Mü'minlerin emirine selam ver." denildi. Karşım-dakinin Mehdi olduğunu zannederek adıyla kendisine selam verdim. Karşımdaki halifenin Mehdi olmadığı söylenilince, "Huzurunda bulunduğum halife Hadi midir?" diye sordum. "O da değil." dediklerinde: "Selam sana ey mü'minlerin emiri Harun Reşid." diye selam verdim. "Evet, işte odur." dediler. Sonra Harun Reşid bana: "Vallahi, şimdiye kadar benim yanımda hiç kimse senin için şefaatta bulunmadı. Yalnız dün küçük bir cariyemi omuzuma aldım. Senin bir zamanlar beni omuzuna aldığını hatırladım, sonra senin içinde bulunduğun sıkıntıyı hatırlayıp sana acıdım. İşte şimdi seni kuyudan çıkarttım, dedi.»

Böyle dedikten sonra Harun Reşid ona nimetler verdi, ihsanda bulundu. Ne var ki, Yahya b. Halid b. Bermek, Yakub b. Davud'u kıskandı. Yerini kapacağından korktu. Tıpkı Mehdi'nin halifeliğinin ilk zamanlarındaki hale düşeceğini sandı. Yakub bunu anlayınca Mekke'ye gitmek için Harun Reşid'den izin istedi. Harun da ona bu iznI verdi. Gitti, Mekke'ye yerleşti. Nihayet bu senede orada vefat etti. Allah ona rahmet etsin.

Yakub şöyle demişti: "Yahya, benim tekrar yönetime döneceğin1korkuyordu. Vallahi ben asla böyle yapacak değildim. Zorla eski ma iade edilseydim bile bunu yapacak değildim."

Bu senede Yezid b. Züray' Ebu Muaviye vefat etti. Bu zat, İmam Ahmed b. Hanbel'in hadiste şeyhi idi. Sika bir ravi olup âlim, abid ve vvalı bir kimseydi. Basra valisi olan babası vefat etmiş, geride 500 îrrhein bırakmıştı. O, bu paradan bir dirhem dahi almamıştı. Kendi rvle zenbil yapar ve hem kendini hem çoluk çocuğunu böylece geçinir rirdi- Bu senede Basra'da vefat etti. Bundan Önceki senede vefat et~ -üs olduğuna dair zayıf bir rivayet de vardır. Doğrusunu Allah bilir.