El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yakub Et-Taib

Çokça ibadet eden bir şahsiyetti. Kûfeliydi, Ali b. Muvaffak, Man-sur b. Ammar'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Bir gece evden dışarı çıktım. Sabaha vardığımızı sanıyordum. Birde baktım ki vakit gecedir. Küçük bir …

Çokça ibadet eden bir şahsiyetti. Kûfeliydi, Ali b. Muvaffak, Man-sur b. Ammar'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Bir gece evden dışarı çıktım. Sabaha vardığımızı sanıyordum. Birde baktım ki vakit gecedir. Küçük bir kapının önünde oturdum. İçeride bir gencin ağlamakta olduğunu duydum, ağlayan genç şöyle diyordu:

"Ey Rabbim, senin onur ve üstünlüğüne yemin ederim ki, emirlerine muhalefet ederken sana isyan etmeyi kasdetmiş değildim. Ne var ki o muhalefetleri nefsim bana hoş gösterdi. Bedbahtlığım beni mağlup etti, üzerimize sarkıttığın günahları örtme perdesi beni aldattı. Şimdi senin azabından beni kim kurtaracak? Eğer sen benimle arandaki ipi koparırsan artık kimin ipine sanlabilirim? Geçen ömrümde Rabbime karşı işlediğim günahlara, eyvah! Vay benim halime. Ne kadar da tevbe ediyorum ve günahlara tekrar dönüyorum. Artık onur ve üstünlük sahibi Rabbimden utanmamın vakti geldi." Mansur diyor ki: Ben de eûzü besmele çekip şu ayeti okudum: "Ey inananlar; kendinizi ve çoluk çocuğunuzu Cehennem ateşın" den koruyun. Onun yakıtı, insanlar ve taşlardır. Görevlileri, Allah m kendilerine verdiği emirlere başkaldırmayan, kendilerine buyurulan"lan yerine getiren pek haşin meleklerdir." (et-Tahrîm, 6.)

İçeriden bir ses ve şiddetli bir sarsıntı duydum. Kalkıp ihtiyacımı •germeye gittim. Döndüğümde tekrar o kapının yanından geçerken aya bir cenaze konulduğunu gördüm. Cenazenin kim olduğunu sorduğumda içeride ağlamakta olan genç olduğunu ve okumuş olduğum ayetin tesirinden ötürü vefat ettiğini söylediler.»