El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yezid B. Velid B. Abdülmelikb. Mervan'ın Halifeliği

Bu zata "Nakıs" lakabı takılmıştır. Çünkü o, Velid'in bolca verdiği bağışları kısmıştı. Velid b. Yezid, insanlara bağış ve maaşları onar onar verirdi. Fakat Yezid b. Velid bunu Hişam'm hilafeti zamanındaki miktara …

Bu zata "Nakıs" lakabı takılmıştır. Çünkü o, Velid'in bolca verdiği bağışları kısmıştı. Velid b. Yezid, insanlara bağış ve maaşları onar onar verirdi. Fakat Yezid b. Velid bunu Hişam'm hilafeti zamanındaki miktara indirdi. Ona ilk olarak Nakıs lakabını takan kişinin Mer-van b. Muhammed olduğu söylenir. Velid b. Yezid'in Öldürülmesinden sonra halifeliğine bey'at edildi. Bey1 at merasimi bu senenin, (hicri 126. senenin) cemaziyelahir ayının bitimine iki gece kala cuma gecesinde yapıldı.

Yezid b. Velid, salih ve takvalı bir kimseydi. İlk icraatı, Velid'in artırmış olduğu asker erzakını eksiltmek oldu. Senelik olarak onar onar verdiği erzak ve maaşları eksilttiği için kendisine Nakıs lakabı verilmiştir. Darb-ı meselde de söylendiği gibi, "Mervan oğullarının halifeleri arasında en adil olanlar Nakıs ile yüzü ak olan (Ömer b.Abdülaziz)dir."

Ne var ki, Yezid b. Velid'in halifeliği uzun sürmedi. O, bu senenin sonunda vefat etti. İşler bozuldu. Düzen altüst oldu ve fitne yaygınlaştı. Mervan oğullarının ayrılığı ve ihtilafı fazlalaştı. Süleyman b. Hişam harekete geçip ayaklandı. Bu sırada o, Umman'da Velid'in zindanında tutukluydu. Harekete geçip Velid'in mal ve ürünlerine el Koydu. Şam'a yöneldi. Velid'e lanet okudu. Onun kusurlarını saydı, onü kafirlikle suçladı. Yezid de ona ikram etti. Velid'den aldığı malla-n kendisine verdi.

id, Süleyman'ın kız kardeşiyle evlendi. Bu kadının adı Ümmü

Hişam binti Hişam idi.

Bu sırada Humuslular, memleketlerinde bulunan Abbas b. Velid'in evini yıktılar. Ailesini ve çocuklarını hapsettiler. Abbas'ın kendisi Humus'tan kaçıp Şam'da bulunan Yezid b. Velid'in yanına gitti. Humuslular, Velid b. Yezid'in intikamını almak istediklerini söylediler. Şehrin kapılarını kilitlediler. Velid'in üzerine ağıt yakmaya başladılar. İntikam almak amacıyla diğer ordularla haberleşip yazıştılar. Asker toplamaya başladılar. Orduların büyük çoğunluğu onların bu çağrılarına icabet ettiler. Yalnız Hakem b. Velid b. Yezid'in halife olmasını şart koştular. O zaten veliaht idi. Naiblerini azlettiler ki o, Mervan b. Abdullah b. Abdülmelik b. Mervan idi. Sonra onu ve oğlunu öldürdüler. Başlarına, Muaviye b. Yezid b. Husayn'ı emir tayin ettiler.

Humuslularm yaptıkları Yezid b. Velid'e bildirilince, kendilerine,

Yakub b. Hani ile bir mektup gönderdi. Mektubun içeriği, hilafet işinin şura ile halledilmesine bir çağrıdan ibaretti. Amr b. Kays dedi ki: "Eğer durum böyleyse, biz veliahdımız Hakem b. Velid'in halife olmasına razı oluruz."

Yakub, Amr'ın sakalım tuttu ve ona şöyle dedi:

- Yazıklar olsun sana! Halife olmasını istediğin şu yetim çocuğun idaresi senin vesayetinde olsaydı ve bir miktar malı da sende bulunsaydı, senin bu malı ona teslim etmen helal olmazdı. Hal böyle iken bu ümmetin idaresini ve hilafeti bu yetim çocuğa vermek gerektiğini nasıl iddia edebiliyorsun? Sonra Humuslular, Yezid b. Velid'in elçisi Amr b. Kays'ın üzerine atıldılar. Onu kovarak aralarından sürdüler. Ebu Muhammed es-Süfyanî onlara şöyle dedi:

- Eğer ben Şam'a gidecek olursam, orada herkes bana uyar. İki kişi dahi bana muhalif olmaz.

Böyle demesi üzerine onunla birlikte Şam'a gittiler. Süfyanî'yi başlarına emir yaptılar. Süleyman b. Hişam, büyük bir askeri birlikle karşılarına çıktı. Yezid de onlarla birlikte silahlanmıştı. Yezid, Abdü-laziz b. Velid'i 3.000 kişi ile Seniyyetü'l-Akabe'ye, Hişam b. Musad el-Mizzî'yi 1.500 kişiyle Akabetü's-Sülemî'ye gönderdi. Humuslular yola çıktılar. Süleyman b. Hişam'm sol cenah askerlerini geçip ilerlediler.

Süleyman, onların oradan geçtiklerini duyunca peşlerine düştü. Süleymaniye'de onları yakaladı. Sağ taraflarında Zeytun dağı, sol taraflarında diğer dağlar, arkalarında da kabileler vardı. Kaçacak tek yönleri kalmıştı. İki taraf Kubaletü'l-Har'da şiddetle savaştılar. İki taraftan da çok sayıda adam öldürüldü. O esnada Abdülaziz b. Velid, beraberindeki askerlerle oraya geldi, Humuslulara hücum etti. Askerlerini dağıttı. Humuslu askerlerin ortasında bulunan tepeye çıktı.

Humuslular hezimete uğradılar, dağılıp kaçtılar. Süleyman'ın ve Abdülaziz b. Velid'in askerleri onları kovalamaya başladılar. Bir kısmını öldürdüler bir kısmım da esir aldılar. Sonra da Yezid b. Velid'e bey'at etmeleri halinde onlara ilişmeyeceklerini, yüksek sesle duyurdular. Aralarında Ebu Muhammed es-Süfyanî ve Yezid b. Halid b. Muavi-ye'nin de bulunduğu bir topluluğu esir aldılar.

Sonra Süleyman ile Abdülaziz, yollarına devam ettiler. Beraberlerinde askerleri ve halkın eşrafı olduğu halde Azra'da konakladılar. Ayrıca yanlarında Humuslu esirler de vardı. Esarete düşmeksizin onların saflarına katılan diğer Humuslular da vardı. Ama Humuslula-rın 300 kadar adamı üldürülmüştü. Onlar Yezid b. Velid'in huzuruna gittiler. Yezid onları karşıladı ve ihsanda bulundu. Onları affetti. Ayrıca bağışta bulundu. Özellikle eşrafa daha çok bağışta bulundu. Başlarına emîr olarak geçirdikleri Muaviye b. Yezid b. Husayn'm emirliğini onayladı. Böylece onlar da hoşnud oldular. Şam'da, onun emrini dinleyip itaatta bulunarak ikamet ettiler.

Bu senede (hicretin 126. senesinde) Filistin halkı, Yezid b. Süleyman b. Abdülmelik'e bey'at ettiler. Bu hadise şöyle gelişmişti:

Süleyman'ın oğullarının Filistin'de emlaki vardı. Bu emlaki Filistinlilere bırakıyorladı. Filistinliler de elde ettikleri gelirleri kendilerine alıyorlardı. Bu nedenle Filistinliler onlarla komşu olmayı çok istiyorlardı. Velid b. Yezid öldürülünce Filistin reisi Said b. Ruh b. Zen-ba, Yezid b. Süleyman b. Abdülmelik'e mektup yazdı ve halkı ona bey'ata çağırmakta olduğunu, halkın da bu çağrıya icabet ettiklerini bildirdi. Ürdünlüler, Filistinlilerin bey'at ettiklerini duyunca, onlar da Muhammed b. Abdülmelik b. Mervan'a bey'at edip onu başlarına emîr yaptılar. Yezid b. Velid, bu durumdan haberdar olunca üzerlerine Şamlılardan ve Süfyanî komutasındaki Humuslulardan oluşan bir askeri birliği gönderdi. Ürdünlüler, itaate dönerek bu askeri birlikle barış antlaşması yaptılar. Filistinliler de aynı yolu takib ettiler. Yezid b. Velid, Ürdün ve Filistin valiliğine kardeşi İbrahim b. Velid'i atadı. Böylece oralardaki yönetim de Yezid b. Velid'in eline geçmiş oldu.

Halife Yezid b. Velid, Şam'da halka bir hutbe irad etti. Allah'a la-yıkı veçhiyle hamd-ü senada bulunduktan sonra şöyle dedi:

«İmdi ey insanlar! Ben şımarıklık yaparak, tekebbür taslayarak, dünyaya hırs besleyerek, mülke rağbet göstererek ortaya çıkmış değilim. Ben nefsimi şımartmam. Doğrusu ben kendi nefsime haksızlık ederim. Rabbim bana rahmet etmezse ben mahvolurum. Ama bilesiniz ki ben, Allah ve Rasûlü ile dini için gazablanarak, Allah'ın kitabı-na ve Peygamberi Muhammed (s.a.v.)'in sünnetine davet ederek orta-ya çıktım. Çünkü dinin prensipleri çiğnenmiş, takva ehlinin nuru °nd.urulrnüş; z°rba, inatçı, her türlü haramı helal sayıcı, her türlü bid'atı irtikab edici kimse (Velid) ortaya çıkmıştı. Bununla beraber vallahi o, kitabı tasdik etmiyor, hesab gününe inanmıyordu. O, soy bakımından amcam oğludur. Asalet bakımından dengimdir. Ama onun bu kötü hallerini görünce onun yönetimi hususunda Allah'a istihare yaptım. Beni kendi nefsimle başbaşa bırakmamasını diledim. Vilayetim halkından çağrıma olumlu cevap verenlere davette bulundum. Bu hususta benimle işbirliği yapmalarını istedim, Velid'i hal' etmek için çaba sarfettim. Nihayet Cenâb-ı Allah da kulları ve beldeleri ondan kurtarıp rahata kavuşturdu. Bu da benim gücüm ve kuvvetimle değil, Allah'ın gücü ve kuvvetiyle gerçekleşti.

Ey insanlar! Sizin üzerimde hakkınız olsun ki, ben taş üstüne taş koymayacağım. Kerpiç üstüne kerpiç yerleştirmeyeceğim. Kanaldan su akıtmayacağım. Servetimi arttırmayacağım. Kanlarıma ve çocuklarıma mal vermeyeceğim. Bir şehirden başka bir şehire mal taşımayacağım. Ancak şu memleketin sınırlarım koruyacağım. Halkımın ihtiyaç duyduğu şeyleri temin edecek ve onları muhtaçlıktan kurtaracağım. Bütün bu ihtiyaçları karşıladıktan sonra eğer mal artacak olursa, artan malı daha muhtaç olan bir beldeye göndereceğim. Sizi sınırlarda yığıp bekletecek, bu nedenle fitneye düşürecek, çoluk çocuğunuzu ve ailenizi de fitneye sürükleyecek değilim.

Kapımı size karşı kilitlemeyeceğim. Güçlülerin güçsüzleri yemesine göz yummayacağım. Size cizye vermekte olanları beldelerinden uzaklaştırmayacağım. Yollarım kesmeyeceğim. Sizin, benim yanımda her sene verilecek olan bağışlarınız, her ayda teslim edilecek erzakınız vardır. Bağış ve erzakınızı vereceğim. Böylece Müslümanların geçim tekerleği dönecektir. En uzakta olanınız, en yakında olanınız gibi olacaktır.

Söylediklerimi yaparsam, siz de emrimi dinleyin, itaat edin ve bana güzelce destek verin. Söylediklerimi yapmazsam beni görevden hal' etmeniz, yahut beni tevbeye davet etmeniz gerekir. Tevbe edersem kabul edin. Salih ve dindar bir kimse varsa ve bu benim size verdiklerim kadarını veriyorsa, siz de ona bey'at etmek istiyorsanız bilesiniz ki ona ilk bey'at edecek ve itaati altına girecek olan şahıs ben olacağım.

Ey insanlar! Yaratıcıya isyan olan yerde yaratılana itaat yoktur, itaat ancak Allah'a yapılır. Bir kimse Allah'a itaatte bulunuyorsa siz de -Allah'a itaatte bulunduğu sürece- ona itaat edin. Eğer o, Allah'a isyan ederse veya başkalarını isyana davet ederse bilesiniz ki o kişi, isyan edilmeye layıktır, itaat edilmeye değil. Hatta o, tahkir edilip öl-dürülmelidir. Ben bu sözümü söylüyorum. Kendim ve sizler için mağfiret diliyorum.»

Bu senede Yezid b. Velid, Yemenlilere düşmanlığı görüldüğü için Yusuf b. Ömer'i Irak valiliğinden azletti. Yemenliler, Irak'ta bulunan ve Halid b. Abdullah el-Kusarî'nin kavmi olan bir gruptu. Nihayet Velid b. Yezid öldürüldü. O, Irak'ta bulunan Yemenlilerin çoğunu hapse attırmıştı. Halifenin askerlerinden korktuğu için sınıra gözet-leyiciler koymuştu.

Mü'minlerin emiri Yezid b. Velid, Yusuf b. Ömer'i azletti. Yerine Irak valiliğine Mansur b. Cumhur'u tayin etti. Ayrıca Sind, Sicistan ve Horasan valiliklerini de onun uhdesine verdi. Mansur b. Cumhur, kaba bir bedevi idi. Kaderci Gaylan'ın mezhebine bağlıydı, ama güzel eserleri de vardı. Velid b. Yezid'in öldürülmesi uğrunda çok zahmetlere katlandı. Bu nedenle Yezid b. Velid'in nazarında itibarlı oldu. Anlatıldığına göre o, Velid'in öldürülmesinden sonra işini tamamlayınca Irak'a gitti ve Iraklılardan Yezid adına bey'at aldı. Memleketin çeşitli beldelerindeki vali ve naibleri yerinde bıraktı. Ramazan ayının sonunda Şam'a döndü. Bu nedenle halife Yezid b. Velid, görevde bulunduğu sürece onu Irak valiliğinde bıraktı. Doğrusunu Allah bilir.

Yusuf b. Ömer'e gelince o, Irak'tan kaçtı, Belka diyarına gitti. Mü'minlerin emiri Yezid emir göndererek onu huzuruna celbettirdi. Huzura gelince Yezid sakalından tuttu. Uzun sakalı vardı. Sakalı göbeğini geçiyordu ama kendisi kısa boyluydu. Halife Yezid onu kınadı, azarladı, sonra zindana attırdı. Zimmetine geçirdiği mal ve paraları elinden almaları için görevlilere talimat verdi. Mansur b. Cumhur, Irak'a gidince halifenin (Velid'in öldürülüş keyfiyetine dair) mektubunu halka okudu. Cenâb-ı Allah'ın, Velid'i muktedir bir hükümdara yaraşırcasma yakaladığını ve öldürdüğünü beyan etti. Halife mektubunda, Mansur b. Cumhur'u Irak valiliğine tayin ettiğini ifade ediyordu. Onu; yürekli, cesaretli ve savaş taktiklerini bilen bir kişi olduğu için valiliğe nasbettiğini beyan ediyordu. Iraklılar, Yezid b. Velid'e bey'at ettiler. Sind ve Sicistan halkı da aynı şekilde bey'atlarını sundular.

Horasan naibi Nasr b. Seyyar'a gelince; o, Mansur b. Cumhur'a itaat etmedi. Emri altına girmeyeceğini söyledi. Nasr b. Seyyar, Velid b. Yezid'e büyük hediyeler sunmuş, bu nedenle görevinde kalmıştı.

Bu senede Mervan el-Himar, Velid b. Yezid'in kardeşi Ömer b. Yezid'e mektup yazarak onu, kardeşi Velid'in intikamını almaya teşvik etti. Mervan o zaman, Azerbaycan ve Ermeniye valisi idi. Sonra Yezid b. Velid, Mansur b. Cumhur'u Irak valiliğinden azlederek yerine Abdullah b. Ömer b. Abdülaziz'i tayin etti ve ona: "Iraklılar, senin babam severler. Ben de seni oraya vali tayin ettim." dedi. Bu tayin işi bu Senenin şevval ayında olmuştu.

Halife, Irak'ta bulunan Şamlı emirlere mektup yazarak Mansur b- Cumhur'un Irak'ı Abdullah b. Ömer b. Abdülaziz'e teslim etmeyeceğinden endişe ettiğini bildirdi ve Ömer'den yana olmalarını tavsiye etti. Fakat Mansur b. Cumhur, halifenin emrine uydu. Abdullah b Ömer b. Abdülaziz'e valiliği devretti, emrini dinleyip ona itaat etti.

Halife, Nasr b. Seyyar'a da bir mektup yazarak, kendisini Horasan özerk valiliğinde bıraktığım bildirdi.

Kirman'da doğduğu için kendisine Kirmanlı denilen Ebu Ali Cü-dey'a b. Ali b. Şebib el-Muğnî, Nasr b. Seyyar'a isyan etti. Birçok insan da bu isyanda ona taraftar oldu. Çünkü Kirmanlı, cuma namazlarına 1.500 kadar adamıyla beraber gelirdi. Nasr b. Seyyar'a selam verir, ama onun yanında oturmazdı. Nasr b. Seyyar ile emirleri onun bu tavrına şaştılar, hayrete düştüler. Bir süre sonra onu zindana atmaya karar verdiler. Bir aya yakın zindanda kaldı.

Sonra Nasr onu serbest bıraktı. Birçok insan onun etrafında toplandı ve onunla birlikte ayaklandılar. Nasr b. Seyyar, üzerlerine bir askeri birlik gönderdi. Bu birlik ve komutanı onlarla savaştı. Onları bozguna uğrattı. Bir kısmını öldürdü. Horasan'dan bir cemaat Nasr b. Seyyar'ı küçümsedi. Saygısızlık etti, aylıklarının arttırılmasında ısrar ettiler. Ona -minber üzerinde iken- Selem b. Ahvezî aracılığıyla ağır sözler, hoşuna gitmeyen kelimeler sarfettiler. Minber üzerinde hutbe ir ad ettiği esnada bey'atçılar mescidden çıktılar. Böylece halkın çoğu ondan koptu.

Nasr, bunun üzerine onlara şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki, sizi açtım, sonra dürdüm, sizi dürdüm, sonra açtım (yani sizi dikkatle araştırdım ama) aranızda dindar on kişi dahi göremedim. Allah'tan korkun. Allah'a yemin ederim ki, eğer Süfyan sizin aranızda dolaşmaya devam edecek olursa sizden her biriniz kendi malından, çocuğundan ve ailesinden kopmayı, ayrılmayı temenni edecektir ve bunu görmediği halde böyle yapacaktır."

Bundan sonra Nabiğa'nın şu şiirini okudu:

"Eğer bahtsızlığınız size galib olursa Ben sizi ıslah etmeye gayret sarfederinı."

Haris b. Abdullah b. Haşrec b. Verd "b. Muğire el-Ca'd, şu şiiri söyledi:

dini.

"İlkleri bana doğru yükselip yöneldiğinde,

Faydalanarak yıldızları seyretmeye başladım. Geceyi öyle geçir-

Bir fitneden dolayı ki, umumi oldu,

Ehli salah kimselerin tümünü kapsamına aldı,

Horasan, Irak ve Şam'dakileri de.

Onunla uğraşan kimseler mağlub oldular,

Kaba ve şiddetli davranan beyinsiz ve sefih kimse cehaletle yürü-

Bu fitnede cahil de akıllı da aynı oldular.

İnsanlar bu fitneden ötürü simsiyah ve karanlık bir ortam içinde-

dir *Bu nedenle akılları da tamamen karışmıştır. İnsanlar sıkıntılı bir haldedirler. Hamileler çocuklarını düşürmek üzeredirler. Fitneden ötürü kör ve belirsiz bir ortama düşmüşlerdir. Musibetler onları kuruntulara sürüklemiştir. İnsanlar akibetlerini düşünmüyor ve bakmıyorlar. Sadece söyleyeni belirsiz kimse bunu yapıyor. Bakirenin köpüklü sütü veya gebenin sığlığı gibidir. Ki onun çevresini ebeler kuşatırlar. Aramıza geldi, yönelişi ile tahkir etti. Onda kızıl depremli felaketler vardır."

Bu senede halife, emirlerden ve diğerlerinden, -kendisinden sonraki döneme mahsus olarak- kardeşi İbrahim b. Velid b. Abdülmelik için, ondan sonraki döneme mahsus olmak üzere de Abdülaziz b. Hac-cac b. Abdülmelik b. Mervan için veliahtlık bey'atı aldı. Çünkü kendisi ölüm hastalığına yakalanmıştı. Bu bey'at, bu senenin zilhicce ayında gerçekleşti. Bu bey'atı alması için emirlerden, vezirlerden ve ileri gelenlerden bir grup onu teşvik etmişti.

Bu senede Yezid, Hicaz valisi Yusuf b. Muhammed es-Sakafî'yi görevden alarak yerine Abdülaziz b. Ömer b. Abdülaziz'i vali tayin etti, Abdülaziz b. Ömer, zilkade ayının sonlarına doğru Hicaz'a gitti.

Bu senede Mervan el-Himar, Yezid b. Velid'e muhalefetini açıkla-aı. Ermeniye'den çıkıp yola koyuldu. Velid b. Yezid'in intikamını alacağını söyledi. Fakat Harran'a ulaşınca, onun halifeliğe muvafık olduğunu ifade etti ve mü'minlerin emin Yezid b. Velid'e bey1 at etti.

Bu senede İbrahim b. Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbas, Jö^Haşim Bekir b. Mahan'ı Horasan diyarına gönderdi. Ebu Haşim e Merv şehrinde Horasanlılardan bazı kimselerle bir araya geldi. rahim b. Muhammed'in gönderdiği ve aynı zamanda kendini V+ iıitat)ta Dulunan mektubunu ve vasiyetini okudu. Onlar da bu wı ? Ve bu vasiyeti kabul ettiler. Yanlarındaki nafakaları Ebu Ha9»»le birliktegönderdiler.

(Va ,U Seiıenin zilkade ayının (veya zilhicce ayının) sonlarına doğru hnunda, yahut kurban bayramından sonra) müminlerin emiri Yezid b. Velid vefat etti.