El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abdullah B. Muhammed

Abdullah b. Muhammed b. Nafî b. Mükerrem Ebü'l-Abbas el-Bes-tî. Zahid bir kimseydi, atalarından kendisine büyük bir servet miras kaldı. Ama bütün bunları iyilik ve hayır yoluna sarfetti. Çokça ibadet eden bir kimseydi. …

Abdullah b. Muhammed b. Nafî b. Mükerrem Ebü'l-Abbas el-Bes-tî. Zahid bir kimseydi, atalarından kendisine büyük bir servet miras kaldı. Ama bütün bunları iyilik ve hayır yoluna sarfetti. Çokça ibadet eden bir kimseydi. Anlatıldığına göre o yetmiş sene müddetle ne bir duvara, ne de herhangi bir şeye yaslanmamış, yastığa dayanmamış-tır. Nisabur'dan yalınayak ve yaya olarak hacca gelmişti. Şam'a gelmiş ve Beytu 1-Makdis'te aylarca ikamet etmiş, sonra Mısır'a ve Mağ-rib ülkesine gitmiş, oradan hacca gitmiş, sonra da kendi memleketi olan Best'e geri dönmüştü. Memleketinde bir miktar malı mülkü kalmıştı, onları da sadaka olarak dağıtıp tüketti. Can çekişirken sancılanmaya başladı. Kendisine niçin bu sancılara sabredemeyip dayanamadığını sorduklarında şöyle cevap vermişti: "İleride büyük ve korkunç durumlarla karşılaşacağımı şimdiden görüyorum, o korkulu hallerden nasıl kurtulacağımı bilemiyorum!"

Bu senenin muharrem ayında seksenbeş yaşında vefat etti. Onun

vefat ettiği gecede bir kadın, ölmüş olan annesini rüyasında süslenmiş ve güzel elbiseler giyinmiş olarak görmüş ve annesine şöyle sormuş: 'Anacığım, niçin bu kadar süslenmişsin?" Annesi ona şu cevabı vermiş: "Abdullah b. Muhammed adında Bestli zahid yanımıza geleceği için bayram hazırlığı içindeyiz." Yüce Allah ona rahmet etsin.