El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ahmed B. Atâ B. Ahmed

Künyesi, Ebu Abdillah'tır. Rüzbarhdır. Ebu Ali er-Rüzbarî'nin kız kardeşinin oğludur. Hadisleri senetleriyle rivayet etmiştir. Sofiye mezhebini eleştirirdi. Bağdat'tan Sur'a intikal etti ve bu senede orada vefat etti. …

Künyesi, Ebu Abdillah'tır. Rüzbarhdır. Ebu Ali er-Rüzbarî'nin kız kardeşinin oğludur. Hadisleri senetleriyle rivayet etmiştir. Sofiye mezhebini eleştirirdi. Bağdat'tan Sur'a intikal etti ve bu senede orada vefat etti. Ahmed b. Atâ şöyle demişti:

«Rüyada bir adamın bana şöyle dediğini gördüm: "Namazda en sahih olan şey nedir?" Ben de ona: "Niyetin sahih olmasıdır." dedim. Bir başkasını şöyle derken işittim: "Kastedilen şeyi görmek, kastı görmekle tam olarak sakıt olur."»

Ahmed b. Atâ şöyle demiştir: «Zıt kimselerle aynı mecliste oturmak, insanın ruhunu eritir. Aynı evsaftaki kimselerle aynı mecliste oturmak akıllara fikir aşısı yapar. Ama mecliste kendisiyle oturmakta olduğun herkes, arkadaşlığa münasip değildir. Arkadaşlığa münasip olan herkese de sırlar verilemez. Sırlar ancak çok güvenilir, emir kimselere verilebilir.

Namazda huşu sahibi olmak kurtuluşun amelidir. Zira yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Mü'minler saadete ermişlerdir. Onlar namazda huşu içindedirler." (ei-Müminûn, 1-2)

Namazda huşûu terketmek, münafıklığın ve kalbin harab oluşunun alametidir. Zira yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"İnkarcılar elbette kurtulamazlar." (el-Mü'mînûn, 117.).»