El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ahmed B. Mübarek Ebu Amr El-Müstemlî

Nisaburlu idi. Zahiddi. Hakemveyh el-Abid lakabıyla tanınırdı. Kuteybe'den, Ahmed'den, İshak'dan ve diğerlerinden ders aldı. Ellial-tı üstaddan hadis dinleyip yazdı. Yoksul birisiydi. Eski püskü elbiseler giyerdi. Fakat …

Nisaburlu idi. Zahiddi. Hakemveyh el-Abid lakabıyla tanınırdı. Kuteybe'den, Ahmed'den, İshak'dan ve diğerlerinden ders aldı. Ellial-tı üstaddan hadis dinleyip yazdı.

Yoksul birisiydi. Eski püskü elbiseler giyerdi. Fakat zahiddi. Bir gün müzakere meclisinde bulunan Ebu Osman Said b. İsmail'in yanına gitti. Ebu Osman onu görünce ağladı ve meclisinde bulunanlara şöyle dedi: "İlim ehlinden büyük bir adamın elbiselerinin eski püskü-lüğü beni ağlattı. Sözünü ettiğim zat o kadar büyüktür ki, ben burada onun adım anamayacağım."

Ebu Osman'ın bu konuşması üzerine meclisinde bulunanlar yüzüklerini, dirhemlerini, elbiselerini' ortaya atıp yığdılar. Öyle ki, Ebu Osman'ın Önünde çok miktarda mal, eşya ve para toplandı. O esnada Ebu Amr el-Müstemlî ayağa kalkıp meclistekilere şöyle dedi: "Ey insanlar! Şeyh Ebu Osman'ın kasdettiği adam benim. Eğer ben günahla itham edilmekten korkmasaydım onun gizlediği adı (kendimi) ben de gizlerdim."

Şeyh Ebu Osman, onun bu ihlası karşısında hayrete düştü. Sonra Ebu Amr, toplanan mal, para ve eşyaları aldı. Mescidin kapısından henüz dışarı çıkmamıştı ki, o mal ve paraların tümünü yoksullara ve muhtaçlara sadaka olarak dağıttı.

Bu senenin cemaziyelahir ayında vefat etti.