Künyesi, Ebü'l-Abbas'tır. Mısır diyarının emiriydi. Orada kendi adıyla bilinen Tolon Camii'nin banisidir. Bu camii Ahmed b. Tolon'un kendisi yaptırmıştı. Dımışk, Avasım ve sınır boylarında uzun süre hüküm sürdü. Babası Tolon, Buhara valisi Esed es-Samanî'nin hicri 200. senede halife Me'mun'a hediye ettiği Türklerdendi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre babası, hicretin 190. senesinde Harun Re-şid'e hediye edilmişti.
Ahmed, hicretin 214. senesinde doğdu. Babası Tolon, hicretin 230. senesinde vefat etti. Hicretin 240. senesinde vefat ettiğine dair zayıf bir rivayet de vardır. İbn Hallikan'm anlattığına göre Ahmed, Tolon'un oğlu değildir. Ancak Tolon onu evlatlık edinmişti. Doğrusunu Allah bilir.
İbn Asakir'in anlattığına göre Ahmed, Haşim adındaki Türk bir cariyeden doğmadır. Kendisi iffet, riyaset, Kur'ân dersleri almak, kötülüklerden korunmak havası içinde yetiştirildi. Sesi güzeldi. Haramı ve münkeratı irtikab ettiklerinden ötürü Türk çocuklarını ayıplardı. Annesi Haşim adında bir cariye idi.
Yine îbn Asakir'in naklettiğine göre bazı Mısırlı âlimler, Tolon'un, Ahmed'in babası olmadığını söylemişlerdir. Tolon, onu evlad-lık edinmişti. Çünkü Ahmed son derece dindar ve güzel sesle Kur'ân okuyan bir kimse idi. Asaleti ve kötülüklerden uzak duruşu, küçüklüğünde belli idi.
Bir defasında Tolon, Ahmed'i hükümet konağına bir iş için göndermişti. Ahmed hükümet konağına vardığında, orada bulunan To-°n un cariyelerinden birinin bir hizmetçiyle fuhuş halinde olduğunu sordu. İşini görür görmez hemen Tolon'un yanma döndü ve konakta gördüğü fuhuş halinden bahsetmedi. Ancak konakta fuhuş işleyen cariye, Ahmed'in, gördüğü durumu Tolon'a anlatacağından şüphelenip korktu ve Tolon'a gidip şöyle dedi: "Az Önce falan mekanda iken Ahmed bana geldi, beni baştan çıkarmak istedi. Ben de ondan kaçıp köşküme gittim!"
Tolon, cariyenin doğru söylediğine inandı. Ahmed'i çağırdı ve bir mektup yazıp mühürledi. Mektubu komutanlardan birine götürmesini emretti. Yüzüne karşı bir şey söylemedi. Cariyenin anlattıklarından da ona bahsetmedi. Mektupta şöyle yazılıydı: "Hamili mektup sana gelir gelmez boynunu vur, kesik başını bana hemen gönder!"
Ahmed mektubu alır almaz Tolon'un yanından çıkıp gitti. Mektupta neler yazılı olduğunu bilmiyordu. Yolda gitmekte iken fuhuş yapan o cariye kendisini yanına çağırdı. Ahmed, görevi ile meşgul olduğunu söyledi. Mektubu bir komutana götüreceğini ifade ettiyse de cariye: "Hele yanıma gel, seninle görülecek bir işim var." dedi. Tolon'a anlattığı şeylerin nasıl karşılandığını kesin olarak anlamak istiyordu. Tolon'a bir mektup yazsın diye Ahmed'i yanında alıkoydu. Sonra Ah-med'den, yanındaki mektubu gideceği yere göndermek üzere istedi. Ahmed de mektubu verdi. Cariye o mektubu kendisiyle fuhuş yapan hizmetçiye teslim ederek bahsedilen komutana götürmesini söyledi. Cariye mektupta, bir Ödül verilmesi emri bulunduğunu sanmıştı ve kendisiyle fuhuş yapan o hizmetçinin bu ödülü almasını istiyordu. Hizmetçi mektubu alıp o komutana götürdü. Komutan mektubu okur okumaz hizmetçinin boynunun vurulmasını görevlilere emretti ve kesik başını Tolon'a gönderdi. Tolon bu duruma şaştı ve: "Ahmed nerede?" diye sordu. Onu arattı. Ahmed huzuruna varınca Tolon kendisine şöyle sordu: "Vay sana! Az önce yanımdan çıkıp gittikten sonra neler yaptın, mektubu ne yaptın?" Ahmed de karşılaştığı olayı olduğu gibi anlattı.
Fuhuş yapan cariye, kendisiye fuhuş yapan hizmetçinin kesik başının Tolon'a gönderildiğini duyunca korkuya kapıldı ve Tolon'un durumu anladığından korktu. Hemen gidip özür diledi, bağışlanmasını istedi. Hizmetçi ile işlediği fuhuştan ötürü kendisini affetmesini taleb etti. Gerçeği itiraf etti. Ahmed'e isnad ettiği suçun asılsız olduğunu anlattı. Böylece Ahmed, Tolon'un nazarında itibar kazandı.
Tolon, kendisinden sonra Ahmed'in makamına geçmesini vasiyet etti. Sonra Mısır diyarının naibliği Mutez'e verildi. Mutez, hicri 254. senenin ramazan ayının bitimine yedi gün kala çarşamba günü Mısır'a girdi. Halka ihsanda bulundu. Beytülmaldan ve zekat paralarından onlara harcadı. Bazı senelerde Mısır diyarından 4.000 dinar gelir elde edildi.
Mısır'daki Büyük Cami, Mutez tarafından inşa edildi. Mutez, o caminin inşaatına 120.000 dinar sarfetti. İnşaat, hicri 257. senede tamarnlandı. Hicri 256. senede tamamlandığına dair zayıf bir rivayet
de vardır.
Ahmed b. Tolon'un, havas ve avam tabakasının katıldığı ve her gün kurulan bir sofrası vardı. Kendi öz malından her ay 1.000 dinarı sadaka verirdi. Vekili bir gün ona şöyle demişti: "Yanıma, üzerinde çarşafı, güzel elbiseleri ve güzel görünümü olan bir kadın gelip dileniyor, ben de ona veriyorum. Sen buna ne dersin?" Ahmed ona: "Elini sana açan herkese ver." diye cevap vermişti.
Ahmed, sağlam Kur'ân hafızlarındandı. Güzel sesi vardı.
İbn Hallikan'ın anlattığına göre o, 18.000'den fazla adamı huzurunda eli kolu bağlı olarak öldürtmüştür. Doğrusunu Allah bilir.
60.000 dinar harcayarak bir tımarhane yaptırmıştı. Meydan için de 150.000 dinar sarfetmişti. Cidden bol miktarda sadaka verirdi. Fazlasıyla ihsanda bulunurdu. Emir Mahor'dan sonra hicretin 264. senesinde Şam'a hâkim oldu. Şamlılara çok isanda bulundu.
Kendisi Şam'da iken, Meryem Kilisesi yanında bir yangın meydana gelmiş, bizzat oraya gitmişti. Beraberinde Ebu Zür'a Abdurrah-man b. Amr el-Hafız ed-Dımışkî, kâtibi Ebu Abdillah Ahmed b. Mu-hammed el-Vasıtî de vardı. Kâtibine kendi öz parasından 70.000 dinarı, evi ve eşyası yanan kimselere sarfetmesini emretti. Kâtip de onlara para yardımında bulundu. Geride 14.000 dinar kaldı. Bu paranın da hisseleri oranında felaketzedelere dağıtılmasını emretti. Sonra bütün Şam ve Şam'a bağlı mmtıkalardaki yoksullara bol miktarda para yardımı yapılmasını emretti. Bir fakirin payına en azından bir dinar düşmüştü. Allah ona rahmet etsin.
Sonra Antakya'ya gitti. Orayı kuşatma altına aldı. Antakya valisi Sima'yı öldürdü ve şehri -önceki sayfalarda anlattığımız gibi- ele geçirdi.
Bu senenin zilkade ayı başında Mısır'da vefat etti. Manda yoğurdu yediğinden ötürü vücudunda bir hastalık meydana gelmişti. Manda yoğurdunu çok severdi. Bu sebeple boğazında bir ur meydana geldi. Hekimler uru dağladılar ve bu yoğurdu yememesini tavsiye ettiler. Ama bu tavsiyeyi dinlemedi, gizlice manda yoğurdu yemeye devam etti. Bu yüzden vefat etti. Allah ona rahmet etsin. Geride cidden çok miktarda mal, eşya ve binek bıraktı. 10.000 dinar ve bol miktarda gümüş bırakmıştı. Otuz çocuğu vardı. Bunlardan onyedisi erkekti. Kendisinden sonra yerine oğlu Humaraveyh geçti. Nitekim onun yönetimiyle ilgili açıklamalar ileride verilecektir. Ah-^ed b. Tolon'un 7.000 kölesi vardı. Katır, at, deve gibi 7.000 hayvanı v&rdı. Daha fazla miktarda olduğu da söylenir.
İbn Hallikan dedi ki: "Muvaffak b. Mütevekkil, zenci lideriyle yaptığj savaşla meşgul olduğundan ötürü Ahmed b. Tolon ülkeye ha-
kim oldu. Muvaffak, kardeşi halife Mutemid'in naibi idi."
Bu senede meşhur şahsiyetlerden "Kitabü'l-Harac" adlı eserin sahibi Ahmed b. Abdülkerim b. Sehl, Ahmed b. Abdullah b. el-Berkî Üseyd b. Asım el-Cemal (zilhicce ayında), Bekkâr b. Kuteybe elMısrî vefat ettiler.

