El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ali B. Muhammed B. Furat

Halife Muktedir onu vezirliğe tayin etti. Sonra azletti, yine tayin etti, yine azletti, yine tayin etti, yine azletti, yine tayin etti. Sonra onu bu senede öldürdü. Oğlunu da öldürdü. Çok büyük bir servete sahipti. …

Halife Muktedir onu vezirliğe tayin etti. Sonra azletti, yine tayin etti, yine azletti, yine tayin etti, yine azletti, yine tayin etti. Sonra onu bu senede öldürdü. Oğlunu da öldürdü. Çok büyük bir servete sahipti. 10.000.000 dinarı vardı. Çiftliklerinden her sene 1.000.000 dinar kazanırdı. 5.000 kadar âbid ve âlim kişiye, her ay kendilerine yetecek miktarda nafaka verirdi.

Vezirlikten ve hesap ilminden iyi anlardı. Anlatıldığına göre o bir günde 1.000 mektuba gözatmış 1.000 evrak imzalamıştı. Bunu görenler hayrete düşmüşlerdi. Son derece mürüvvet sahibi ve cömert bir kimseydi. Maiyetinde çalışanlara güzel muamelede bulunurdu. Ancak bunun yamsıra bazı kimselere haksızlık eder ve mallarını zorla alırdı. Allah da, zalim olan kasaba halklarını aziz ve muktedir bir kimsenin yakalayışı gibi onu yakaladı.

Eli açık bir kimseydi. Bol ihsanlarda bulunur, muhtaçlara harçlık verirdi. Bir gece muhaddisler, sofiler, edebiyatçılar, onun yanında müzakerede bulunmuşlardı. Bu gruplardan her birine 20.000 dinar vermişti.

Adamın biri onun adına bir mektup yazarak Mısır valisine götürmeye hazırlanmıştı. Mektupta Mısır valisine, hanıil-i mektuba iyilik ve ihsanda bulunması emrediliyordu. Ancak bu mektup adamın üzerinde yakalandı. Vezir onun sahte mektup yazdığını bildiği için, meclisinde hazır bulunan kimselere, kendisi adına mektup yazan bu adama nasıl bir muamele yapılması gerektiğini sordu. Bazıları elinin kesilmesini, bazıları baş parmağının kesilmesini, bazıları çok şiddetlice dövülmesini tavsiye ettiler. Vezirin kendisi ise: "Bütün bu tekliflerinizden daha iyi bir yol yok mudur?" dedi. Sonra mektubu alıp üzerine: "Evet, bu yazı bana aittir. Hamil-i mektup da en has arkadaşlarımdandır. Yapabileceğin bütün iyilikleri mutlaka kendisine yap." <jj_ ye yazdı. Mektup Mısır valisine ulaşınca, vali, mektubu getirene büyük ihsanlarda bulundu ve 20.000 dinar kadar para verdi.

Vezir İbn Furat, bir gün katiplerinden birini huzuruna çağırarak şöyle dedi:

"Yazıklar olsun sana. Ben senin hakkında çok kötü düşünüyorum. Her vakit seni yakalamak ve malına el koymak istiyorum, ama rüyada bir parça ekmekle karşıma çıkıp beni bu icraatımdan vazge-çirdiğini görüyorum. Birkaç geceden beri rüyamda seni yakalamak istediğim halde bu ekmeği bana göstererek kendini koruduğunu görüyorum. Askerlere seni öldürmeleri için emir veriyorum, sana her mızrak atışlarında veya bir darbe vurduklarında elindeki ekmek parçasını kalkan olarak onlara karşı kullandığını ve darbelerden etkilenmediğini görüyorum. Bu ekmeğin hikayesini bana anlat hele."

Katip dedi ki: "Ey vezir, küçüklüğümden beri annem her gece yastığımın altına bir parça ekmek koyardı, sabah olunca o ekmeği başımın sadakası olarak bir yoksula verirdim. Annem vefat edinceye kadar bu hal böyle devam etti. O vefat ettikten sonra bu defa ben kendim her gece yatarken yastığımın altına bir ekmek parçası koyuyor, sabah olunca da o ekmeği alıp bir yoksula sadaka olarak veriyorum." Vezir, onun bu durumunu beğenip takdir etti ve şöyle dedi: "Vallahi, bugünden sonra asla sana kötülüğüm dokunmayacaktır. Artık senin hakkında iyi niyet sahibi oldum, seni sevmeye başladım."

İbn Hallikan, vezir Ali b. Muhammed b. Furat'm biyografisini uzun uzadıya anlatmış ve bizim onun hakkında anlattığımız şeylerin bir kısmını da nakîetnıiştir.