İbn Asakir, "Tarih"inde bunun biyografisini anlatmıştır. Bazılarından naklen anlatıldığına göre Arib, Cafer el-Bermekî'nin kızıdır. Bermekî iktidarının yıkılması esnasında kendisi küçük yaşta olduğundan ötürü çalınıp götürülmüş, sonraları Me'mun b. Reşid'e satılmıştı.
Hammad b. İshak'ın rivayetine göre Arib'in babası şöyle demiştir:
"Ondan daha güzel yüzlü, ondan daha edepli, daha güzel sesli, daha güzel şiir okuyan, daha güzel satranç oynayan, daha iyi tavla bilen bir kadın görmedim. Bir kadında görmek istediğin parlak ve zarif hususiyeti onda mutlaka görürsün."
Arib, muktedir bir şairdi. Belagat ve fesahat sahibiydi. Me'mun ona aşıktı. Me'mun'dan sonra Mutasım da ona tutuldu. Fakat kendisi, Muhammed b. Hammad adında bir adama aşıktı. Bazan onu hilafet sarayına gizlice sokar ve onunla buluşurdu. Allah onu lanetlesin.
ibn Asakir, onun bazı çirkin hallerini anlatmıştır. Arib daha sonra Salih el-Münzir'e aşık olmuş, onunla gizlice evlenmişti. Salih hakkında şiirler söylerdi. Bir defasında halife Mütevekkil'in huzurunda Şiirlerinde Salih'ten bahsetmişti, ama Mütevekkil onun kim olduğunu bilmiyordu. Cariyeleri ona gülüyorlardı. Mütevekkil de onları kı-nayarak şöyle diyordu: "Ey birbirleriyle flört yapan cariyeler, bunun yaptığı sizinkinden daha iyidir."
İbn Asakir, Arib'in birçok şiirlerini nakletmiştir. Şiirlerinden biri,
ummaya yakalanan Mütevekkili ziyaretine gittiğinde okuduğu şu Şiiridir;
"Yanıma geldiler, halifenin hasta olduğunu söylediler. Ben de-"Aşk ateşi göğsümde tutuşuyor" dedim.
Keşke halife Cafer'in (Mütevekkil'in) humması bende olsaydı.
Ben hummaya yakalansaydım, bu hastalıktan ötürü kazanacağım sevap da halifeye verilseydi.
Halifenin hummaya yakalandığının söylenmesi benim için hüzün olarak yeter. Ben hüzünden ölmedim, ama bundan sonra sabredeceğim.
Halife Cafer'e feda olayım.
Bu da halifeye sunduğum azıcık bir şükrandır."
Halife Mütevekkil şifa bulunca, Arib tekrar ziyaretine gitti ve ona şu şiiri okudu:
"Hastalıktan kurtarıp sana şifa ihsan eden Allah'ın nimetlerine şükürler olsun. Artık şifa buluşun devamlı olsun.
Senin şifa bulmanla günler tekrar eski güzelliğine kavuştular.
Cömertlik ve kerem bahçesinin bitkileri canlandılar.
Bugüne kadar senden daha sağlıklı ve halkın hukukuna daha fazla riayet eden başka bir halife görülmemiştir İslâm tarihinde.
Cenâb-ı Allah, Cafer'i aramızda uzun süre yaşatsın.
Onun yanağının aydınlığıyla gece karanlığı giderilir. Bu da bizim için ışık olarak yeter."
Halife Mütevekkil'in şifa bulmasıyla ilgili olarak Arib şu şiiri de söylemişti:
"Sapıklık ve küfür üstadlarına rağmen halife Cafer'e (Mütevek-kil'e) şifâ ihsan eden Allah'a hamdettik.
O, dolunay gibidir, bir süre tutuldu sonra kurtulup açığa çıktı.
Onun selamete kavuşması, dinimiz için izzet ve kuvvettir.
Onun hastalanması ise dinimiz için bel kırıcı bir felakettir.
Sen hastalanınca bütün halk hastalandı.
Şiddetli panikten ötürü şehirler kapkaranlık oldu.
Halk senin ayılıp kendine geldiğini görünce;
Onlar da ayılıp kendilerine geldiler. Sanki ateş koru üzerinde uyumaktaydılar.
Cafer selamette olunca dünyamız da selamette olur.
Zamanın sonuna kadar Cafer selamette ve afiyette olsun.
O öyle bir devlet başkanıdır ki, halka lütuf ve ihsanda bulundu, cömertlik yaptı.
Takvaya yakın, yalandan ve günahtan da uzaktır."
Arib'in çok parlak şiirleri vardır. Hicretin 181. senesinde doğmuş-Hicretin 277. senesinde doksanaltı yaşında Samarra'da vefat etti.

