El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Baki B. Mahled

Künyesi, Ebu Abdirrahman'dır. Endülüslüdür. Büyük hadis hafızıdır. Fıkha göre bablanmış bir hadis Müsned'i vardır. Bu eserinde 1.600 sahabeden rivayette bulunmuştur. İbn Hazm, onun Müsned'ini İmam Ahmed b. Hanbel'in …

Künyesi, Ebu Abdirrahman'dır. Endülüslüdür. Büyük hadis hafızıdır. Fıkha göre bablanmış bir hadis Müsned'i vardır. Bu eserinde 1.600 sahabeden rivayette bulunmuştur. İbn Hazm, onun Müsned'ini İmam Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inden üsten görmüştür. Bence bu, üzerinde tartışılacak bir husustur. Kuvvetli görüşe göre İmam Ah-med'in kitabı onunkinden daha sağlam senetli ve daha derli topludur.

Bakî b. Mahled, Irak'a göçtü, İmam Ahmed'den ve Irak'taki diğer hadis imamlarından hadis dinledi. Başka yerlerdeki imamlardan da hadis dersleri aldı. 234'ü aşkın üstadı vardır. Başka eserleri de bulunmaktadır. Salih, âbid, zahid ve duası müstecab bir kimseydi.

Kadının biri ona gelip şöyle demişti:

- Franklar oğlum esir aldılar. Ona olan özlemimden ötürü geceleri uyuyamıyorum. Onu esaretten kurtarmak için, birkaç evim var onları satmak istiyorum. İstersen bu evlerimi satmak için bazı kimselerle görüş ki, evimi satayım, elde ettiğim parayı oğlumun esaret fidyesi olarak ödeyeyim de oğlumu kurtarayım. Çünkü ne gecem kaldı ne gündüzüm. Ne uyuyabiliyorum ne sabredebiliyorum. Ne rahatım

kaldı, ne de kararım.

- Olur, hele git, inşaallah senin işinle ilgileneceğim.

Kadın gitti. Bakî, başını önüne eğip dudaklarını hareket ettirerek kadının Frankların elinde tutsak bulunan oğlu kurtulsun diye Aziz ve Celil olan Allah'a dua etti.

Kadın gittikten pek az sonra oğluyla birlikte Bakî b. Mahled'in yanına döndü ve şöyle dedi: "Allah sana rahmet etsin, oğlumun haberini kendisinden dinle."

Bakî, kadının oğluna: "Senin durumun nasıldı?" diye sordu, o da şöyle anlattı:

«Ben, hükümdara hizmet eden kişiler arasındaydım. Zincire vurulmuştum. Bir ara yürümekte iken ayaklarımdaki zincirler kopup düşüverdi. Görevli gardiyan üzerime yürüdü, bana sövdü ve: "Ayağındaki zincirleri niye çıkardın?" diye sordu. Ben de: "Vallahi farkında değilim, ama zincir ayağımdan düştü. Ben de hiç duymadım." diye cevap verdim. Demirciyi getirdiler. Zinciri tekrar sağlamlaştırdılar, çivisini pekiştirdiler ve eski haline getirdiler. Kalkıp yürümeye başladım. Zincir ayağımdan yine düştü, yine onarıp eski haline getirdiler, sağlamlaştırdılar. Yürümeye başladığımda yine ayağımdan düştü. Bu durumu rahiplerine sordular ve rahip: "Onun annesi var mı?" diye sordu. Ben de: "Evet" dedim. Rahip: "Annen sana dua etmiş, duası kabul edilmiş." dedi ve görevlilere beni serbest bırakmalarım söyledi. Onlar da beni serbest bıraktılar. İslâm ülkesine gelinceye kadar da beni bir muhafızla gönderdiler.»

Bakî b. Mahled, kadının oğluna, ayağındaki zincirlerin ne zaman Çözülüp düştüğünü sordu. Çocuğun anlattığına göre, Bakî onun için

t ettiği esnada ayağındaki zincirler çözülüp düşmüştü. Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Said b. Mah-

adındaki bir kâtip de vardır. Bu zat çok sadaka verir, çok namaz

irdi. Ebü'l-Ferec b. Cevzî onu övmüştür. İbnü'1-Esir, "el-Kâmil" ad-tarihinde onun aleyhinde konuşmuş, onun bunak ve ahmak olduğu-u söylemiştir. Bir kimsenin hem bunak olup hem de çok namaz kılıp v°k sadaka vermesi mümkündür.Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Abdullah b. Müslim b. Kuteybe ed-Dineverî de vardır. Bu zat, daha sonra Bağdat'a yerleşmişti. Âlim, edip, hafız ve zeki kimselerdendi. Biyografisini önceki kısımlarda anlatmışızdır. Sika bir ravi olup asaletti bir kimseydi. İlim ehli kimseler, evinde İbn Kuteybe'nin eserlerinden biri bulunmayan kimsenin ilimden nasibi olmadığını söylemişlerdir.

İbn Kuteybe'nin Ölüm sebebi şuydu: Sıcak bir lokma helva yemiş helvanın çok sıcak olduğunu görünce şiddetli bir çığlık atmış, sonra bayılıp yere düşmüş, öğle vaktine kadar baygın kalmış, sonra ayılmış ve habire kelime-i şahadet getirmeye başlamış. Sonra da bu senenin receb ayının ilk gecesinde seher vakti vefat etmişti. Son nefesini verinceye kadar kelime-i şahadet getirmişti. Başka bir rivayette anlatıldığına göre İbn Kuteybe, hicretin 270. senesinde vefat etmiştir, ama sahih rivayete göre bu senede vefat etmiştir.

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında, hadis hafızlarından Abdülmelik b. Muhammed b. Abdullah Ebu Kalabe er-Riyaşî de vardır. Ebu Muhammed künyesi ile çağrılırdı, ama Ebu Kalabe lakabı daha çok kullanılıyordu. Yezid b. Harun'dan, Ruh b. Ubade'den, Ebu Davud et-Teyalisî'den ve diğerlerinden hadis dinledi. İbn Said, Mehamilî, Buharı, Ebu Bekir eş-Şafîî ve daha başkaları da kendisinden hadis dinlediler. Doğru sözlü, âbid bir kimseydi. Her gün 400 rekat namaz kılardı. 60.000 hadisi ezbere rivayet etmişti. Bazılarında kasıt olmayan yanlışlıklar vardı. Bu senenin şevval ayında, seksenal-tı yaşında vefat etti.

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Muhammed b. Ahmed b. Ebi'l-Avvam, Muhammed b. İsmail es-Sayiğ, Yezid b. Ab-düssamed, müezzin Ebü'r-Redad Abdullah b. Abdüsselam b. Ubeyd de vardır. Bu, Mısır'da vefat etti. Ölçek sahibi idi. Kendisine ve zürri-yetine teslim edilen bu ölçek günümüze kadar mevcudiyetini devam ettirmiştir. İbn Hallikan böyle demiştir. Doğrusunu Allah bilir.

3.Bölüm