El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Bu Senede Bağdat'ta Hilafet Sarayının Yapılması

Bağdat'ta bu senede hilafet sarayını ilk olarak inşa ettiren Mute-did oldu. Abbasi hilafetinin sonuna kadar bu köşkte ilk ikamet eden de kendisi oldu. Bu köşk daha Önce Hasan b. Sehl'e aitti ve Haseni Kasrı adıyla …

Bağdat'ta bu senede hilafet sarayını ilk olarak inşa ettiren Mute-did oldu. Abbasi hilafetinin sonuna kadar bu köşkte ilk ikamet eden de kendisi oldu. Bu köşk daha Önce Hasan b. Sehl'e aitti ve Haseni Kasrı adıyla biliniyordu. Daha sonra Hasan'm kızı Boran'ın mülkiyetine geçti, Bu hatun, Me'mun'un eşiydi. Boran burayı tamir ettirdi. Mutedid, bu köşkten ayrılmasını kendisine söyledi. O da bu isteği yerine getirdi. Boran, bu köşkün dağılıp pörsüyen ve çatlayan kısımlarını onardı. Çeşitli sergiler tefriş etti. Kendisine uygun cariye ve hizmetçileri yerleştirdi. Orada zamana göre depolanması uygun görülen iştah çekici yiyecekleri hazırlattı. Sonra köşkün anahtarlarını Mute-did'e gönderdi.

Mutedid köşke girdiğinde, gördüğü bu ihtişam karşısında dehşete kapıldı. Sonra kendisi de köşkü genişletti. İlaveler yaptı. Çevresine sur çektirdi. Köşkün alanı, Şiraz şehrinin yüzölçümü kadardı. Mutedid meydanı yaptırdı. Sonra Dicle kıyısında bir köşk inşa ettirdi. Bilahare Müktefi de o köşkün giriş kapısı üzerine muhteşem bir taç figürü yaptırdı. Muktedir hilafete geçince bu köşke çok büyük ilaveler yaptırdı. Ama bütün bunlardan sonra köşk yıkılıp harabeye döndü. Sanki orada kimseler yaşamamıştı. Köşkün kalıntıları meydanı ve Bağdat'ı tahrib eden Tatarların zamanına kadar kaldı. Tatarlar, Bağdat'taki hür kadınları ve erkekleri esir aldılar. Bu husus hicretin 656. senesi olaylarından bahsedilirken anlatılacaktır.

Hatib Bağdadî dedi ki: «Öyle anlaşılıyor ki Boran, bu köşkünü Mutedid'e değil de Mutemid'e hibe etmiştir. Çünkü Boran, Mutedid'in zamanına kadar yaşamamıştır. Ne zaman vefat ettiği önceki sayfalarda anlatılmıştı.»

Bu senede Erdebil'de altı kez deprem meydana geldi. Şehrin evleri yıkıldı. Yüz ev bile ayakta kalmadı. Yıkıntılar altında 150.000 kişi can verdi. Innâ lillah ve innâ ileyhi râciûn (Doğrusu bizler Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).

Bu senede Rey ve Taberistan şehirlerinin kaynak suları kurudu. Oyie ki, üç ölçek su bir dirheme satılır oldu. Fiyatlar cidden yükseldi.

Bu senede İsmail b. Ahmed es-Samanî, Türk illerine gaza yaptı. Türklerin hükümdarının bulunduğu şehri fethetti. Aralarında karısı ve babasının da bulunduğu 10.000 kadar kişiyi esir aldı. Çok miktarda binek, eşya ve malları ganimet edindi. Her süvarinin payına 1.000 hera ganimet düştü.

Bu senede Ebu Bekr Muhammed b. Harun b. İshak el-Abbasî insanlara haccettirdi.

Bu senede meşhur şahsiyetlerden Şafiî fıkıhçısı ve ibadeti, zahid-V&i ile tanınmış Ahmed b. Seyyar b. Eyyüb, Bağdatlı Ahmed b. Ebi fnıran, Musa b. İsa Ebu Cafer vefat ettiler. Ahmed b. İmran, Hanefi-i rin büyük âlimlerindendi. Ebu Cafer et-Tahavî'nin hocası Muham-led b. Semmaa'dan fıkıh öğrendi. Âmâ idi. Ali b. Ca'd'dan ve diğerlerinden hadis dinledi. Mısır'a geldi. Ezberlediği hadisleri orada okudu. Bu senenin Muharrem ayında Mısır'da vefat etti. "Tarih-i Mısır" adlı eserde îbn Yunus, onun sika bir ravi olduğunu söylemiştir.