Büyük komutanlardandır. Kahire'nin kurucusudur. Aslen Erme-nidir. Katip diye bilinir. Kâfur elİhşidî'nin Ölümünden sonra Mısır'ı ele geçirdi. Efendisi Aziz el-Fatimî onu hicretin 358. senesinin rebiyü-levvel ayında Mısır'a doğru yola koymuştu. O da o senenin şaban ayında 100.000 savaşçı ile Mısır'a ulaştı. Beraberinde Kahire'nin imarı için sarfetmek üzere getirdiği 200 sandık dolusu para da vardı. İhşidlilerle yapılan savaşta onları yendi. Mısırlılara yeniden eman verdi. Kendisi de şaban ayının 18'inde salı günü şehre girdi. Mısır'ı boydan boya yarıp geçti ve Kahire'nin bugünkü mahalline gelerek ordugah kurdu. Aynı gece Kasreyn'i inşa etti ve bir cuma sonra efendisi adına hutbe okuttu. Abbasiler adına hutbe okunmasına son verdi. Hutbesinde oniki imamdan bahsetti. Ezanda, "Hayye alâ hayril amel" cümlesinin de okunmasını müezzinlere emretti. Halka çok iyi davrandı. Her cumartesi günü vezir İbn Furat ve kadı ile meclis kuruyordu. Kahire şehrinin tamamlanması için çok çaba sarfetti. Kısa sürede Ez-her Camii'nin inşaatını tamamladı ve hicretin 361. senesinde orada hutbe okuttu. Oraya Camiul-Ezher deniliyordu. Sonra Cafer b. Fe-lah'ı Şam'a gönderdi. Cafer, Şam'ı ele geçirdi.
Sonra hicretin 362. senesinde efendisi Muiz geldi, Kasreyn'e yerleşti. Cevher'in mertebesi, efendisi Muiz'in yanında gün be gün yükselmişti. Fakat bu senede vefat etti. Yerine başkomutanlığa Hüseyin geçti ki o, Hakim'in en büyük komutanlarmdandı. Ama daha sonra hicretin 401. senesinde onun eliyle öldürüldü. Eniştesi Kadı Abdüla-ziz b. Numan da öldürüldü. Öyle sanıyorum ki, bu kadı, "Belağü'1-Ek-ber ve Namusu A'zam" adlı kitabı tasnif eden kişidir. Bu kitapta iblisin bile yapamadığı küfür ifadelerini kullanıp kafirliğini izhar etmiştir. Ebu Bekir el-Bakillanî, -Allah kendisine rahmet etsin- bu kitaba karşı bir reddiye yazmıştı.

