Künyesi, Ebu Muhammed es-Sicistanî'dir. Horasan, Hülvan, Bağdat, Basra, Küfe ve Mekke'de hadis âlimlerini dinledi. Varlıklı kimselerden olup başkalarına iyilik ve ihsanda bulunmakla şöhret bulmuştu. Sadaka-i cariyeleri, hadisçiler için Bağdat ve Sicistan'da tahsis ettiği vakıfları vardı. Bağdat'ta büyük bir evi vardı. Şöyle derdi: "Dünyada Bağdat gibi güzel bir şehir, Bağdat'ta da Katia gibi güzel bir semt, Katia'da da Ebu Halefin evi gibi güzel bir ev yoktur. Ama Ebu Halefin evi benim evim gibi olamaz."
Darekutnî, onun müsnedini tasnif etmiştir. Bir hadisten şüphelendiğinde onu tümüyle terkederdi. Darekutnî şöyle demiştir:
«Üstadlarımız arasında ondan daha sebatkâr biri yoktur. İlim erbabına ve ihtiyaç sahiplerine cidden çok miktarda para verirdi. Tüccarlardan biri ondan 10.000 dinar borç aldı. O parayla ticaret yaptı. Üç sene içinde o paradan 30.000 dinar kazandı. Da'lec'in 10.000 dinarını alıp cebine koydu ve Da'lec'in yanına geldi. Da'lec ona güzel bir ikramda bulundu. Yemek verdi. İkram işi sona erdikten sonra Da'lec ona: "Hayrola, niçin geldin?" diye sorunca; borçlu tüccar: "Bana lütfedip vermiş olduğun 10.000 dinarını sana getirdim." dedi. Da'lec ona şu cevabı verdi:
- Sübhanallah, ben o parayı bana geri getirmen için vermedim. Git ailene harca.
- Ben vermiş olduğun 10.000 dinarla 30.000 dinar para kazandım ve bu parayı o kazancımdan alıp sana getirdim.
- Git, Allah bu 10.000 dinarı sana mübarek kılsın.
- Malın bu kadar iyilik yapmana nasıl imkân veriyor. Sen bu parayı nereden kazandın?
- Ben gençliğimde hadis toplamakla meşgul iken denizci bir tüccar yanıma gelip bana 1.000.000 dirhem verdi ve şöyle dedi: "Bu parayla ticaret yap, ne kazanırsan seninle paylaşırım, ama zarar edecek olursan zararı sadece ben karşılayacağım. Allah adına bana söz veresin ki eğer bir ihtiyaç sahibi veya kapatılması gereken bir ihtiyaç gördüğün takdirde o ihtiyacı sadece benim paramla karşılamalısm. Şimdi ben bir deniz seferine gideceğim. Eğer ölürsem param senin yanında kalsın ve sana koştuğum şartlara riayet etmelisin ve hayatta bulunduğum sürece bunu sakın kimseye de söyleme." Ben o adam hayatta olduğu sürece bu durumu kimselere anlatmadım.»
Da'lec, bu senenin cemaziyelahir ayında doksandört veya doksan-beş yaşında vefat etti. Allah rahmet etsin.

