El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebu Bekir Abdullah B. Ebi'd-Dünya El-Kureşî

Beni Ümeyye'nin azatlısıdır. Asıl adı, Abdullah b. Muhammed b. Ubeyd b. Süfyan b. Kays Ebu Bekir b. Ebi'd-Dünya'dır. Hadis hafızıdır. Her ilimde eseri vardır. Faydalı, yaygın ve meşhur birçok eserleri bulunmaktadır. …

Beni Ümeyye'nin azatlısıdır. Asıl adı, Abdullah b. Muhammed b. Ubeyd b. Süfyan b. Kays Ebu Bekir b. Ebi'd-Dünya'dır.

Hadis hafızıdır. Her ilimde eseri vardır. Faydalı, yaygın ve meşhur birçok eserleri bulunmaktadır. Eserlerinin sayısı 100'ü geçmektedir. Hatta 300'e yakın eser verdiği söylenmiştir. Daha fazla sayıda veya daha az sayıda eseri olduğuna dair çeşitli rivayetler vardır. İbrahim b. Münzir el-Hizamî, Halid b. Harraş, Ali b. el-Ca'd'dan ve diğer bazı kimselerden ders aldı. Mutedid'in eğitmeni idi. Mutedid'in oğlu ve Müktefi Billah lakabını alan Ali'nin de eğitmeni idi. Günlük onbeş dinar ücret alırdı. Doğru sözlü, mürüvvet sahibi, hafızası sağlam bir hadis hafızı idi. Lâkin Salih b. Muhammed Hazre, onu şu sözleriyle eleştirmiştir: "O, Muhammed b. İshak el-Belhî denen adamdan rivayetlerde bulunmuştur. Oysa Muhammed b. İshak yalancıdır. Meşhur şahsiyetlere isnadda bulunur, sözler uydurur ve münker hadisler rivayet eder."

İbn Ebi'd-Dünya şiir de yazardı. Bir gün arkadaşları, yanlarına gelmesi için onu beklemekteydiler. Fakat yağmur yağdı, gidişine engel oldu. O da onlara şu satırları yazıp gönderdi:

"Ey dostlarım; gözüme ve kulağıma yemin ederim ki sizi görmeyi arzuluyorum.

Sizi nasıl unutabilirim. Kalbim sizin yanınızdadır ama şu yağmur aramıza bir engel olarak girdi."

Ebu Bekir Abdullah b. Ebi'd-Dünya, bu senenin cemaziyelevvel ayında yetmiş yaşında vefat etti. Kadı Yusuf b. Yakub, cenaze namazını kıldırdı. Şaniziye'de defnedildi. Allah ona rahmet etsin

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Abdurrahman b. Amr ile Ebu Zür'a el-Basri edDımışkî de bulunmaktadır. Ebu Zür'a, büyük bir hadis hafızıydı. İbnü'l-Mevaz adıyla meşhur olmuştu- Malikî fıkıhçısıydı. Malikî mezhebine dair ihtiyaratı vardır. Bunlardın biri, namaz kılarken Rasûlullah (s.a.v.)'a salat-ü selam getirmenin vacip olduğuna dair görüşüdür.