El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebü'l-Hasan Ali El-Hadi

Ebul-Hasan Ali el-Hadi b. Muhammed el-Cevad b. Ali er-Rıza b. Musa el-Kazım b. Cafer es-Sadık b. Muhammed el-Bakır b. Ali Zeyne-labidin b. Hüseyin eş-Şehid b. Ali b. Ebi Talib. Oniki imamdan biridir. Hasan b. Ali …

Ebul-Hasan Ali el-Hadi b. Muhammed el-Cevad b. Ali er-Rıza b. Musa el-Kazım b. Cafer es-Sadık b. Muhammed el-Bakır b. Ali Zeyne-labidin b. Hüseyin eş-Şehid b. Ali b. Ebi Talib. Oniki imamdan biridir. Hasan b. Ali el-Askerî'nin babasıdır. Cahil, yalancı, günahkâr ve sapık fırka tarafından ortaya çıkması beklenmektedir.

Abid ve zahid bir kimseydi. Mütevekkil onu Samarra'ya nakletti. Orada yirmi sene ve birkaç ay müddetle ikamet etti ve bu sene orada vefat etti.

Bir zaman Mütevekkile, Ebü'l-Hasan Ali'nin evinde silahlar ve birçok kimselerden gelen çok sayıda mektuplar bulunduğu ihbar edildi. Bunun üzerine Mütevekkil oraya bir grup asker gönderdi. Ansızın evine baskın yapan askerler onun yün bir hırka giyinmiş olarak kuru toprak üzerinde oturmuş ve kıbleye yönelmiş olduğunu gördüler. Onu bu halde alıp Mütevekkilin huzuruna götürdüler. Mütevekkil içki sofrasında idi. Ebü'l-Hasan Ali, huzurunda durdurulunca Mütevekkil ona saygı göstermiş, ikramda bulunmuş, yanıbaşında oturtmuş, elindeki içki bardağını ona sunmuştu. Ebü'l-Hasan Ali ise, şu karşılığı vermişti: "Ey mü'minlerin enıiri! Bu içki denen şey karnıma girmemiş, etime ve kanıma karışmamıştır. Beni bundan affet." Mütevekkil de onu içki içmekten muaf tutmuş, sonra ona: "Bana bir şiir oku." demiş. O da şu şiiri okumuştu:

"Dağların tepelerinde gecelediler, güçlü adamlar onları korudular. Fakat dağların zirveleri onlara yarar sağlamadı. Onları belalardan kurtaramadı.

Onur ve şereften sonra onlar bulundukları saraylarından yere indirildiler. Bir çukura konuldular. Konuldukları yer, ne kötü bir yerdir.

Mezara defnedilmelerinden sonra bir ünleyici onlara şöyle seslendi:

Nerede taçlar, nerede zinetler, nerede has adamlar!...

Nerede üzerlerine perde çekilen, başlarına taç konulan o parlak yüzler.

İçlerine konuldukları zamanda mezarlar o parlak yüzlerin üzerine kurtları saldılar. Kurtlar onları yeyip tüketmek için birbirleriyle savaştılar.

Onlar dünyada iken uzun bir süre yedikten sonra mezara konuldular ve bu uzun hayattan sonra yenilmeye başladılar."

Ebü'l-Hasan'ın bu şiirinden sonra Mütevekkil toprağı ıslatacak derecede ağladı. Çevresinde bulunanlar da ağladılar. İçki sofrasının kaldırılmasını emretti, Ebü'l-Hasan'a 4.000 dinar verilmesini görevlilere emretti. Ondan helallik diledi ve onu saygı, ikram ve izzet içinde evine gönderdi. Allah Ebü'l-Hasan'a rahmet etsin.