Bu senenin şevval ayının ortasında Basra dışında Ali b. Muham-med b. Ahmed b. İsa b. Zeyd b. Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebi Talib olduğunu iddia eden ama aslında doğru söylemeyen, Abdülkays kabilesinin ücretli bir işçisi olan ve gerçek adı Ali b. Muhammed b. Abdurra-him, annesi de Kurra binti Ali b. Rahib b. Muhammed b. Hakim el-Esedî olan, Hüzeyme kabilesine mensup olup Rey şehrinin köylerinden olan bir kişi Basra'da ortaya çıkıp isyan etti. İbn Cerir böyle demiştir.
Yine aynı zat şöyle demiştir: «Bu adam, hicretin 249. senesinde de Necdeyn'de ortaya çıkmış ve kendisinin Ali b. Muhammed b. Fadl b. Hüseyin b. Abdullah b. Abbas b. Ali b. Ebi Talib olduğunu iddia etmişti. Hecer mıntıkasında halkı kendisine itaata davet etmiş ve He-cerlilerden bir cemaat kendisine tabi olmuştu. Bu sebeple çok savaşlar ve büyük fitneler vuku bulmuştu.
Bu ikinci isyanında etrafına Basra dışında çorak ve kurak arazilerde ikamet eden bir grup zenci toplandı. Onları alıp Dicle'den karşı kıyıya geçirerek Dinari'de konakladı. Beraberindekilerden bazılarına kendisinin Küfe taraflarında öldürülen Hüseyin'in babası Yahya b. Ömer olduğunu söylüyordu. Kur'ân'dan İsra, Kehf, Sâd ve Nebe' sûrelerini bir saatte ezberlediğini, başkalarının bu sûreleri uzun bir sürede dahi ezberleyemediklerini iddia etmişti.
Bir gün, çölde nereye gideceğini düşünmekte iken, bulutlardan kendisine seslenilerek Basra'ya gitmesi gerektiğinin söylendiğini, kendisinin de bu sese kulak vererek Basra'ya yöneldiğini söylemişti. Basra'ya yaklaştığında, halkın Sadiye ve Bilaliye olarak iki gruba ayrıldıklarını görmüş, bir tarafı diğerine karşı kullanabilmek için, bunlardan bir tarafa yamanmaya niyetlenmişti, ama bunu yapamamıştı. Daha sonra Bağdat'a göçmüş ve orada bir sene ikamet etmiş, Muhammed b. Ahmed b. İsa b. Zeyd'e mensub olmuştu.
O, adamlarının kalplerindeki düşünceleri ve niyetleri bildiğini, bunu Cenâb-ı Allah'ın kendisine bildirdiğini iddia ediyordu. Bazı basit, cahil ve ayak takımı kimseler ona tabi olmuşlardı.
Sonra ramazan ayında Basra'ya dönmüş, etrafında çok sayıda adam toplanmıştı, ama bu adamları arasında savaşacak kabiliyette kimseler yoktu. Basra taraflarından kendilerine asker geldi. Hep birlikte toplanarak savaştılar. Bu Haricinin ordusunda sadece üç kılıç vardı, karşılarındaki orduda ise çok sayıda teçhizat, asker ve aletler vardı. Bununla birlikte bu Haricinin adamları o askerleri mağlub ettiler. Karşı taraftaki askerler 4.000 savaşçı idiler.
Bundan sonra Harici ve adamları Basra'ya gittiler. Ciba halkından bir adam ona bir at hediye etti, ama atın üzerine koyacak bir eğer ve ağzına takacak bir gem bulamadı. Atın boynuna bir ip takarak sırtına bindi, ağzım lifle bağladı. Sonra bir adamı ölümle tehdit ederek ondan 150 dinar ve 1.000 dirhem aldı. Bu onun bu beldede yaptığı ilk yağma idi. Sonra diğer bir adamdan üç beygir aldı. Başka bîr yere giderek oradan da silah ve eşya gasbetti. Sonra az sayıda silaha ve ata sahip ordusuyla yola koyuldu. Bunun ardısıra kendisiyle Basra valisi arasında müteaddit savaşlar cereyan etti. Basra valisini ve askerlerini bozguna uğrattı. Böylece gücü arttı, adamları çoğaldı. Otoritesi yayıldı, askerleri fazlalaştı. Bununla beraber halkın malına taarruz etmiyor, kimseye eziyet vermiyordu. O sadece sultanın malını almak istiyordu.
Savaşlarından birinde adamları müthiş bir hezimete uğradılar, sonra gelip etrafında toplandılar. Toparlandıktan sonra da Basralıla-ra yeniden hücum ettiler. Onları bozguna uğrattılar. Bir kısmını öldürüp bir kısmını esir aldılar. Yanma getirilen her esiri mutlaka öldürüyordu.
Zamanla durumu kuvvetlendi. Basralılar ondan korkmaya başladılar. Halife, bu zencilerin lideri Harici ile savaşmaları için Basra'ya takviye kuvvetleri gönderdi. Sonra adamlarından biri, beraberindeki askerlerle birlikte Basra'ya hücum etmesini, zor kullanarak şehire girmesini kendisine tavsiye edince o, adamlarının görüşlerini zayıf bulup şöyle dedi: "Şehirin yakınında duralım. Onlar bizim şehire girmemizi taleb etsinler ve bizi çağırsınlar."»
Bununla Basralılar arasında cereyan eden hadiseleri ve savaşları inşaallah önümüzdeki sene olaylarından bahsederken anlatacağız.
Bu senede Ali b. Hüseyin b. İsmail b. Muhammed b. Abdullah b. Abbas insanlara haccettirdi.

