Türkler Bağdat'ta güçlenince Ahvaz'da ikamet etmekte olup Bağdat'a giremeyen Bahtiyar b. Muizzü'd-Devle ne yapacağını şaşırdı. Amcası Rüknü'd-D evle'ye haber salarak yardım istedi. O da veziri Ebü'1-Feth b. Amid komutasında bir askeri birliği ona takviye olarak yola çıkardı. Bahtiyar, amcası Rüknü'd-Devle'ye yardım için haber salmış, ancak bu askeri birliğin gelmesi gecikmişti. Bunun üzerine İmran b. Şahin'e haber salmış, o, yardım çağrısına icabet etmemişti, Ebu Tağlib b. Hamdan'a haber salmış, o, yardım edeceğini söylemişti, ama içinde Bağdat'ı ele geçirme niyeti vardı.
Türkler, büyük bir kalabalık halinde halife Muti ve babası da beraberlerinde olmak üzere Bağdat'tan çıktılar. Vasıt'a vardıklarında Muti vefat etti. Birkaç gün sonra Sebüktekin'de vefat etti. Bunların cenazeleri Bağdat'a gönderildi. Türkler, Alptekin adındaki bir komutanın etrafında toplandılar. Durumları kuvvetlenmişti. Bahtiyar'la karşı karşıya geldiler. Bahtiyar'ın durumu cidden zayıflamıştı. Amcası oğlu Adüdü'd-Devle ona karşı güçlenmiş, Irak'ı elinden almış ve düzenini alt-üst etmişti..
Bu senede Mekke ve Medine'de Muiz el-Fatımî adına hutbe okundu.
Bu senede Beni Hilal kabilesinden ve Araplardan bir grup, hacıların yolunu kestiler. Çok sayıda hacı öldürdüler ve kurtulan hacı adayları da hacca gidemediler.
Bu senede Sabit b. Sinan b. Sabit b. Kurra'nm tarihi tamamlandı. Bu tarih kitabı, hicretin 295. senesinden itibaren başlıyordu ki, bu sene, Muktedir'in hilafete geçtiği ilk seneydi.
Bu senede Vasıt şehrinde şiddetli bir deprem meydana geldi.
Bu senede Şerif Ebu Ahmed el-Musevî insanlara haccettirdi. Ancak kendisiyle birlikte Irak tarafından gelen kimselerden başkası bu senede hacedememişti. Çünkü Medine yolu kesilmişti.

