El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Halife Ve Şair İbn Mutez

Abdullah b. Mutez Billah Muhammed b. Mütevekkil Alallah Cafer b. Mutasını Billah Muhammed b. Reşid. Künyesi Ebü'l-Abbas'tı. Haşimi ve Abbasi sülalesindendi. Güçlü bir şairdi. Fesahat ve belagat sahibiydi. İyiliği …

Abdullah b. Mutez Billah Muhammed b. Mütevekkil Alallah Cafer b. Mutasını Billah Muhammed b. Reşid. Künyesi Ebü'l-Abbas'tı. Haşimi ve Abbasi sülalesindendi. Güçlü bir şairdi. Fesahat ve belagat sahibiydi. İyiliği sağlama, şerri defetme hususunda insanların önderi idi. Müberred'den ve Sa'leb'den hadis dinledi. Hikmet, edebiyat konusunda kendisinden çok şeyler nakledilmiştir. Şu sözler ona aittir:

«Yılanın nefesleri günahlardır.

Dünya ehli kimseler, bir kervan gibidirler ki, uykuda oldukları halde kendileri yürütülüp sevkedilirler. Çoğu kez tamahkarlık yaparlar, ama birşey elde edemezler.

Su içen kişi bazan suya kanmadan boğazına takılır.

Kanaat sınırını aşan kimseye çok mal fayda vermez.

Fazla mal elde etmek için rekabete girişen kimsenin zenginlik düzeyi yükseldikçe bela ve musibeti de artar.

Hırs, bir kimseyi mal toplamak tutkusuyla harekete geçirirse, bu uğraşması onu yorar ve hasta kılar. Hırs; insanın kadrini eksiltir, payını da artırmaz.

İnsanların en bedbahtı, sultana en yakın olanıdır. Nitekim ateşe en yakın olan şey yanmaya en yakın olan şeydir.

Dünya izzeti hususunda sultana ortak olan kimse, ahiret zilletinde de ona ortak olur.

Hasetçinin senin sevindiğin zamanda kederlenmesi, intikam ola-

sana yeter.

Fırsat çabucak elden kaçar, ama geri dönmesi çok uzak bir ihtifaldir.

Sırların bırakıldığı yerler çoğalınca zayi olma ihtimali de artar.

Azledilmek, yöneticilerin ne kadar şaşkın oldukları hususunda senin için bir Öğüttür.

Sabırsızlanmak, sabretmekten daha yorucudur.

Affın yüzünü, affettiğin kimseyi kınayarak lekeleme.

Ölünün terekesi, varisleri için bir izzettir, ama kendisi için zillettir.»

Onun bu manaya uygun şiirlerinden bazıları da şunlardır:

"İster malının üzerine koş ve elinde topla, istersen saç. Kişi dünyada kalıcı değildir.

Nice mal toplayıp keselerinin ağzını bağlayan kişi var ki, O malları miras terazisine konulmuştur." "Ey zenginlik ve kahredici iktidar sahibi, emri kesin geçerli devlet erkanı!

Ey Adenıoğullanmn şeytanları! Ey günah yolunda kullanılan şehvetin köleleri! Bekleyin, dünyayı görün; işte o, yüz çevirip gitmektedir. Az bir süre sonra ahiret doğacaktır."

"Ey nefis ağla ve ölmeden önce tevbe et.

Felek bizi birbirimizden ayırmadan ve aramıza mesafe koymadan tevbeni yap.

Ben ölüp de ardım sıra ağıtçılarım matem tuttukları zaman bana ihanet etme.

Ahdime vefa gösteren kişi odur ki,

Ben öldükten sonra bana vefakarlık gösterendir."

Solî dedi ki: «İbn Mutez, babası halifenin sağlığında bir cariyeye baktı, onu çok beğendi ve ona olan aşkından ötürü hastalandı. Babası ziyaretine gelince ona: "Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu. O da şu şiiri okumaya başladı:

"Ey kınayanlar, beni kınamayın.

Sevgilimin güzel yüzüne bakın, bana hak vereceksiniz.

Bakın bakalım hele; ondan daha güzel birini görebilecek misiniz?

Eğer onun bir benzerini görürseniz o zaman beni kınayın."

Halife, bu hikayenin aslım araştırdı. Cariyenin durumunu öğrendi, sonra efendisine haber saldı. Huzuruna getirtti, cariyeyi 7.000 dinara ondan satın alıp oğluna gönderdi.»

Önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi bu senenin rebiyülevvel ayında Muktedir'i hilafetten azledip yerine Abdullah b. el-Mutez'i halifeliğe geçirmek amacıyla ümera ve kadılar toplandılar. Abdullah b. Mutez'e bey'at edip ona Murtaza ve Muntasıf Billah lakabını taktılar. O halifelikte, ancak bir gün ya da bir günden az bir süre kalabildi. Sonra Muktedir galip oldu ve kendisine karşı isyan edenlerin çoğunu Öldürdü. İbn Mutez'i de yanında sarayda tutukladı ve başına hadim Yunus'u nöbetçi olarak dikti. İbn Mutez, bu senenin rebiyülahir ayının ikisinde öldürüldü. Anlatıldığına göre o ömrünün son gününde iken hasta halde şu şiiri inşad etmiştir:

"Ey nefis, sabret; belki akibetin hayrolur.

Dünyamf uzun süren bir güvenlikten sonra sana ihanet etti.

Seher vakti bir kuş yanımızdan geçti, kendisine dedim ki:

Sana ne mutlu, keşke senin yerinde ben olaydım, sana ne mutlu.

Eğer doğuya doğru gidiyorsan, Serat kıyısına selam söyle, eğer oraya gidiyorsan.

Ölüm bağlarına bağlanmış ve kurtuluşuna imkan olmayan selamımı oraya ulaştır.

Kan ağlıyor bu eli kolu bağlı kimse.

Nice kimseler güvendedir, ama ölüm onlara gelir.

Nice kimseler bağlardan kurtulur ama yine tuzağa düşer.

Öyle sanıyorum ki, bugün ömrümün son günüdür.

Yakında ağıtçılar benim ölümüme ağlayacaklardır."

Öldürülmek için infaz yerine getirildiğinde şu şiiri okumaya başladı:

"Öldürülmemize sevinenlere de ki; yavaş olun. Sizin de önünüzde musibet ve felaketler vardır. Bu felektir, mutlaka sizin de ondan alacağınız felaket payı vardır."

İbn Mutez'in öldürüldüğü, bu senenin rebiyülahir ayının ikinci gecesinde ortaya çıktı.

İbn Hallikan, onun birçok eserleri bulunduğunu söylemiş ve "Ta-bakatü'ş-Şuara, Kitabü Eş'ari'lMülük, Kitabu 1-Âdab, Kitabü'l- Bedi', Kitab fi'1-Ginâ" gibi eserlerin ona ait olduğu bildirmiştir. Yine onun anlattığına göre, ümeradan bir grup Muktedir'i hal' edip İbn Mutez'in halifeliğine bey'at etmişler ve İbn Mutez, bir gün bir gece halifelikte dalmış, sonra durumu sarsılmış, düzen bozulmuştu. Kendisi, İbn Ces-Sas el-Cevherî'nin evinde gizlenmiş. Daha sonra ortaya çıkarılıp öldürülmüş ve İbn Cessas, 2.000 dinar para cezasına çarptırılmıştı. Bundan sonra İbn Cessas'ın geride 600.000 dinarı kalmıştı.

İbn Mutez, esmer renkli, yuvarlak yüzlü bir kimse olup saçını siyaha boyardı. Elli sene yaşadı. Onun bazı hikmetli sözlerinin ve şür_ lerinin mevcud olduğu söylenir. Allah ona rahmet etsin.