Bu, rivayet edilen meşhur cüz'ün sahibidir. Vefat ederken 110 yaşındaydı. 107 yaşında vefat ettiğine dair başka bir rivayet de vardır. On oğlu vardı ki, onları Aşere-i Mübeşşere'nin adlarıyla adlandırmıştı. Yahya b. Main ile diğerleri onun sika bir ravi olduğunu söylemişlerdir. Hicretin 150. senesinde İmam Ahmed b. Hanbel'in ders meclisine devam etti. Bu senede 107 yaşında iken vefat etti.
Zenciler, Ebu Said el-Eşecc ile Yezid b. Ahrem et-Taî ve Revasî'yi, Basralılarla birlikte öldürmüşlerdi.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetlerden biri de Müslim'in üstadlarından biri olan Ali b. Haşrem'dir. Müslim, bu zattan çok hadis rivayet etmiştir.
Nahiv ve lügat âlimi Abbas b. Ferec Ebü'1-Fadl er-Riyaşî de bu senede vefat eden meşhur şahsiyetlerdendir. Bu zat Arapların tarihini, savaşlarını ve siyeri bilirdi. Birçok ilimlere vakıf olup sika ve âlim bir kimseydi. Asmaî'den, Ebu Ubeyde ve diğerlerinden rivayetlerde bulundu. İbrahim el-Harbî, Ebu Bekir b. Ebi'd-Dünya ve diğerleri de kendisinden rivayetlerde bulundular. Bu senede zenciler tarafından Basra'da Öldürüldü. İbn Hallikan, "el-Vefeyât" adlı eserinde bu zattan bahsetmiştir.
Asmaî'nin rivayetine göre Abbas b. Ferec şöyle demiştir:
«Bir a'rabi yanımıza uğradı, kaybolan oğlunu arıyordu. Kendisine: "Oğlunun evsafını bize anlat." dedik, o da: "Yüzü altın gibi parlak bir çocuktu." dedi. Biz de: "Onu görmedik." diye cevap verdik. Az sonra omuzuna bir çocuk almış olarak yanımıza geldi. Çocuk kazan dibi gibi simsiyahtı. Adama: " Eğer bize bunu sormuş olsaydın sana yerini gösterirdik. Çünkü bu çocuk sabahtan beri şuracıkta çocuklarla oynuyordu." dedik. Sonra Asmaî şöyle bir şiir okudu:
"Seher vakti gece soğuyunca ve de sapasağlam kişi soğuktan titreyince o zaman delikanlının yatağı ne güzel olur.
Cenâb-ı Allah, babanın gözüne çocuğunu hoş gösterdiği gibi öyle bir yatağı gönüle hoş gösterir."»

