Bu senede Ebul-Ahmed el-Muvaffak, oğlu Ebü'l-Abbas'ı 10.000 kadar süvari ve piyadeden oluşan, giysileri ve üniformaları çok güzel ve mükemmel olan bir askeri birliğin başında zencilerle savaşa gönderdi. İki taraf arasında çeşitli zamanlarda ve gerçekten şöhretli olan savaşlar cereyan etti ki, bu savaşların anlatımı burada uzun sürecektir. İbn Cerir, bu savaşları kendi tarihinde uzun uzadıya anlatmıştır.
Özetle diyecek olursak, neticede Ebü'l-Abbas b. Muvaffak, galib geldi ve zencilerin istila ettiği Vasıt şehri ile Dicle arazilerini geri aldı. Kendisi genç yaştaydı. Henüz savaş tecrübesi yoktu, ama Cenâb-ı Allah onu korudu, ona ganimet ihsan etti, muzaffer kıldı. Kelimesini yüceltti. Attığım hedefine ulaştırdı, duasına icabet etti. Onun eliyle fethi gerçekleştirdi. Nimetini üzerine tam yağdırdı. İşte bu genç, ileride halifeliğe geçecekti. Amcası Mutemid'den sonra hilafet makamına oturacaktı. Nitekim bu husus ileride anlatılacaktır.
Sonra Allah'ın dininin yardımcısı Ebu Ahmed el-Muvaffak, bu senenin safer ayında büyük bir orduyla Bağdat'tan çıkıp yola koyuldu. Rebiyülevvel ayında Vasıt şehrine girdi. Oğlu onu karşıladı ve beraberindeki askerlerin durumunu anlattı. Askerlerin kendisine samimi davrandıklarını, cihad yükünü yüklendiklerini söyledi. O da askerlerin ve komutanlarının tümüne kıymetli kaftanlar giydirdi. Sonra bütün askerlerle birlikte, kendisinin inşa edip Menia adını verdiği şehirde bulunan zenci liderinin üzerine yürüdü. Zenciler liderlerini savunmak için şiddetlice savaştılar, ama Ebu Ahmed onları mağlub etti. Şehirlerine zorla girdi. Onlar da kaçıp gittiler. Peşlerine adamlar taktı. Onları Bataih'a kadar kovalayıp yakaladılar. Kimini öldürdüler, kimini de esir aldılar.
Ebu Ahmed, Menia şehrinde çok ganimetler ele geçirdi. Esir ahn-fftış 5.000 kadar Müslüman kadını kurtardı. Bu kadınların Vasıftaki akrabalarına gönderilmelerini emretti. Şehrin surlarının yıkılmasını, hendeğinin doldurulmasını da emretti. Daha önceleri bir şer odağı °lan bu yerleri bir çöl haline getirdi.
Sonra Muvaffak, zenci liderine ait Mansura şehrine yürüdü. Ora-1a Süleyman b. Cami vardı. Muvaffak ve askerleri orayı kuşattılar.
Şehir halkı savunma savaşı verdi, iki taraftan çok adam öldürüldü. Ebü'l-Abbas b. Muvaffak, Ahmed b. Hindî'nin mızrağını zenci liderinin komutanlarından birine fırlattı. Beyninden vurup onu öldürdü. Öldürülen komutan, zenci liderinin en büyük komutanlarındandı. Bu durum zencilerin çok ağırına gitti.
Muvaffak'ın askerleri, bu senenin rebiyülahir ayının bitimine üç gün kala cumartesi günü sabahleyin zenci liderinin şehrini kuşattılar. Askerleri çok güzel şekilde tabiye edilmişti. Muvaffak, askerlerin önüne çıktı. Dört rekat namaz kıldı. Cenâb-ı Allah'a yalvarıp yakardı. Sonra kuşatmayı şiddetlendirdi. Cenâb-ı Allah, zencileri hezimete uğrattı ve Muvaffak hendeğe ulaştı. Oranın çok müstahkem şekilde muhafaza altına alınmış olduğunu gördü. Şehrin çevresine beş hendek kazmış, beş sur yapmışlardı. Her bir suru aştığında diğer surun üzerinde bulunan zenciler surları savunmaya başladılar. Muvaffak ve askerleri onları mağlub edip diğer sura geçiyordu. Böylece şehre ulaştılar. Zencilerden çoğunu öldürdüler, kalanları kaçıp gittiler. Süleyman b. Cami ve akrabalarının zenci kadınlarını ve çocuklarını esir aldılar. Ellerinde bulunan Müslüman kadın ve çocuk esirleri kurtardılar. Bu esirler, Basra ve Küfe halkından olup 10.000 kadar idiler. Bunları kurtarıp ailelerine gönderdi. Allah ona hayır mükâfat versin.
Sonra şehrin hanlarının, surlarının yıkılmasını, hendeklerinin ve nehir yataklarının doldurulup tıkanmasını emretti. Orada onyedi gün kaldı. Kaçan askerlerin peşini takip için kendi askerlerini gönderdi. Yakalanıp getirilen zenciler mutlaka yumuşak bir lisanla hakka davet ediliyordu. Bu davete icabet eden askerler Müslüman komutanlardan birinin emrine veriliyordu. Maksat, bunları dine ve hakka döndürmekti. Davete icabet etmeyen, hapsedilip öldürülüyordu.
Daha sonra Muvaffak, Ahvaz'a gitti. Halkı şehirden uzaklaştırdı, eşraftan çoğunu öldürdü. Bunlar arasında Ebu İsa Muhammed b. İbrahim el-Basrî de vardı. Bu, halkın kendisine itaat ettiği bir reisti. Muvaffak bunların mallarının çoğunu ganimet olarak aldı. Lanetli zenci liderine mektup göndererek, onu yaptığı kötülüklerden, işlediği zulümlerden, peygamberlik ve risalet iddiasından, şehir tahrib etme cürmünden, haram tenasül organlarını helal sayma şirretinden vazgeçip tevbeye davet etti. Hakka dönmesi durumunda ona eman vereceğini bildirdi. Ama zenci lideri onun bu çağrısına cevap vermedi.

