Bu senede Müslümanlarla Rumlar arasında esir mübadelesi yapıldı. Kurtarılan Müslüman esirlerin sayısı, kadınlı ve erkekli olmak üzere 3.000'e yakındı.
Bu senenin safer ayının ortasında, Horasan ve Maveraünnehir valisi İsmail b. Ahmed es-Samanî vefat etti. Bu zat akıllı, adaletli, halkına iyi muamele eden, yumuşak huylu, âlicenâb bir şahsiyetti. Muhammed b. Nasr el-Mervezî'ye ihsanda bulunur, saygı gösterir, kendi hükümdarlık meclisinde oturmaktayken gelişi esnasında ona kıyamda bulunurdu. Vefat ettikten sonra yerine oğlu Ahmed geçti. Halife, ona bir tebrik gönderdi.
Bir gün İsmail b. Ahmed, halktan bazı kimselerle oturmakta iken neseplerle övünmekten bahsedildi. Kendisi ise şöyle dedi: «Övünmek ancak amellerle olur. Kişinin babası, dedesi ve memleketi ile değil de bizzat kendi şahsının yaptığı işlerle övünmesi gerekir. Nitekim şairin biri şöyle demiştir:
"Ben dedelerimle değil kendi gayretimle yükseldim."
Bir başka şair ise şöyle demiştir:
"Benim ahlakım ve edebim benim için bir övünç vesilesi olarak yeter. Ben ne Haşimilerdenim ne de Araplandanım.
Yiğit odur ki; "İşte ben buyum" der, yoksa "Babam şöyleydi, böyleydi" diyen yiğit değildir."»
Bu senenin zilkade ayında halife Müktefi Billah Ebu Muhammed b. Mutedid vefat etti.

