El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin İkiyüzdoksanıncı Senesi

Bu senede "Şeyh" lakabıyla tanınan Yahya b. Zikreveyh b. Behre-veyh Ebu Kasım el-Karmatî, büyük bir taraftar grubuyla Rakka'ya geldi. Oralarda bozganculuk yaptı. Halife de 20.000 süvariden oluşan büyük bir askeri birliği …

Bu senede "Şeyh" lakabıyla tanınan Yahya b. Zikreveyh b. Behre-veyh Ebu Kasım el-Karmatî, büyük bir taraftar grubuyla Rakka'ya geldi. Oralarda bozganculuk yaptı. Halife de 20.000 süvariden oluşan büyük bir askeri birliği onun üzerine şevketti.

Bu senede halife, Bağdat'tan ikamet amacıyla Samarra'ya gitmek üzere harekete geçti. Ancak vezir, onu bu görüşünden vazgeçirdi. O da Bağdat'a döndü.

Bu senede Mağriblilerden Zerka adında bir adam, ateşli bir ok fırlatarak Dımışk kapısında Yahya b. Zikreveyh'i öldürdü. Onun öldürülmesine halk sevindi. Ateşli ok vücuduna isabet edip onu yakarak öldürmüştü. Mağribli adam Mısır askerleri arasında idi.

Yahya b. Zikreveyh'in öldürülmesinden sonra, yerine kardeşi Hüseyin geçerek Karmatîlerin idaresini ele aldı. O kendine Ahmed adını, Ebü'l-Abbas künyesini ve Emirü'l-Mü'minin lakabım takmış, Kar-matîler de ona itaat etmişlerdi. Dımışk'ı kuşatma altına aldı. Belirli miktarda mal ve para vermek üzere Dımışklılar onunla barış antlaşması yaptılar. Bundan sonra Humus'a gitti, orayı fethetti, Humus minberlerinde onun adına hutbe okundu. Bundan sonra Hama'ya ve Maarratu nNuman'a gitti. Oralardaki halkı mağlup etti. Mallarını ve kadınlarını ele geçirip kendine mubah saydı. Binekleri ve mektepler-deki çocukları öldürüyor, beraberindeki askerlerin o yöredeki kadınlarla cinsel ilişkide bulunmasını mubah kılıyordu. Öyle ki bir kadınla birçok adamı zina yapıyordu. Kadın çocuk doğurunca da o zinakar erkeklerden her biri diğerini babalıkla kutluyordu.

Şam halkı, bu mel'undan çektikleri eza ve cefayı bir mektupla halifeye bildirdi. Halife de bunların üzerine kalabalık bir askeri birliği şevketti. Bu askeri birliğe bol miktarda para harcadı. Kendisi de ramazan ayında yola koyuldu, Rakka'ya geldi. Askerleri, Karmatîlerle savaşmaları için her bir tarafa yaydı.

Karmatîlerin lideri, kendi adamlarına şöyle mektup yazıyordu:

"Abdullah el-Mehdi Ahmed b. Abdullah el-Mehdi el-Mansur en-Nasır Lidinillah el-Kaim Biemrillah el-Hakim Bihükmillah ed-Dai İla Kitabillah ez-Zab an Harimillah el-Muhtar min Veledi Rasûlillah.Hidayete erdiren Allah kulu Mansur'un oğlu Allah'ın dininin yardımcısı, Allah'ın emrini yerine getiren, Allah'ın hükmüyle hükmeden Allah'ın kitabına davet eden, Allah'ın sınırını koruyan ve Rasûlul-lah'ın seçkin evladı, hidayete erdirici Allah kulu Ahmed'den....)."

Kendisinin Hz. Ali'nin ve Fatıma'nm zürriyetinden geldiğini iddia ediyordu, ama yalan söylüyordu. Allah onu kahretsin. Uyduruk-çuydu o. Önce Kureyş'e, sonra da Haşimoğullarma en azılı bir düşmandı. Silmiye'ye girdi. Orada Haşimilerden hiçbirini hayatta bırakmadı. Onları ve çocuklarını öldürdü. Kadınlarını askerlerine peşkeş çekti.

Bu senede sınır boyu halkının şikayetleri üzerine Muzaffer b. Cenah, yerine Ebu Amir Ahmed b. Nasr, Tarsus sınırını muhafaza etmekle görevlendirildi.

Bu senede Fadl b. Muhammed el-Abbasî insanlara hacettirdi.

Hicretin İkiyüzdoksanıncı Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler