El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin İkiyüzelliyedinci Senesi

Halife Mutemid bu senede Yakub b. Leys'i; Belh, Toharistan, buraya bağlı Kirman, Sicistan ve Sind gibi yerlere vali olarak tayin etti. Bu senenin safer ayında halife Mutemid, kardeşi Ebu Ahmed'i Küfe, Mekke, Medine, …

Halife Mutemid bu senede Yakub b. Leys'i; Belh, Toharistan, buraya bağlı Kirman, Sicistan ve Sind gibi yerlere vali olarak tayin etti.

Bu senenin safer ayında halife Mutemid, kardeşi Ebu Ahmed'i Küfe, Mekke, Medine, Yemen, oraya bağlı mıntıkaların ve Mekke yolunun kontrolünden sorumlu kıldı ve buralara vali tayin etme yetkisini verdi. Bu senenin ramazan ayında Bağdat, Irak sevadı, Vasıt, Dicle mıntıkası, Basra, Ahvaz ve Fars'a vali atama yetkisini kendisi ne devretti.

Bu senede hacib Said ile zencilerin başına geçen Alevi, Basra diyarında karşılaştılar. Hacib Said, onun hezimete uğrattı. Elindeki esirleri kurtardı ve bol miktarda mal ve parayı ondan geri aldı. Etraflıda toplanan zencileri de son derece tahkir etti. Sonra zenciler geceleyin Said'e baskın yaptılar. Askerlerinden çoğunu öldürdüler. Bir rivayette anlatıldığına göre Said b. Salih'in kendisi de bu vak'ada öldürülmüştür. Sonra bu zenciler, Mansur b. Cafer el-Hayyat ve maiyetindeki büyük bir ordu ile savaştılar. Liderleri olan ve Talibi olduğunu iddia eden ama aslında yalan söyleyen kişi Mansur'un ordusunu

mağlub etti.

îbn Cerir dedi ki: Bu senede Bağdat'ta Bereketü'z-Zelzel denen mahallede çok miktarda kadım boğarak Öldüren bir adam yakalandı. Bu önce kadınlarla ilişki kuruyor, sonra onları boğuyor, üzerlerindeki zinet eşyalarını ve paralarını yağmalıyordu. Yakalanıp Mutemid'in huzuruna götürüldü. Orada kendisine 2.400 kırbaç vuruldu. Cellatlar testislerine, kendilerine özgü bir değnekle vurmadan canını vermedi. Sert ağaçtan yapılmış değnekle testislerine vurduklarında Ölmüştü, Sonra Bağdat'a götürülerek orada asılmış, bir müddet asılı durduktan sonra cesedi indirilip yakılmıştı.

Bu senenin şevval ayının 14. gecesinde ay tutuldu. Ayın çoğu görünmez oldu. O günün sabahında, habis zencinin adamları zorla Basra'ya girdiler, ahalinin çoğunu Öldürdüler. Basra valisi Buğrak ve beraberindekiler kaçıp gittiler. Zenci, Basra camiini ve birçok evleri yaktı. Askerleri, oradaki mal ve eşyaları yağmaladılar. Bundan sonra zenci ve Haricinin adamlarından İbrahim b. Mühellebî: "Eman isteyen kimse buraya gelsin!" diye yüksek sesle bir duyuru yaptı. Etrafında Basralılardan çok kimseler toplandılar. Bunu bir fırsat bildi. Hiyanet etti ve onların Öldürülmesini emretti. Tek tük adamlar kur-tulabildüer, ama çokları öldürüldü. Zenci, Basralılardan bir grubu çembere almıştı. Bu sırada birbirlerine, şunu öldürelim diye işarette bulunuyorlar ve kılıçlarına el atıyorlardı. Ama zenci, Öldürülmekte olan kimselerin kelime-i şahadetlerine ve zenci adamlarının da gülüşüp bağrışmalarına baktığı için bunların yaptıklarını görmüyordu. "Doğrusu bizler Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz."

Asiler, birkaç gün müddetle Basra'nın her tarafında bu kötü icra-atlarını sergilediler. Bu günler çok uğursuz günlerdi. Halk onların önünden sağa sola kaçışır oldu. Her biri bir tarafa gitti. Zorbalar dağ*ar arasına doldurdukları ekinleri ve diğer otları ateşe verdiler. Hayvan, insan ve diğer her ne varsa Basralılara ait bütün eşyalar bu ateşte yanıp kül oldu. Büyük Camii de yakmışlardı. Ayandan, edipfâraen, fazıl kimselerden, hadisçi ve âlimlerden çok sayıda insan öl-

dürmüşlerdi. İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn. '

Bu murdar adam Fars halkına da büyük belâlar götürdü. Sonra Basralılara bol miktarda erzak geldiğini duydu. Basrahlar önceleri erzak sıkıntısı çekmekte iken artık rahatlığa kavuşmuşlardı. Kendilerine erzak geldiğini duyunca onları kıskandı.

İbn Cerir'in rivayetine göre kendisini duyan bir adam, o Harici zencinin şöyle dediğini nakletmiştir: «Basralılara beddua ettim. Bana gelen, ama sahibi görünmeyen bir ses şöyle demişti: "Basrahlar senin için kenarından kopanp yiyeceğin bir ekmek gibidirler. Eğer ekmeğin yarısı kırılırsa Basra harab olur." İşte ben bu sesi duyduktan sonra ekmeğin ay, kırılmasının da tutulma olduğunu tevil ettim.» Onun bu sözleri adamlarının dilinde dolaşıyordu. Nihayet onun dediği gibi gerçekten ay tutuldu. Şüphesiz onun bir cini vardı. Kendisine bu tür şeyleri haber veriyordu. Nitekim Müseylemetü'l-Kezzab'ın da böyle bir cini vardı.

Zencilerin, Basralılara hücumu esnasında bu murdar Harici, maiyetindeki adamlarına şöyle demişti: "Bu sabah Cenâb-ı Allah'a yalva-rarak Basralılara beddua ettim. Basra şehri gök ile yer arasında orta bir yere yükseltilerek bana gösterildi. Ben de Basralıların savaştıklarını ve meleklerin benim adamlarımın yanında onlara karşı yer aldıklarını, benim Basralılara karşı muzaffer olduğumu, meleklerin

benimle

birlikte

savaştıklarını,

askerlerimin

sebat

edip

savaşlarımda

beni desteklediklerini gördüm!"

Basra'daki Aleviler yanma geldiklerinde, kendisini o zaman Yahya b. Zeyd'e nisbet etti. Ama Yahya b. Zeyd'in nesebinden geldiğine dair sözleri kesinlikle yalandır. Zira Yahya b. Zeyd'in kendisinden sonra, süt emmekte olan küçük bir kızdan başka bir kimsesi hayatta kalmamıştı. Cenâb-ı Allah, bu lanetli Hariciyi kahretsin. Bu ne kadar da yalancı, facir ve haindir!

Bu senenin zilkade ayının başında halife, Müvelled adıyla bilinen Emir Muhammed komutasında büyük bir askeri birliği zencilerin lideri Harici ile savaşmak üzere harekete geçirdi. Emir Muhammed yolda giderken Betaih diyarına korku salan, oraları hükmü altına alan, yolları korkulu hale getiren Sa'd b. Ahmed el-Bahilî'yi yakaladı. Bu senede Muhammed b. Vasıl, Fars diyarında halifeye muhalefet ederek oraları istilâ etti.

Bu senede Besil el-Saklabi denen bir Rum, Bizans imparatoru Mihail b. Tofü'e suikast yaptı. Onu öldürdü ve Bizans'ı istilâ etti. Mi-hail, Bizans'ta yirnıidört yıl müddetle imparatorluk yapmıştı. Bu senede Fadl b. İshak el-Abbasî insanlara haccettirdi.

Hicretin İkiyüzelliyedinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler