El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin İkiyüzkırkdokuzuncu Senesi

Bu senenin receb ayının ortasında cuma günü Müslümanlarla Rumlar Malatya yakınında karşı karşıya geldiler. Şiddetli bir savaşa tutuştular. Bu savaşta her iki taraftan da çok sayıda insan öldürüldü. Müslümanların komutanı …

Bu senenin receb ayının ortasında cuma günü Müslümanlarla Rumlar Malatya yakınında karşı karşıya geldiler. Şiddetli bir savaşa tutuştular. Bu savaşta her iki taraftan da çok sayıda insan öldürüldü. Müslümanların komutanı Ömer b. Abdullah b. Akta, beraberinde 1.000 kadar Müslüman savaşçıyla birlikte Öldürüldü. Aynı şekilde islâm ordusundaki komutanlardan biri olan Ali b. Yahya el-Ermenî de öldürülmüştü. İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz.)

Bu iki komutan İslâm'a yardımcı olanlarının en büyüklerinden idiler.

Bu senenin safer ayının ilk gününde, Bağdat'ta büyük bir fitne koptu. Şöyle ki: Halk, hilafet işine el koyan ve Mütevekkil'i öldüren; Muntasır'ı, ondan sonra da Müstain'i pençelerine alan bir grup komutandan rahatsız olmuş, onlara karşı ayaklanmıştı. Hapishaneye hücum ederek oradaki mahkumları çıkarmışlar, iki köprüden birine gizıdip birini yıkmışlar, diğerini de ateşe vermişlerdi. Halkın tümünün ayaklanması için çağrıda bulunmuşlar, bu çağrı neticesinde etraflarında büyük bir kalabalık toplanmış ve gidip birçok yerleri yağmala-mışlardı. Bu olaylar Bağdat'ın doğu tarafında cereyan etmişti. Sonra varlıklı kimseler, Bağdatlılardan çok miktarda mal ve para toplayarak Müslümanları öldüren düşmanlara karşı savaşmaları için sınıra gidecek askerlerin ihtiyaçlarını karşılama işine koyuldular. Cibal, Ahvas, Fars ve diğer yerlerden insanlar, Rumlarla savaşmak üzere sidip toplandılar. Çünkü halife ve askerleri Bizans'la savaşmaya, İslâm düşmanlarını öldürmeye asla teşebbüs etmemişlerdi. Hilafet tarafı zayıflamış, halife ve askerleri şarkıcı cariyeleri dinlemek ve eğlenceye dalmakla meşgul olmuşlardı. İşte halk buna öfkelenmiş ve yukarıda anlattığımız isyan hareketini başlatmıştı.

Bu senenin rebiyülevvel ayının bitimine dokuz gün kala Samarra halkı zindana hücum ederek oradaki hükümlüleri çıkarıp serbest bırakmışlardı. Onlar da Bağdatlılar gibi isyana girişmişlerdi. Kendilerine "Zürafa" denilen bir grup asker isyancıları bastırmak üzere hücuma geçince halk onları bozguna uğratmıştı. İşte o esnada Vasıf, Küçük Boğa ve bütün Türk komutanlar isyancıların üzerine hücuma geçmiş ve halktan çok sayıda insan öldürmüşlerdi. Uzun süren fitneler cereyan etmiş, neticede fitne alevleri sönmüş, kargaşa dinmişti.

Bu senenin rebiyülahir ayının ortalarında Türkler arasında da bir fitne koptu. Şöyle ki: Halife Müstain, hilafet işlerinin idaresini ve beytülmahn paralarının harcanmasını üç kişinin eline bırakmıştı. Bunlar da şu kişilerdi: Türk Atamış, bu halifenin en has adamlarından olup vezir makammdaydı. Halife Müstain'in oğlu Abbas da bunun yanında eğitim görüyor ve Farsça öğreniyordu. İkincisi de Şahek adındaki hadimdi. Üçüncüsü ise halifenin annesiydi. Halife, annesinin her istediğini veriyordu. Annesinin Seleme b. Said adında Hristi-yan bir katibi vardı.

Atamış, israfa başladı. Beytülmaldaki paraların çoğunu harcadı. Neticede beytülmalda hiçbir şey kalmadı. Türkler buna kızdılar. Onu kıskandılar. Müstain'in yanmdayken onu hilafet sarayında çembere alıp hücuma geçtiler. Müstain, Atamış'ı onlara karşı koruyamadı. Türkler de onu horlayıp küçülterek yakaladılar, Öldürdüler. Mallarını, eşyalarını ve evlerini yağmaladılar. Halife Müstain de Atamış'tan sonra yerine Ebu Salih Abdullah b. Muhammed b. Yezdad'ı vezirliğe tayin etti. Küçük Boğa'yı Filistin'e, hadim Vasıfı ise Ahvaz'a vali tayın etti. Çok kargaşalar ve fitneler cereyan etti. Halifenin gücü azaldı, zayıfladı.

Bu senenin cemaziyelahir ayının üçünde perşembe günü, Samar-ra daki Mağribliler harekete geçtiler. Toplanıp bir araya geldiler,ama sonra dağıldılar.

Bu senenin cemaziyelevvel ayının bitimine beş gün kala cuma günü (6 Temmuz) Samarra'da şiddetli sağanak yağmurlar yağdı. Şimşekler çaktı, peşpeşe yıldırımlar düştü, etrafı kara bulutlar kapladı. Yağmurlar sabahtan, akşam güneşin sararmasına kadar aralıksız yağdı.

Bu senenin zilhicce ayında Rey şehrinde şiddetli bir deprem meydana geldi. Bu depremin ardı sıra meydana gelen korkunç sarsıntı nedeniyle evler yıkıldı. Çok sayıda insan Öldü. Reylilerin hayatta kalanları da çöle çıktılar.

Bu senede Mekke valisi Abdüssamed b. Musa b. Muhammed b. İmam İbrahim insanlara haccettirdi. Bu senede Eyyüb b. Muhammed el-Vezzan, "Sünen" kitabının sahibi Hasan b. Sabbah el-Bazzar, Hafız Reca b. Merca, "Tefsir-i Ke-bir"in sahibi Abd b. Humeyd ve Amr b. Ali el-Fellas gibi meşhur şahsiyetler vefat ettiler.