El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin İkiyüzseksenaltıncı Senesi

Bu senenin rebiyülahır ayında Amid şehri İbnü'ş-Şeyh'in elinden teslim alındı. Amid'de ordugah kurmuş olan Mütedid'e Harun b. Ah-med b. Tolon'un Mısır'dan gönderdiği mektup ulaştı. Mektupta kendisinin Mısır diyarının …

Bu senenin rebiyülahır ayında Amid şehri İbnü'ş-Şeyh'in elinden teslim alındı. Amid'de ordugah kurmuş olan Mütedid'e Harun b. Ah-med b. Tolon'un Mısır'dan gönderdiği mektup ulaştı. Mektupta kendisinin Mısır diyarının emirliğinde bırakılması karşılığında Kinnesrin ve Avasım şehirlerinin de Mutedid'e teslim edileceği bildiriliyordu. Mutedid bunu kabul etti. Sonra Irak'a gitmek üzere Amid'den ayrıldı ve Amid surlarının yıkılmasını emretti. Bazı kısımlar yıkıldı, ama tamamı yıkılamadı.

İbn Mutez, Amid'i fethedişi nedeniyle Mutedid'i tebrik edip şöyle bir şiir okumuştu:

"Selamette ol ey mü'minlerin emiri. Hep kıskanılacak ve imrenilecek halde ol. Zaferin kutlu olsun. Nice hadiseler için ayağa kalktın, ilerledin, zaman geride kaldı. Sen öyle bir aslansın ki, avların da aslandır. Senin pençen hep nların vücuduna takıldığı için tırnakların kana bulanmıştır, muzaffersin." Halife Mutedid, Bağdat'a döndüğü sırada kendisine Nisabur'dan Amr b. Leys'in hediyeleri geldi. Halife, bu senenin cemaziyelahir ayının bitimine sekiz gün kala perşembe günü Bağdat'a ulaşmıştı. Nisa-bur'dan gelen bu hediyeler 4.000.000 dirhem kıymetindeydi. Ayrıca binekler, eğerler, silahlar ve diğer eşyalar da vardı.

Bu senede İsmail b. Ahmed es-Samanî ile Amr b. Leys savaştılar. Savaşın nedeni şuydu: Amr b. Leys, Rafi b. Herseme'yi öldürüp kesik başını halifeye gönderdiğinde halifeden elinde bulunan Horasan valiliğine ek olarak Maveraünnehir valiliğini de kendisine vermesini istedi. Halife de bu isteğini yerine getirdi. İşte Maveraünnehir valisi İsmail b. Ahmed es-Samanî buna kızdı ve rahatsız oldu. Durumu bir mektupla halifeye bildirdi: "Sen geniş bir dünyaya hükümdar oldun, elimde bulunan şu Maveraünnehir vilayetini bana bırak."

Halife, onun bu dileğini kabul etmeyince, İsmail b. Ahmed büyük bir ordu ile halifenin üzerine yürüdü. İki taraf Belh şehri yanında karşı karşıya geldiler. Aralarındaki savaşta Anır'm adamları hezimete uğradılar, kendisi de esir düştü. İsmail b. Ahmed'in huzuruna getirildiğinde İsmail ayağa kalktı, gözlerini öptü. Başını yıkatıp kaftan giydirdi. Kendisine eman verdi ve bu durumu bir mektupla halifeye bildirerek, ne yapması gerektiğini sordu. Halife, gönderdiği cevabi mektupta, Amr b. Leys'in eşyalarını ve mallarını teslim almasını ve bunların kendisine bırakılacağını söyledi. Daha önceleri Amr'ın sadece mutfak takımı 600 deve ile taşınırken sonunda kendisi zincirlere vurulup zindana atıldı. Daha da tuhafı, Amr'ın beraberinde 50.000 savaşçı vardı. Bu savaşçılardan hiçbiri yaralanmadı ve esir düşmedi, sadece kendisi esir düştü. İşte bu da tamahkarlığına mağlub olan kimsenin cezasıdır. Hırsı onu ileriye sevketmiş, nihayet yoksulluğun zilletine düşürmüştü. Bu, Cenâb-ı Allah'ın her tamahkar kişiye uyguladığı yasasıdır. Hakkı olmayan şeye tamahlanan kimse bu yasaya tabi olur. Dünyalığın daha fazlasını isteyen kimsenin akibeti budur.