Bu senenin muharrem ayında Mutedid, Harici Harun eş-Şarî ile savaşmak üzere Bağdat'tan çıkıp Musul'a gitti. Yapılan savaşta Harun'u ele geçirdi ve adamlarını bozguna uğrattı. Bu durumu Bağdat'a bir mektupla bildirdi. Halife Mutedid Bağdat'a döndüğünde Harun eş-Şarî'nin idam edilmesini emretti. O, Sufrilerdendi. İdam edilirken Harun şöyle demişti: "Müşrikler hoşlanmasalar da hüküm ancak Allah'ındır."
Hasan b. Hamdan, bu savaşta halifenin safları arasında Haricilere karşı savaştı. Halife de babası Hamdan b. Hamdun'u -Mardin kalesini zaptedişinden bu yana zindanda tuttuğu halde- zindandan salıverdi ve ona kaftan giydirdi, ihsanda bulundu.
Bu senede halife Mutedid, memleketin her bir yanma ferman gönderdi, Kadı Ebu Hazim'in fetvasına dayanarak miras taksimatında farz sahiplerinden arta kalan malın, ölünün asabesi olmaması durumunda zevilerhama verilmesini bildirdi. Ebu Hazim, fetvasında Şöyle demişti: "Bu hüküm, Zeyd b. Sabit dışında bütün sahabelerin ittifakı ile verilen bir hükümdür. Ancak Zeyd b. Sabit, bu durumda arta kalan mirasın beytülmala verilmesi gerektiği görüşüne kail olmuştur."
Bu fetvasında Kadı Ebu Hazim'e, Ali b. Muhammed b. Ebi'ş-Şe-varib de muvafakat etmişti. Kadı Yusuf b. Yakub ise her ikisine muhalefet etmiş ve Zeyd b. Sabit'in görüşünü benimsemişti. Fakat halife Mutedid, Kadı Yusuf b. Yakub'a iltifat etmedi ve bu sözünü nazar-ı kibara almayıp Ebu Hazim'in fetvasını geçerli kıldı. Ama bununla be-faber, Yusuf b. Yakub'u Bağdat'ın doğu yakası kadılığına atadı. Ona ^i kaftanlar giydirdi. İbn Ebi'ş-Şevarib'e muvafakat ettiğinden ötürü Ebu Hazim'i birçok yerlerin kadılıklarına tayin etti ve kıymetli kaftanlar giydirdi.
Bu senede Müslümanlarla Bizanslılar arasında esir değişimi yapıldı. Böylece Bizanslıların elinde bulunan 2.504 esir kurtarıldı.
Bu senede Slavlar, Rumları Konstantiniye'de kuşatma altına aldılar. Bizans imparatoru, elinde bulunan Müslüman esirlerden yardım istedi. Onlara çok miktarda silah verdi. Müslüman esirler onlarla birlikte Slavlara karşı savaşa çıktılar ve Slavları hezimete uğrattılar. Sonra Bizans imparatoru elinde bulunan bu Müslüman esirlerin suikastından korktu. Onları çeşitli memleketlere gönderip dağıttı.
Bu senede Amr b. Leys, bazı işleri için Nisabur'dan çıktı. Yerine Rafi' b. Herseme'yi vekil bıraktı. Rafı1 de Nisabur camilerinin minberlerinde halkı, Muhammed b. Zeyd el-Muttalibî'ye, ondan sonraki dönem için de oğlunun veliahtlığına bey'ata davet etti. Amr, geri döndü ve onu Nisabur'da kuşatma altına aldı. Kuşatmayı sürdürdü. Nihayet onu Nisabur'dan çıkardı ve şehir kapısında öldürdü.
Bu senede halife Mutedid, Ömer b. Abdülaziz b. Ebi Dülef le savaşması için veziri Ubeydullah b. Süleyman'ı harekete geçirdi. Vezir, Ömer b. Abdülaziz'e ulaşınca Ömer kendisinden eman diledi. Vezir aman verdi ve onu yakalayıp beraberinde halifeye götürdü. Komutanlar kendisini karşıladılar, halife de kaftan giydirip ihsanda bulundu.
Bu senede meşhur şahsiyetlerden İbrahim b. Mehran Ebu İshak es-Sakafi es-Sirac en-Nisaburî vefat etti. İmam Ahmed b. Hanbel, bu zatın evine gidip gelirdi. Kendisi Bağdat'ın batı yakasında Katiatürrebi mıntıkasında ikamet ederdi. İmam Ahmed b. Hanbel'e halı serer, yanında iftar ettirirdi. Güvenilir, âbid, âlim ve sika şahsiyetlerdendi. Bu senenin safer ayında vefat etti.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında îshak b. İbrahim b. Muhammed b. Hazim Ebü'l-
Kasım el-Cîlî de bulunmaktadır. Bu, daha önceki senelerde adı geçen İshak b. İbrahim'den başka bir şahıstır. Davud b. Amr'dan, Ali b. Ca'd'dan ve birçok kimselerden ders adı. Darekutnî, onu gevşek buldu ve: "Bu, kuvvetli biri değildir." dedi. Bu senede seksen yaşına ayak basmak üzereyken vefat etti.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Ebu Muhammed Sehl b. Abdullah b. Yunus et-
Tüsterî de bulunmaktadır. Bu zat, mutasavvıf imamlardandı. Zünnun el-Mısrî ile görüştü. Bunun güzel sözlerinden biri şudur:
"Dün öldü, bugün can çekişiyor, yarın ise henüz doğmamıştır."
Şairlerden biri de buna benzer şöyle bir söz söylemiştir:
"Geçen geçmiştir artık, beklenen ise henüz gelmemiştir. Sadece içinde bulunduğun şu an, senin için önemlidir."
Sehl, Muhammed b. Suvar'dan ders aldı. Anlatıldığına göre Sehl, hicretin 273. senesinde vefat etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında hadis ilmini öğrenmek için çeşitli yerlere seyahatlerde bulunan Abdurrahman b. Yusuf b. Said b. Harraş Ebu Muhammed Hafız el-Mervezî de bulunmaktadır. Bu zat hadis hafızlarından, cerh ve ta'dilde söz sahibi olanlardandı. Kendisinde biraz Şiîlik bulunduğu söylenir. Doğrusunu Allah bilir. . -
Hatib Bağdadî, onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: "ilim tahsili için yaptığım seyahatlarm bazısında çok susadığımdan ötürü beş kez idrarımı içmek zorunda kaldım."
Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında Ali b. Muhammed b. Ebi'ş-Şevarib ile Samarra kadısı Basralı Abdülmelik el-Ümevî de bulunmaktadır. Abdülmelik, bir süre kadi'l-kudatlık görevini de yürütmüştü. Ebü'l-Velid'den, Ebu Amr'dan ve Havsî'den dersler aldı. Neccad, İbn Said ve İbn Kani' de kendisinden ders alıp hadis dinlediler. İnsanlar ondan çok bilgiler naklettiler.

