El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzaltmışbirînci Senesi

Bu senenin muharrem ayının 10'unda Rafîziler yine o çirkin bid'-atlarını icra ederek Hz. Hüseyin'in matemini tuttular. Bu senenin muharrem ayında Rumlar Cezire ve Diyarbakır'a baskın düzenlediler. Urfahların bir kısmını …

Bu senenin muharrem ayının 10'unda Rafîziler yine o çirkin bid'-atlarını icra ederek Hz. Hüseyin'in matemini tuttular.

Bu senenin muharrem ayında Rumlar Cezire ve Diyarbakır'a baskın düzenlediler. Urfahların bir kısmını öldürdüler. Nusaybin'e varıncaya kadar o bölgelerde kimi insanları Öldürüp kimilerini esir aldılar, birçok malları ganimet olarak ele geçirdiler. Buraların valisi Ebu Tağlib b. Hamdan, hiç karşı koymadı, memleketi savunmadı. Zaten buna gücü de yoktu. Bu esnada Cezireliler Bağdat'a gittiler. Halife Muti Lilllah ile diğer devlet büyüklerinin yanına gitmek, yardımlarını istemek ve imdat dilemek istediler. Bağdatlılar onlar için ağıt yaktılar, onlarla birlikte halifenin yanma geldiler, ama görüşme imkânını bulamadılar. Bahtiyar b. Muizzü'd-Devle de avla meşgul oldu, bunlarla görüşmedi. Elçiler peşine gittiler ama o, insanları dağıtması için hacib Sebüktekin'i gönderdi. Bunun üzerine halktan büyük bir çoğunluk savaş için hazırlığa başladı. Ebu Tağlib'e mektup yazarak askerler için azık hazırlamasını istedi. O da sevindiğini bildirdi. Halk savaş için hazırlandığında Rafizilerle Ehl-i Sünnet arasında şiddetli bir fitne koptu. Ehl-i Sünnet, Rafizilerin Kerh nııntıkasındaki evlerini yakarak, "Bütün kötülük sizden kaynaklanıyor!" dediler. Hırsızlarla yağmacılar da Bağdat'a hücum ederek halkın mallarını yağmaladılar. Nakib Ebu Ahmed el-Musevî ile vezir Ebu Fadl eş-Şirazî de birbirlerine ters düştüler.

Bahtiyar b. Muizzü'd-Devle, halifeye haber göndererek bu savaşta kullanmak üzere bir miktar para göndermesini talep etti. Halife şöyle cevap verdi:

"Haraç gelirleri eğer bana gelseydi ben Müslümanların ihtiyaç duydukları parayı verirdim. Ama sen o haraç gelirlerini Müslümanların zaruret duymadıkları yerlere harcıyorsun. Benimse sana gönderecek param yok."

Aralarında elçiler gidip geldiler. Bahtiyar, halifeye ağır sözler sarfedip onu tehdit etti. Neticede halife ona bir şeyler göndermek ihtiyacını hissetti. Kendi giydiği bazı elbiseleri ve ev eşyalarını sattı. Sarayının tavanındaki bazı süsleri söküp sattı. Böylece 400.000 dirhem elde etti. Bu paraları gönderince Bahtiyar aldı ve kendi ihtiyaçlarına sarfetti. Savaşı da iptal etti. Bunun üzerine halk halifeye kızdı. Rafizi İbn Büveyh'in halifeden parayı alıp cihadı terketmesine çok üzüldüler. Allah, Müslümanlar için yaptığı şeyden ötürü ona hayır mükâfat vermesin.

Bu senede Ebu Tağlib b. Hamdan, Mardin kalesini teslim aldı. Oradaki malları Musul'a nakletti.

Bu senede Horasan valisi Mansur b. Nuh es-Samanî, Rüknü'd-Devle b. Büveyh ve oğlu Adüdü'dDevle ile barış anlaşması yaptı ve her sene bu ikisinin kendisine 150.000 dinar göndermelerini şart koştu. Rüknü'd-Devle'nin kızıyla da evlendi. Kendisine sayılamayacak kadar çok hediye ve armağanlar gönderdi.

Bu senenin şevval ayında Muiz el-Fatımî; aile efradı, maiyeti ve askerleri ile birlikte Mısır'a gitmek üzere Mağrib diyarmdaki Mansur şehrinden ayrıldı. Tabii daha önce komutanı Cevher onun için orada işleri yoluna koyup zemin hazırlamış ve köşkünü inşa ettirmişti.

Muiz, Mağrib diyarına, oralara bağlı mıntıkalara, Sicilya'ya ve oraya bağlı yörelere vekil olarak bazı görevlileri bıraktı. Şairi Mu-hammed b. Hani el-Endülüsî'yi de yanma alarak Mısır yoluna koyuldu. Ancak şairi yolda iken vefat etti. Muiz, gelecek senenin ramazan ayında Kahire'ye ulaştı.

Bu senede Şerif Ebu Ahmed el-Musevî insanlara haccettirdi. Bu zat, bütün Talibilerin nakibi idi.

Hicretin Üçyüzaltmışbirinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler

Said B. Ebi Said El Cenabı

Künyesi, Ebü'l-Kasim'dı. Karmatîlerden olup Hecerlidir. Kendisinden sonra Karmatîlerin reisliğine kardeşi Ebu Yakub Yusuf geçti. Çünkü o sülalede kardeşinden başka biri hayatta kalmamıştı.