Bu senenin Aşura gününde Rafîziler yine çirkin bid'atlarını icra edip Hz. Hüseyin yasım tuttular. Bağdat'ta, Ehl-i Sünnet ile Rafîziler arasında büyük bir fitne koptu. İki taraf da kıt akıllı ya da akılsız idiler. Doğruluktan uzaktaydılar. Çünkü Ehl-i Sünnet'ten bir grup, bir kadını bir deveye bindirerek ona Aişe adını verdiler. Kendilerinden bazıları da Talha, Zübeyr gibi adlan takındılar ve, 'Ali'nin taraftarlarıyla savaşıyoruz." dediler. Bu sebeple iki taraftan çok sayıda adam öldürüldü. Hırsızlar ve yankesiciler şehri fesada boğdular. Mallar yağmalandı. Sonra bunlardan bir grup yakalandı, öldürülüp idam edildi ve fitne ateşi söndü.
Bu senede Bahtiyar b. Muizzü'd-Devle, Musul'u ele geçirdi. Kızını da Ebu Tağlib b. Hamdan'm oğluyla evlendirdi.
Bu senede Basra'da Deylemliler ile Türkler arasında fitne koptu. Deylemliler, iktidar kendi ellerinde olduğundan dolayı Türkleri nıağ-lub ettiler. Onlardan çok sayıda adam öldürdüler. Elebaşılarını hapsedip mallarının çoğunu yağmaladılar.
İzzü'd-Devle, ailesine mektup yazarak: "Ben yanınıza geleceğime dair size bir mektup göndereceğim. Mektubum ulaştığında matem tutmuş gibi görünün ve taziye kabul etmek için de meclis kurup oturun. Taziyelerini bildirmek üzere Sebüktekin yanınıza geldiğinde onu hemen yakalayın. Çünkü o, Türklerin başıdır." dedi.
Mektup Bağdat'a geldiğinde İzzü'd-Devle'nin aile efradı matem tutar gibi gölündüler ve taziye kabulü içinde meclis kurup oturdular. Ancak Sebüktekin bunun bir tuzak olduğunu anladı ve onlara yaklaşmadı. Böylece onunla İzzü'd-Devle arasındaki düşmanlık artık gün yüzüne çıktı. Bundan hemen sonra Türkleri etrafına alarak İzzü'd-Devle'nin evini iki gün süreyle kuşatma altına aldı. Sonra İzzü'd-Devle'nin aile efradı köşkten indiler. Sebüktekin de oradaki malları yağmaladı ve onları Dicle'ye ve Vasıt'a sürgüne gönderdi. Halife Muti'i de onlarla birlikte göndermeye karar vermişti. Ancak halife araya ricacılar soktu. Ricacıların ısrarı üzerine halifeyi affetti ve onu sarayında bıraktı.
Böylece Sebüktekin ve Türkler Bağdat'ta güçlendiler. Türkler, Deylemlilerin evlerini yağmaladılar. Sebüktekin halkın liderlerine hü'at giydirdi. Çünkü onlar Deylemlilere karşı onun yanında yer almışlardı. Ehl-i Sünnet, Şiilere karşı kuvvetlendi. Kerh mahallesini ikinci kez yaktılar. Çünkü orası Rafızi mahallesi idi. Sünnet-i seniy-ye, Türkler vasıtasıyla kuvvetlendi. Muti hilafetten hal' edildi. Yerine oğlu geçti. Bunu inşaallah ileride anlatacağız.

