Bu senenin muharrem ayının 10'unda Rafıziler âdetleri üzere Bağdat'ta çirkin bid'atlarını ve apaçık dalaletlerini icra ederek matem tuttular.
Bu senede Karnıatîler, Hecerlileri Umman'dan kovdular.
Bu senede Rumlar Diyarbakır'a hücum ettiler, orayı kuşatma altına aldılar ama şehri ele geçiremediler. Şehir halkından 300 kişiyi öldürdüler, 400 kişiyi de esir aldılar, sonra Nusaybin'e gittiler.
Çu senede Seyfü'd-Devle, Araplarla birlikte bulunduğu yerden kaçmaya niyetlendi. Ancak sonra Rumların gelişi gecikince yerinde sebat etti. Fakat ne de olsa dehşetli bir korkuya kapılmıştı, büyük bir sarsıntı geçirmekteydi.
Bu senede 10.000 küsur Horasanlı asker, Rumlarla gaza yapmak istediklerini söyleyerek Rüknü'dDevle'nin yanma geldiler. Rüknü'd-Devle b. Büveyh onlara ikramda bulundu. Onlara inandı. Fakat onlar bir fırsatını bularak kendisine karşı hücuma geçtiler. Deylemlileri ele geçirdiler. Rüknü'dDevle, onlarla savaştı ve onları mağlup etti. Çünkü azan belasını bulur. Çokları kaçıp gittiler.
Bu senede Muizzu d-Devle durumu kuvvetlendiği zaman İmran b. Şahin'le savaşmak üzere Bağdat'tan çıkıp Vasıt'a gitti. Gerçekten de o zaman o mıntıkalarda îmran b. Şahin'in namı yayılmıştı. Fakat Muizzü'd-Devle'nin hastalığı fazlalaştı. Savaşmak üzere yerine birini vekil bırakıp kendisi Bağdat'a döndü ve ileriki kısımlarda da anlatılacağı gibi bir sene sonra Bağdat'ta vefat etti. Bu senede Deylem diyarından Ebu Abdillah b. ed-Daî'nin durumu kuvvetlendi. Abid ve nazik bir kimse olduğu izlenimini yarattı. Yün elbiseler giydi. Bütün memleketlere hatta Bağdat'a mektuplar göndererek insanları, Rasûlullah (s.a.v.)'in ashabına şovenlere karşı Allah yolunda cihada davet etti. Bu senenin cemaziyelahir ayında, miras hesaplarında kalan fazlalıkların beytülmaldan Önce zevilerhama verilmesi gerektiğine dair duyuru yapıldı.
Bu senede Seyfü'd-Devle ile Bizanslılar arasında esir değişimi yapıldı. Böylece Rumların elinde bulunan çok sayıda eğir kurtarıldı ki, bu esirler arasında Seyfü'd-Devle'nin amcası oğlu Ebu Firas b. Said b. Hamdan, Kadı Ebül-Heysem b. Hısn da vardı. Esir değişimi bu senenin receb ayında yapılmıştı.
Bu senede Muizzü1 d-Devle b. Büveyh, bir hastane yaptırmaya teşebbüs etti ve inşaatı başlattı. Bu binanın sürekli olması için çok miktarda vakıflar tesis etti.
Bu senede Beni Süleym kabilesi Şamlı, Mısırlı, Mağribli hacılarının yollarını kestiler, onlardan yükleriyle birlikte 20.000 deveyi gasb ettiler ki, bu develerin üzerinde değeri takdir edilemeyecek kadar çok mallar ve eşyalar vardı. Tarsus kadısı İbn Havatimî de bunlar arasındaydı ki, onun 120.000 dinar altını vardı, bu altınlar da gasbedildi. O, hac dönüşünde Şam'dan Irak'a taşınmaya niyetlenmişti. Halkın çoğu da böyle bir niyeti taşıyordu. Beni Süleym kabilesi bunların develerini ellerinden aldıktan sonra onları çölde malsız, mülksüz, parasız olarak açıkta bıraktılar. Bunlardan kurtulan çok az oldu. Çoğu yollarda yığılıp kaldı. İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn.
Bu senede Irak tarafındaki hacılara Talibilerin nakibi Ebu Ah-med haccettirdi.

