El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzellibirincî Senesi

Bu senede Bizanslılar, Domestikos komutasında 200.000 savaşçıyla Halep'e girdiler. Bunun sebebi şuydu: Bizanslılar, Halep'e ansızın hücum etmişler, Seyfü'd-Devle b. Hamdan da maiyetinde hazır bulunan savaşçılarla ona …

Bu senede Bizanslılar, Domestikos komutasında 200.000 savaşçıyla Halep'e girdiler. Bunun sebebi şuydu: Bizanslılar, Halep'e ansızın hücum etmişler, Seyfü'd-Devle b. Hamdan da maiyetinde hazır bulunan savaşçılarla ona karşı koymuş, ancak Domestikos'un askerleri çok olduğundan ötürü ona karşı direnememişti. Seyfü'd-Devle'nin askerlerinden çoğu öldürülmüştü. Seyfü'd-Devle, sabırsız bir kimse olduğundan beraberindeki az sayıda askerle geri dönüp kaçmıştı.

Domestikos, ilk olarak Seyfü'd-Devle'nin Halep şehri dışındaki evini istila etti. Allah onu kahretsin. O evdeki sayılamayacak kadar çok mal ve eşyalarla savaş aletlerini, teçhizatlarını ele geçirdi. Ora(1) Dihkan: Köy reisi, Belediye reisi, vali gibi muhtelif manalar ifade eder.daki kadınları, çocukları ve diğerlerini esir aldı. Sonra Halep kalesini kuşatma altına aldı. Şehir halkı ona karşı büyük bir savaş verdi. Rumlardan çok sayıda asker öldürdüler.

Bir ara Rumlar, Halep surlarında büyük bir gedik açtılar. Sonra bu gediğin üzerine güçlerini yığarak hücum ettiler. Müslümanlar da onlara karşı saldırıya geçtiler ve onları gedikten uzaklaştırdılar. Gece karanlığı bastırınca Müslümanlar o gediği kapattılar ve sabah olunca eski haline döndürdüler. Surları kuvvetle muhafaza ettiler.

Sonra Müslümanlar, bazı emniyet görevlilerinin ve serseri takı-mınm^ehir içinde bozgunculuk yapıp evleri yağmaladıklarını duyunca evlerine döndüler ve karşılaştıkları bozguncuları öldürdüler. Bu tür serseri takımı ve emniyet görevlileri, Müslüman halktan çok sayıda adam öldürdüler. Mallarını yağmaladılar. Kadınları ve çocukları esir aldılar. Ayrıca Müslümanların ellerinde esir bulunan Rumları da kurtardılar ki, bunlar 1.400 kadar kişiydiler.

Esir Rumlar, kılıçlarını alıp Müslümanlara karşı hücuma geçtiler ve hücuma gelen Bizanslı Rumlardan daha fazla Müslümanlara zarar verdiler. 10.000 kadar erkekli, kızlı, çocuğu ve çok sayıda kadını esir aldılar. 2.000 kadar genç delikanlıyı da esirler arasına katıp mescitleri yakıp yıktılar. Petrol kuyularına su döküp petrolün yeryüzüne taşmasına yolaçtılar. Ele geçirebildikleri herşeyi mahvettiler. Ele gçi-remediklerini de yaktılar. Şehirde dokuz gün kaldılar. Orada çok berbat işler yaptılar. Bütün bunlara da şehirdeki emniyet görevlileriyle serseri takımı sebebiyet vermişti. Allah onları kahretsin.

Hükümdarları İbn Hamdan, Rafızi olup Şiîleri sever ve Ehl-i Sünnete buğzederdi. Böylece Halepliler, çeşitli musibetlere maruz kaldılar.

Sonra Domestikos, Seyfü'd-Devle'den korktuğu için Halep'den ayrılmaya niyetlendi. Kardeşi oğlu ona: "Kaleyi ve insanların mallarını bırakıp nereye gidiyorsun? Kaldı ki, kaledeki insanların çoğu da kadındır." dedi. Domestikos: "Umduğumuzdan fazlasını elde ettik. Kalede savaşçılar ve muharip erkekler vardır." deyince kardeşi oğlu: "Oraya mutlaka gitmemiz gerekir." diye cevap verdi. Bunun üzerine Domestikos: "Öyleyse kaleye sen git." dedi.

Domestikos'un kardeşi oğlu bir askeri birlikle kuşatmak için kaleye tırmandı, oradaki Müslümanlar onu taşladılar ve askerlerin arasında onu o anda öldürdüler. Bunun üzerine Domestikos gazablandı ve elindeki Müslüman esirlerin -ki sayılan 2.000'e yakındı- huzuruna getirilmesini emretti ve boyunlarını vurdurdu. Allah ona lanet etsin.

Bundan sonra geri döndü ve daha önce bu senenin muharrem ayında Ayn-ü Zerbe'ye girdiler. Halk ondan eman dileyince onlara eman verdi. Ardından halkın hepsinin mescide girmesini emretti.

Evinde kalanların öldürüleceğini bildirdi. Halk da tümüyle mescide girdi. Sonra Domestikos onlara: "Bugün herkes dilediği yere gidebilir Burada kalanlar öldürülür!" dedi. İnsanlar korku içerisinde mescid-den çıkmak için birbirlerini sıkıştırdılar ve izdiham meydana geldi Sıkışıklıktan Ötürü çok sayıda adam Öldü. Şehir dışına çıkıp nereye gideceklerini bilemediler. Halkın çoğu yollarda Öldü. Sonra cami yıkıldı. Minber kırıldı. Şehrin çevresindeki 40.000 kadar hurma ağacı kesildi. Şehrin surları ve az önce sözü edilen evler yıkıldı. Şehir çevresinde bulunan 54 kale fethedildi. Bunların kimi kılıç zoruyla, kimi de aman verilerek ele geçirildi.

Melun Domestikos, çok sayıda Müslüman Öldürdü. Esir alınanlar arasında Münbic valisi Ebu Firas b. Said b. Hamdan da vardı. Sey-fü'd-Devle tarafından atanmış olan bu vali, meşhur bir şairdi. Güzel bir şiir divanı vardı. Domestikos Ayn-ü Zerbe'de yirmibir gün kaldı. Sonra Kayseri'ye gitti. Tarsuslulardan 4.000 kişi, valileri İbn Zeyyad komutasında ona karşı koydular. Domestikos da onların çoğunu öldürdü. Bu arada Hristiyanların oruç mevsimi gelip çattı. Oruçla meşgul olunca seferlerine ara verdi. Oruç mevsimi sona erdikten sonra yine ansızın Halep'e saldırdı ve olup bitenler meydana geldi ki, bunları önceki kısımda anlatmıştık.

Bu senede Rafizilerin avam tabakası mescitlerin kapılarına Mua-viye b. Ebi Süfyan (r.a)'m lanetlenmesi ile ilgili yazılar yazdılar. Ayrıca şu yazıları da yazmışlardı: «Fatıma'dan hakkını gasbedene (ona Fedek arazisini vermeyen Ebu Bekir'e) Allah lanet etsin. Hz. Abbas'ı şura meclisinden çıkarana (Hz. Ömer'e) Ebu Zer el-Gıfarî'yi sürgün edene (Hz. Osman'a) Allah lanet etsin.» Allah sahabelerden razı olsun, onları lanetleyenleri de lanetlesin.

Hz. Hasan'ı dedesinin yanma defnetmeye müsaade etmeyen Mer-van b. Hakem'e de lanet ibaresi yazdılar. Bütün bunlardan haberdar olan Muizzu d-Devle, bu tür yazıların yazılmasına karşı çıkmadı. Bu yazıları değiştirmedi. Sonra Ehl-i Sünnet'in bu yazıları sildiklerini ve yerine «Allah, Muhammed ailesine zulmedenleri baştan sona lanetlesin.» ibaresini yazdıklarını ve Muaviye'nin adını açıkça zikredip lanetlediklerini duydu. Bu tür yazıların yazılmasını kendisi emretmişti. Allah onu kahretsin. Onun taraftarları olan Rafızüeri de kahretsin, şüphesiz bunlar yardım görmeyeceklerdir.

Aynı şekilde Seyfü'd-Devle b. Hamdan da Halep'te bu tür yazıların yazılmasına taraftar oldu. Çünkü kendisinde Şiîlik ve Rafıziliğe meyil vardı. Şüphesiz Cenâb-ı Allah, bu gibilerine yardım etmeyecektir. Aksine -heveslerine tabi olduklarından, efendilerini, büyüklerini, babalarını taklid edip peygamberlerini ve âlimlerini terket tiklerin den Ötürü- düşmanlarını kendilerine musallat edip onlara galip kılacaktır. Bu nedenledir ki Fatımîler -ki aralarında Rafîziler ve diğerleri de vardırMısır ve Şam diyarını hakim olduklarında Franklar da Şam sahillerine ve Şam mıntıkasının tümüne hatta Kudüs'e gelip istilâ ettiler.

Müslümanların hakimiyetinde Halep, Humus, Hama, Dımışk ve buralara bağlı bazı kazalardan başka bir yer kalmamıştı. Bütün sahil boyu ve diğer yerler Frankların eline geçmişti. Hristiyan çanı ve İncil sembolleri kalelerin zirvesine nakşedildi ve takıldı. Mescidlerdeki İmam mekânları ve diğer şerefli mevkiler Örtülüp kapatıldı. Bunlarla birlikte4nsanlar büyük bir kuşatma ve dinî bir baskı altına alındılar. Müslümanların elindeki bu şehirlerin ahalisi, gece ve gündüz Franklardan yana şiddetli bir korku içindeydiler. İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz.) Bütün bu belalar, günah işlemenin bir cezası idi. Peygamberlerden sonra mahlu-katın en hayırlısıolan sahabelere açıkça sövmenin belâsı idi.

Bu senede sahabelere sövme nedeniyle Basra halkı arasında da büyük bir fitne meydana geldi. Bu yüzden çok sayıda insan öldürüldü.

Bu senede Seyfü'd-Devle b. Hamdan, Ayn-ü Zerbe şehrini yeniden tamir edip kurdu. Kölesi Necca'yı harekete geçirdi. O da Bizans sınırlarını açtı ve orada Bizanslılardan çok sayıda adam öldürdü ve büyük bir kalabalığı esir aldı. Ganimet elde edip salimen geri döndü. Hacibi-ni de bir askeri birlikte Tarsus'a şevketti. Bunlar da Bizans sınırlarına girdiler. Ganimet ve esir elde ederek salimen geri döndüler.

Bu senede Muiz el-Fatımî, Mağrib ülkesindeki Tabermin kalesini fethetti. Burası, Frank ülkesinin en müstahkem mevkii idi. Yedi buçuk ay süren kuşatma sonucunda burayı ele geçirdi. Sonra Franklar Girit adasına yöneldiler. Girit ahalisi Muiz'den yardım istedi. Muiz de onlara bir askeri birlik göndedi. Giritliler, bu askeri birliğin takviyesi sayesinde Franklar karşısında galip oldular. Hamd ve minnet Allah'adır.

Hicretin Üçyüzellibirinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler