El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzelliyedinci Senesi

Bu senede Bağdat'ta ve diğer mıntıkalarda çıkan bir haberlerde, Muhammed b. Abdullah adını taşıyan ve Mehdi lakabını takman sonra da kendisinin, beklenen Mehdi olduğu iddiasında bulunan bir adamın ortaya çıktığı …

Bu senede Bağdat'ta ve diğer mıntıkalarda çıkan bir haberlerde, Muhammed b. Abdullah adını taşıyan ve Mehdi lakabını takman sonra da kendisinin, beklenen Mehdi olduğu iddiasında bulunan bir adamın ortaya çıktığı anlatılıyordu. Güya bu adam insanları iyiliğe davet ediyor, kötülükten sakındırıyordu. Şiîlerden bazı kimseler de onun propagandasını yaparak halkı ona bey'ata çağırıyor ve: "Bu bizim şia-mızdan, grubumuzdan bir Alevidir." diyorlardı.

Bu adam, o zaman Mısır'da, Kâfur el-İhşidî'nin yanında bulunuyordu. Kâfur el-İhşidî, ona ikramda bulunuyordu. Ona iyi davrananlardan ve ikramda bulunanlardan biri de hacib Sebüktekin idi. Sebüktekin Şiî idi ve onun Alevi olduğunu zannediyordu. Bağdat'a gelmesi ve ülkeyi onun adına ele geçirmesi için bir mektup yazdı. O da Irak'a yönelerek Mısır'dan ayrıldı.

Hacib Sebüktekin, Enbar yakınında onu karşıladı. Fakat kendisini görünce, Muhammed b. Müstekfı Billah el-Abbasî olduğunu anladı. Alevi değil de Abbasi olduğu kesinlik kazanınca onun hakkında taşımakta olduğu düşüncelerden vazgeçti. Böylece onun durumu sarsıldı. Planı bozuldu. Adamları da her bir tarafa dağılıp gittiler. Bunun üzerine Muizzü'd-Devle'nin yanına gitti. Muizzü'd-Devle ona eman verdi ve sonra onu Muti Lillah'a teslim etti. Muti Lillah da burnunu kesti. Böylece onun haberi söndü. Hiçbir tarafta bundan sonra ondan bahsedilmedi.

Bu Senede bir grup Antakya'ya hücum etti. Oraya gelen bazı kimseleri öldürdüler. Ayrıca ahaliden de 12.000 kişiyi öldürüp memleketlerine döndüler, hiç kimse karşılarına çıkamadı.

Bu senenin aşura gününde Rafiziler Hz. Hüseyin'in matemini tuttular. Gadir-i Hum gününü de bayram olarak kutlayıp sevinç ve neşelerini izhar ettiler.

Bu senenin ekim ayında insanlarda maşiri denen bir hastalık görüldü ve bu yüzden çok insan öldü. Bu senede hacıların develerinin çoğu susuzluktan yolda öldü. Develerin çok az bir kısmı Mekke'ye ulaşabildi. Hatta ulaşan develerin çoğu da hacdan sonra öldüler.

Bu senede Seyfu d-Devle'nin oğlu Ebü'l-Mealî Şerif, dayısı ve babasının amcası oğlu Ebu Firas ile savaştı.

İbnü'1-Esir bu hususta şöyle dedi: "Doğrusu hükümdarlık kısırdır." diyen çok doğru söylemiş.

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler orasında İbrahim el-Muttaki Lillah da vardır. Bu zat halife oldu. Sonra hicretin 330. senesinde hal' edildi. Bu seneye kadar evine kapanmış halde yaşadı ve bu senede vefat etti. Altmış yaşında hayata gözlerini yumdu. Kendi evine defnedildi.

Hicretin Üçyüzellîyedinci Senesinde Vefat Eden Diğer Meşhur Şahsiyetler