İbn Cevzî dedi ki: «Bu senenin muharrem ayının bitimine bir gece kala Bağdat'ın güneyinden kuzeyine doğru güneşin batışından önce bir yıldız kaydı. Kainat aydınlandı. Öyle ki, yıldırım sesini andıran bir gürültü meydana geldi.»
Bu senenin safer ayından halife, Rafizilerden bir cemaatın Berasi Mescidi'nde toplandıklarını, bunların sahabelere sövdüklerini, cumayı kılmadıklarım, Karmatîlerle yazıştıklarını, Küfe ile Bağdat arasında bir yerde ortaya çıkan Muhammed t*. İsmail'e bey'ata davet ettiklerini, onun Mehdi olduğunu söylediklerini, Muktedir'den ve ona tabi olanlardan uzak bulunduklarına dair ifadeler kullandıklarını haber aldı. Bunlar için gerekli tedbirlerin alınmasını emretti ve âlimlere mezkûr mescid hakkındaki fetvalarını sordu. Bunlar da orasınınm Mescid-i Dırar olduğuna dair fetva verdiler. Rafizilerden elegeçirilen-ler, şiddetle dövüldüler. Bunların durumları halka ilan edildi. Mezkûr Berasi Mescidi'nin yıkılması emredildi ve Nazük tarafından yıkıldı. Vezir Hakanî de emir verdi. Yıkılan o mescidin yeri mezarlık haline getirildi. Orada mevaliden bir cemaat defnedildi.
İnsanlar bu senenin zilkade ayında hacca gitmek üzere yola koyulduklarında Karmatî lider Ebu Tahir Süleyman b. Ebi Said el-Ce-nabî yollarım kesti. Hacı adaylarının çoğu memleketlerine geri döndüler. Anlatıldığına göre bazıları ondan eman dilediler. O da hacca gitmeleri için onlara eman verdi.
Halifenin askerleri, onunla ne kadar savaştılarsa da, çok güçlü olduğundan ve inatçı bir yapıya sahip bulunduğundan ötürü bu savaşların bir yararı olmadı. Bağdatlılar da bundan rahatsız oldular. Bağdat'ın batı yakasında yaşayanlar, bunlardan korktukları için doğu yakasına taşındılar. Karmatî, Küfe şehrine girdi. Orada bir ay ikamet etti. Halkın hoşuna giden mal ve kadınlarını gasbetti.
İbn Cevzî dedi ki: Bu senede Bağdat'ta hurma ürünü çoğaldı. Öyle ki, sekiz ntl (yaklaşık 4 kg.) hurma, bir habbe gümüşe satılır oldu. Hurmanın bir kısmı kurutuldu ve Basra'ya sevkedildi.
Bu senede halife Muktedir, veziri Hakanî'yi, bir sene altı ay iki gün görevde bıraktıktan sonra azletti. Yerine Ebu Kasım Ahmed b Ubeydullah b. Ahmed b, Hatib el-Hasibî'yi atadı. Çünkü bu zat, Hasan b. Furat'm zevcelerinden birinin malını dağıtıp harcamıştı. Bu mal 700.000 dinadı. Hasibî, Ali b. İsa'ya Mısır ve Şam mıntıkalarının yönetimini üstlenmesini emretti. O, Mekke'de ikamet etmekte idi. Bazan Mısır ve Şam taraflarına gidiyor ve gerekli düzenlemeleri yapıyor, sonra Mekke'ye dönüyordu. İşleri bu yolla idare ediyordu.

