El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzonyedinci Senesi

Bu senede halife Muktedir hilafetten hal' edildi. Yerine Kahir Muhammed b. Mutedid Billah geçti. Bu senenin muharrem ayında hadim Munis ile Muktedir Billah arasındaki soğukluk fazlalaştı. İş büyüdü. Neticede Muktedir …

Bu senede halife Muktedir hilafetten hal' edildi. Yerine Kahir Muhammed b. Mutedid Billah geçti. Bu senenin muharrem ayında hadim Munis ile Muktedir Billah arasındaki soğukluk fazlalaştı. İş büyüdü. Neticede Muktedir hilafetten hal' edildi. Yerine Kahir Muhammed b. Mutedid geçirildi. Kahir Muhammed'e halifelik bey'atı yapıldı, ona halife olarak selam verildi ve kendisine Kahir Billah lakabı takıldı. Bu hadise bu senenin muharrem ayının ortasında, cumartesi gecesi vukubuldu. Hilafete geçen Kahir Billah, vezirliğe Ali b. Mukle'yi atadı. Muktedir'in evini yağmalattı ve oradan birçok şey gasbettirdi. Muktedir'in annesine ait olup türbesinde gömülmüş olan 500.000 dinarı da alarak beytü'1-mala götürdüler. Hilafet sarayı kuşatma altına alınıp Muktedir ile annesi, teyzesi, has adamları ve cariyeleri saraydan dışarı çıkarıldılar. Oradaki hacipler ve hizmetçiler kaçıp gittiler.

Nazük, güvenlik kuvvetleri komutanlığına ek olarak hacipliğe de atandı. Muktediri, halifelikten feragat ettiğine dair bir yazı yazmaya zorladı. Bu yazıyı yazdırırken Muktedir'e, ümera ve ayandan bir cemaatı şahid tuttu. Yazılan feragat yazısı Kadı Ebu Ömer Muhammed b. Yusuf a teslim edildi. Kadı, aldığı bu yazıyı oğlu Hüseyin'e verip: "Bu yazıyı muhafaza et ve Allah'ın yaratıklarından hiç kimseye gösterme." dedi.

Muktedir, iki gün sonra halifeliğe dönünce kadı bu yazıyı ona iade etti. Muktedir de bu yararlılığından ötürü ona teşekkür etti ve onu kadi'l- kudatlığa tayin etti.

Muharrem ayının 16'sında pazar günü, Kahir Billah halifelik makamına oturdu. Vezir Ebu Ali b. Mukle, gelip önünde oturdu. Ülkenin vilayetlerindeki valilere, Muktedir'in yerine Kahir'in hilafete geçtiğine dair mektuplar yazdı. Ali b. İsa'yı zindandan salıverdi. Kendisine yardım eden ümera topluluğunun ikta' arazilerini fazlalaştırdı. Bunlar arasında Ebü'l-Heyca b. Hamdan da vardı.

Pazartesi günü olunca askerler gelip erzaklarını istediler, kargaşa çıkardılar. Gidip Nazük'ü yakalayıp öldürdüler. Nazük bu esnada sarhoşluktan henüz ayılmamıştı. Öldürüp sonra da ağaca astılar. Vezir İbn Mukle, kaçıp gitti. Hacipler de "Ya Muktedir! Ya Mansur!" diye ünleyerek kaçıp gittiler. O gün Munis burada değildi. Askerler, jyîunis'in kapısına gelerek ondan Muktedir'i kendisine teslim etmesini istediler. O da kapıyı kilitledi ve hizmetçileri ile birlikte askerlere İcarşı onu korumaya çalıştılar. Munis, Muktedir'i onlara teslim etmenin artık kaçınılmaz olduğunu görünce; Muktedir'e, evinden çıkmasını söyledi. Muktedir ise bunun kendisine karşı kurulmuş bir tuzak olmasından korktu. Sonra kendini toparlayarak cesaretini toplayıp evden dışarı çıktı. Adamları onu omuzlarına alıp hilafet sarayına götürdüler.

Saraya geldiklerinde Muktedir, kendileri için bir eman yazısı yazdırmak üzere kardeşi Kahiri ve Ebü'l-Heyca b. Hamdan'ı sordu. Kısa bir süre sonra Hadim, yanma geldi. Beraberinde Ebü'lHeyca'nın kesik başı da vardı. Ebü'l-Heyca'nm başı vücudundan kopartılmış ti. Kardeşi Kahir'i huzuruna çağırttı, onu Önünde oturttu. Gözlerini öptü ve: "Kardeşim, senin bir suçun yok. Senin bu işe zorlanarak sürüklendiğini biliyorum." dedi. Kahir: "Ey mu minlerin emiri, Allah rızası için canımı bağışla." deyince Muktedir: "Korkma, Rasûlullah (s.a.v.)'-ın hakkı için benden sana asla bir kötülük ulaşmayacaktır." karşılığını verdi.

Bu arada İbn Mukle, vezirliğe dönerek bütün memleketlere mektup yazıp Muktedir'in hilafete döndüğünü, işlerin tekrar eskisi gibi düzeldiğini bildirdi. Nazük ile Ebu 1-Heyca'nın kesik başları her tarafta dolaştırılarak, "Bu, efendisine isyan edenin başıdır." denildi. Ebü's-Seraya b. Hamdan da Musul'a kaçtı.

İbnü'n-Nefıs, Muktedir'e karşı en amansız düşmanlardan biriydi. Muktedir halifeliğe dönünce, Îbnü'n-Nefıs kılık değiştirerek hemen Bağdat'tan çıkıp gitti ve Musul'a vardı. Oradan da Ermeniyye'ye gitti, sonra Konstaniyye'ye gidip orada ailesiyle birlikte Hristiyanlığa geçti.

Munis'e gelince o, Muktedir'e kalben düşman değildi, ancak zorlandığı için asi ümeraya uymuştu. Bu nedenle Muktedir onun evinde iken bir zulüm görmemişti. Muktedir'e haksızlık yapmamış, aksine gönlünü hoş tutmuştu. Dileseydi, evindeyken askerler onu istediklerinde öldürebilirdi. Bu nedenledir ki Muktedir, halifeliğe döndüğünde Munis'in evine gitti ve geceyi orada onun yanında geçirdi. Zira Muktedir kendisine çok güveniyordu. Sonra Ebu Ali b. Mukle'yi vezirlikte bıraktı. Muhammed b. Yusufu kadi'l-kudatlığa tayin etti. Kardeşi Muhammed'i (Kahir'i), annesinin yanında göz hapsinde tuttu. Ona son derece iyi davranıyordu, ikramda kusur etmiyor ve ona cariyeler satın alıyordu.