El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzotuzdokuzuncu Senesi

Bu mübarek senenin zilkade ayında Hacer-i Esved, Ka'be'deki yerine iade edildi. Bilindiği gibi, Karmatiler hicretin 317. senesinde onu Ka'be'deki yerinden alıp götürmüşlerdi. O zamanda Karmatîlerin hükümdarı Ebu Tahir …

Bu mübarek senenin zilkade ayında Hacer-i Esved, Ka'be'deki yerine iade edildi. Bilindiği gibi, Karmatiler hicretin 317. senesinde onu Ka'be'deki yerinden alıp götürmüşlerdi. O zamanda Karmatîlerin hükümdarı Ebu Tahir Süleyman b. Ebi Said Hüseyin el-Cenabî idi. Bu hadise meydana geldiğinde Müslümanlar bunu büyük bir musibet saydılar. Emir Beckem et-Türkî, Hacer-i Esved'i Ka'be'deki yerine koymaları için Karmatîlere 50.000 dinar vermeyi teklif etti, ama onlar yine de o mübarek taşı yerine iade etmediler ve: "Biz onu emirle aldık, yine ancak o emri bize veren zat ikinci bir emir verirse yerine iade ederiz." dediler. Hicretin 317. senesinde onu Ka'be'deki yerinden a]ıp Kûfe'ye götürdüler ve Küfe Camii'nin yedinci sütununun üzerine astılar ki, herkes onu orada görebilsin, Ebu Tahir'in kardeşi de üzerine şu yazıyı yazmıştı: "Biz bu taşı emirle Ka'be'den alıp getirdik v© sonra da insanların, hacları ve menasikleri tamamlansın diye emir üzerine yerine iade ettik." Sonra o mübarek taşı çıplak bir devenin sırtına koyarak Mekke'ye gönderdiler. Zilkade ayında, bu mübarek taş Ka'be'deki yerine ulaştı. Hamd ve minnet Allah'adır.

Bu mübarek Hacer-i Esved, yirmiiki sene süreyle Ka'be'deki yerinden ^ayrı kalmıştı. Yerine getirilmesine Müslümanlar çok sevindiler. Karmatîlerden birçoğunun anlattıklarına göre; o taşı Ka'be'den alıp Kûfe'ye götürürlerken birkaç deveye yüklemişlerdi. Ancak develer o mübarek taşın altında çöküp yere yığılmış ve hörgüçleri yara bere içinde kalmıştı. Ama Ka'be'ye geri gönderdiklerinde onu bir deve yavrusuna yüklemişlerdi ve o yavru hiç de zorlanmamıştı.

Bu senede Seyfü'd-Devle b. Hamdan, 30.000 kadar askerden oluşan büyük bir orduyla Bizans üzerine yürüdü. Sınırları aşıp ülkenin derinliklerine ve uzak mesafelere gitti. Bir çok kaleler fethetti. Bazı rumları öldürdü. Bazılarını esir aldı. Çok miktarda ganimet elde ettikten sonra geri döndü. Rumlar onun çıkış yolunu tuttular. Beraberindeki askerlerden çoğunun öldürdüler ve kalanları da esir aldılar. Edindiği ganimetleri geri aldılar. Seyfü'd-Devle'nin kendisi ise az sayıda ki birkaç arkadaşıyla kurtuldu.

Bu senede vezir Ebu Cafer ed-Damiri vefat etti. Muizzu d-Devle, onun yerine Ebu Muhammed Hüseyin b. Muhammed el-Mühellebî'yi cemaziyelevvel ayında vezirliğe tayin etti.

Yine bu senede îmran b. Şahin adındaki avcı âsinin durumu kuvvetlendi. Muizzü'd-Devle onun üzerine peşpeşe ordular şevketti, ancak birbiri ardınca bozguna uğradılar. Sonra Muizzü'd-Devle onunla barış yapmaya ve onu bulunduğu yerlere vali tayin etmeye yöneldi ve ileride de anlatacağımız bazı durumlar meydana geldi.

Hicretin Üçyüzotuzdokuzuncu Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler