El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Üçyüzseksenikînci Senesi

Bu senenin muharrem ayının onunda vezir Ebu Hasan Ali b. Mu-hammed el-Kevkebî -bu, İbn Muallim diye biliniyordu ve sultana karşı otoriter olup onu pençesine almıştı- Kerh halkına ve Babü't-Tak'ta yaşayan Rafizilere, …

Bu senenin muharrem ayının onunda vezir Ebu Hasan Ali b. Mu-hammed el-Kevkebî -bu, İbn Muallim diye biliniyordu ve sultana karşı otoriter olup onu pençesine almıştı- Kerh halkına ve Babü't-Tak'ta yaşayan Rafizilere, aşura gününde icra ettikleri bid'atları bir daha yapmamalarını emretti. Hz. Hüseyin'in yasını tutmak amacıyla dükkanların üzerine mendiller asmak, çarşıyı pazarı kapatmak, kepenk indirmek, ağıt yakmak gibi bid'atları bir daha uygulamamalarım kesinlikle emretti. Onlar da artık buna son verdiler. Allah'a hamdolsun.

Bu vezir, Ehl-i Sünnet'ten idi. Ancak tamahkardı. Adaleti hususunda sabıkalı olan şahitlerin şahitliklerini kabul etmeyeceğine dair bir karar çıkardı. Yalnız İbn Marufun şahitliğini kabul edeceğini bildirdi. Bu insanlar, şahitliklerinin kabul edilmesi için çok paralar sar-fettiler. Neticede vezir Ebü'l-Hasan için bir miktar para topladılar ve kendisine rüşvet olarak verdiler. O da bu kimselerin şahitliklerinin kabulüne devam kararı verdi.

Bu senenin cemaziyelahir ayında Deylemlilerle Türkler, İbn Mu-allim'in (vezir Ebu Hasan'm) aleyhinde harekete geçtiler. Çadırlarından çıkıp Babü'ş-Şemmasiye'ye geldiler. Orada Bahaü'dDevle'ye haber gönderip İbn Muallim'i kendilerine teslim etmesini istediler. Kendilerine kötü muamelede bulunduğunu söylediler. Bahaü'd-Devle de onu günlerce savundu, koruma altında tuttu. Deylemliîer ve Türkler ısrarla onu istemeye devam ettiler. Nihayet Bahaü'd-Devle onu bir iple boğdu. İbn Muallim can verdi ve muharrem ayında defnedildi.

Bu senenin receb ayında halifelikten hal' edilen Tai' Lillah, halife Kadir'e teslim edildi. Halife Kadir de onun hilafet sarayında bir odaya konulmasını, kendisine hediye ve armağanlar verilmesini, ayrıca bol miktarda erzak götürülmesini emretti. Halifelikte iken giydiği elbiselerin, süründüğü kokuların, yediği yemeklerin kendisine temin edilmesini de istedi ve onu koruma altına aldı. Hizmetçiler tahsis etti. Sabık halife Tai', sanki halifelikte imişçesine; yemekte, giymekte, faalife Kadir'i sıkıntıya sokuyor, ondan çok şeyler istiyordu. Halife Kadir de ona her türlü yiyecek ve giyeceği temin etti. Zindanda vefat edinceye kadar bu hal devam etti.

Bu senenin şevval ayında halife Kadir'in bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Buna Ebü'1-Fadl Muhammed b. Kadir Billah adını verdiler. Kendisinden sonraki dönem için onu veliahtlığa tayin etti ve ona Galip Billah lakabını taktı. Ancak o, halifeliğe geçemedi.

Bu esnada Bağdat'ta pahalılık baş gösterdi. Öyle ki, bir rıtl (460 gr.) ekmek kırk dirheme, bir turp bir dirheme satılır oldu.

Bu senenin zilkade ayında Sahibü's-Sefra el-Arabî ayaklandı ve gidişlerinde dönüşlerinde hacıların korumasını üstlendi. Yemame'de, Bahreyn'de, Kûfe'de halife Kadir adına hutbe okunacağını taahhüt etti. İstediği kabul edildi. Halife ona kaftan, para, kap ve diğer eşyalar gönderdi.

Hicretin Üçyüzseksenikinci Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler