İbnü'l-Cevzî dedi ki: "Bu senenin zilhicce ayında Bağdat'ta çok miktarda dolu yağdı. Öyle ki; hamamdaki sular bile dondu. Hayvanların sidikleri yollarda dondu."
Bu senede Ebu Talib Fahrü'd-Devle'nin halifeye bey'at ettiği, gelen elçiler vasıtasıyla halifeye arzedildi. Halife de bey'atını kabul etti ve ona Mecdü'd-Devle ve Kehfü'1-Ümme lakabını takarak Rey mıntıkasının emirliğine tayin etti. Ayrıca kaftanlar ve sancaklar gönderdi. Aym şekilde Bedir b. Hasneveyh'in de bey'atını kabul etti. Ona Nasi-rüddin ve'd-Devle lakabım taktı. Çok sadaka veren bir kimseydi.
Bu senede İbn Vessab adıyla bilinen ve dedesi Tai'e nisbet edilen Ebu Abdillah b. Cafer, hilafet sarayındaki zindandan kaçıp Batiha'ya gitti. Batiha valisi Mühezzebü'd-Devle onu himaye etti. Sonra Kadir Billah onun gönderilmesini emretti. Zincirlere vurulmuş olarak Bağdat'a getirildi ve zindana atıldı. Zindandan tekrar kaçıp Geylan'a gitti. Orada kendisinin Tai' Lillah olduğunu iddia etti. Halk onun sözüne inanıp bey'at ettiler ve Öşürleri ödediler. Diğer hilafet haklarım da yerine getirdiler. Fakat bir ara Geylanlılardan bir kişi Bağdat'a geldi. Durumu sorup onun Tai' olmadığını anladı. Geylan'a döndüğünde durumu anlattı. Böylece Ebu Abdillah'ın durumu bozuldu. Halk onu ter-ketti. O da Geylan'dan ayrılmak mecburiyetinde kaldı.
Bu senede Mısırlıların emiri insanlara haccettirdi. Mekke ve Medine'de Hakim Ubeydî adına hutbe okundu. Allah onu kahretsin.

