Bu senede Bizans imparatorundan halife Radi'ye bir mektup geldi. Mektubun aslı Rumca yazılmıştı, Arapça açıklaması da vardı. Rumca kısım altın yaldızla, Arapça kısım ise gümüş yaldızla yazılmıştı. Özeti, imparatorun Radi ile mütareke isteği idi. Bu mektupla birlikte çok miktarda kıymetli hediyeler de göndermişti. Halife, onun bu isteğine olumlu cevap verdi. 6.000 kadar kadm-erkek Müslüman esir Bedendon nehri üzerinde serbest bırakıldı.
Bu senede vezir Ebü'1-Feth b. Furat, Bağdat'tan Şam'a göçtü, vezirliği bıraktı. Yerine Ebu Ali b. Mukle atandı. Ebü'1-Feth1 in yönetimi °ıdden zayıftı. İbn Raik'le birlikte iken onun sözü hiç geçmiyordu, İbn f^aik'den kendisi için emlakinden feragat etmesini talep etmiş ancak ft>n Raik onun bu isteğini yerine getirmekte ağır davranmıştı. O da bunun üzerine Beckem'e mektup yazarak onu Bağdat'a tamahlandırmış ve İbn Raik'in yerine geçmesini teklif etmişti. İbn Mukle ise hali. fe'ye mektup yazarak İbn Raik ile İbn Mukatil'i kendisine tslim etmesini istemiş ve onlar için 2.000 dinar vereceğim taahhüd etmişti. Bu haber İbn Raik'e ulaşınca onu yakalayıp elini kesti ve: "Bu, yeryüzün de bozgunculuk yaptı." dedi.
Sonra İbn Mukle, halife Radi'ye kendisini vezirliğe tayin etmesin' tavsiye etti, elinin kesilmiş olmasının yazı yazmaya engel olmayacağını, kendisinin kalemi kesik olan sağ eline bağlayarak yazı yazabildiğim bildirdi. İbn Raik, İbn Nukle'nin yukarıdaki satırlarda naklettiğimiz mektubunu Beckem'e yazdığını ve İbn Mukle'nin kendisine beddua ettiğini duydu. Bunun için yakalayıp dilini keserek onu dar bir yerde hapsetti. Yanında hizmetçisi bile yoktu. Suyu kendisi bizzat kuyudan çekiyordu. Kovayı sol eliyle tutuyor, ağzına götürüyor ve dişleriyle kovanın kenarından tutup su içiyordu. Çok sıkıntı ve zahmetlerle karşılaştı. Bu hapishanede yalnız başına vefat etti ve hapsedildiği yere defnedildi. Sonra ailesi onun cenazesini istedi ve defnedildiği yerden çıkarılarak kendi evine götürülüp defnedildi. Daha sonra oradan da alınarak başka bir yere nakledildi.
İbn Mukle çok garip şeylerle karşılaşmıştı. Şöyle ki: Üç kez vezirlik yapmış, üç kez azledilmişti. Üç halifeye vezirlik yapmıştı. Üç yere defnedilmiş, üç kez sefere çıkmıştı. İkisinde sürgün olarak bir defasında da görevli olarak gitmişti. Görevli iken Musul'a gönderilmişti.
Bu senede Beckem, Bağdat'a geldi. Radi ona emirü'l-ümeralık unvanını verdi ve onu İbn Raik'in yerine geçirdi. Sözünü ettiğimiz Beckem, Makan b. Kali ed-Deylemî'nin veziri Ebu Ali el-Arız'm kölelerin-dendir. Makan, onu veziri Ebu Ali el-Arız'dan istemiş, vezir de ona Beckem'i hibe etmişti. Bundan sonra Beckem, Makan'dan ayrılmış, Merdavic'in yanına gitmişti ve önceki kısımlarda da anlattığımız gibi Merdavic'i öldürenler arasına katılmıştı.
Halife, emirul-ümeralığa tayin ettiğinde onu hadim Munis'in konağına yerleştirmişti. Durumu cidden kuvvetlenmiş, itibarı yükselmişti. Böylece o İbn Raik'ten de ayrılmış oldu. Onun görevi bir sene on ay ve onaltı gün sürmüştü.
Bu senede İmadud-Devle b. Büveyh, kardeşi Muizzü'd-Devle'yi harekete geçirmiş, o da Ebu Abdillah el-Beridî'ye ait olup Beckem tarafından istila edilmiş olan Ahvaz'ı geri alarak Ebu Abdillah el-Beridî'ye teslim etti.
Bu senede Veşmgir ed-Deylemî'nin komutanlarından olan Leşke-rî, Azerbaycan'ı istila edip Rüstem b. İbrahim el-Kürdî'nin elinden aldı. Rüstem, İbn Ebi's-Sâc'ın adamlarındandı. Leşkerî, uzun süren bir savaştan sonra Azerbaycan'ı ele geçirdi.
Bu senede Karmatîlerin durumu cidden bozuldu. Birbirlerini öl-
dürmeye başladılar. Bu nedenle de yeryüzünde fesad çıkaramadılar. Kendi halleriyle başbaşa kaldılar. Ülkeleri olan Hecer'e kapandılar, başka bir yere gidemediler. Hamd ve minnet Allah'adır. Bu senede meşhur şahsiyetlerden Ahmed b. Ziyad b. Abdurrah-man el-Endülüsî vefat etti. Babası İmam Malik'in arkadaşlanndandı. İnıam Malik'in fıkhım ilk olarak Endülüs'e sokan zat budur. Kendisine kadılık teklif edilmişti, ama kabul etmemişti.

