"el-Muntazam" adlı eserinde İbnü'l-Cevzî dedi ki: «Bu senenin muharrem ayının başında, Bağdat'ın kuzey ve batı taraflarında havada şiddetli derecede bir kızarıklık ve bu kızarıklık içinde, çok sayıda beyaz ve uzun ışık sütunları görüldü.»
Bu senede Bağdat'a, Rüknü'd-Devle Ebu Ali Hasan b. Büveyh'in Vasıt'a ulaştığına dair haber geldi. Halife ile Beckem kendisiyle savaşmak üzere Vasıt'a doğru yola koyuldular. Rüknü'd-Devle onlardan korkup Ahvaz'a döndü, onlar da Bağdat'a geri döndüler.
Bu senede Rüknü'd-Devle b. Büveyh, İsfahan şehrini Merdavic'in kardeşi Veşmgir'in elinden aldı. Oraya hakim oldu. Çünkü o zamanlarda Veşmgir'in askerleri çok azdı.
Bu senenin şaban ayında Dicle'nin suları cidden fazlalaştı ve Bağdat'dın batı tarafına yayıldı. Çok sayıda ev yıkıldı. Enbar tarafında da Dicle'nin suları etrafı istila etti ve çok sayıda köy, sular altında kaldı. Bu nedenle çölde de çok sayıda hayvan ve canavar Öldü.
Bu senede Beckem, Abdullah el-Beridî'nin kızı Sara ile evlendi. O zaman vezir Muhammed b. Ahmed b. Yakub, Bağdat'ta bulunuyordu. Sonra vezaretten ayrılıp yerine Süleyman b. Hasan atandı. Beridî de Vasıt ve kazalarının 600.000 dinar yıllık haraç ödeme karşılığında kendisine bırakılmasını istedi.
Bu senede Kadi'l-kudat Ebu Hasan Ömer b. Muhammed b. Yusuf vefat etti. Yerine oğlu Ebu Nasr Yusuf b. Ömer b. Muhammed b. Yusuf atandı. Halife Radi, bu senenin şaban ayının bitimine beş gün kala perşembe günü ona hu"at giydirdi.
Ebu Abdillah el-Beridî, Vasıt'a gittiğinde Beckem'e bir mektup yazarak onu, Cebel mıntıkasını fethetmeye ve Ahvaz'ı da İmadü'd-Devle b. Büveyh'in elinden almak için kendisine yardımcı olmaya teşvik etti. Ama onun yegane amacı, Beckem'i Bağdat'tan uzaklaştırmak ve orayı onun elinden almaktı. Beckem, askerleriyle Bağdat'tan ayrılıp gittiğinde Beridî'nin kendisine kurduğu tuzaktan haberdar oldu ve hemen Bağdat'a döndü. Büyük bir orduyla Beridî'nin üzerine yürüdü. Onu ansızın yakalamak için bütün yolları kesti.
Beckem, bir kayığa binmiş, katibi de yanında duruyordu. Aniden bir güvercin onların bulundukları kayığa düştü. Kuyruğunda bir mektup bulunuyordu. Beckem alıp okuduğunda mektubun, yanında bulunan katip tarafından komutan Beckem'in durumunu anlatmak üzere Beridî'nin adamlarına yazılmış olduğunu ve gördü. Beckem katibe: "Yazıklar olsun sana, bu senin yazın değil mi?" dedi. Katip inkar edemeyip: "Evet." diye cevap verdi. Beckem de onun öldürülmesini emretti. Katip öldürüldü ve cesedi Dicle'ye atıldı.
Beridî, Beckem'in gelmekte olduğunu duyunca hemen Basra'ya kaçtı. Orada da durmayarak başka yere gitti. Beckem, Vasıt'ı istila ettiği sırada Deylem, onun Cebel'de geride bıraktığı askerlere musallat oldu. Onlar da çabucak Bağdat'a dönüp kaçtılar.
Bu senede Muhammed b. Raik, Şam'ı istila etti. Önce Humus'a girdi, şehri ele geçirdi. Sonra Şam'a geldi. Orada Bedir b. Abdullah el-İhşid vardı. Bu zat Bedir el-İhşidî diye tanınıyordu. Asıl adı Muhammed b. Toğac'dı. İbn Raik onu zorla Şam'dan çıkarıp kovdu. Şehi-re hakim oldu. Sonra da askerleriyle birlikte Remle'ye yürüdü. Orayı da ele geçirdi. Remle'den sonra Mısır'ın Ariş bölgesine gitti. Oraya girmek istedi, ancak Muhammed b. Toğaç el-İhşidî onun karşısına çıktı. Orada iki taraf savaştı. İbn Raik, Muhammed b. Toğaç'ı hezimete uğrattı. Adamları yağma ile meşgul oldular. Mısırlıların çadırlarına girdiler, Mısırlılarsa onlara hücum ederek onlardan çok sayıda askeri öldürdü. İbn Raik yetmiş kadar adamı ile kaçtı. Perişan halde Dımışk'a girdi. Muhammed b. Toğaç onun üzerine kardeşi Nasr b. To-ğaç'ı bir ordu ile gönderdi.
Zilhicce ayının dördünde Lecun mıntıkasında savaştılar. İbn Raik, Mısırlıları hezimete uğrattı. Öldürdüğü adamlar arasında İhşid'in kardeşi Nasr b. Toğaç da vardı. İbn Raik onu yıkayıp kefenledi ve Mısır'a kardeşinin yanma gönderdi. Onunla birlikte oğlunu da göndermişti. Ona yazdığı mektupta Nasr'ı öldürmek istemediğine dair yemin etmiş ve Nasr'ın öldürülmesinin kendisine çok zor geldiğini bildirmişti ve mektubunda: "İşte oğlumu sana gönderiyorum, istersen kardeşinin öldürülmesi karşılığında oğluma kısas tatbik et." demişti. İhşid Muhammed b. Toğaç da İbn Raik'in oğluna ikramda bulunmuş ve Remle ile Mısır arasındaki kısımların İhşid'e ait olması, İhşid'in de her sene İbn Raik'e 140.000 dinar göndermesi, Remle'den Dımışk'a kadar olan kısımlarmsa İbn Raik'e ait olması hususunda barış antlaşması yaptı.

