El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hüseyin B. Ahmed

Hüseyin b. Ahmed b. Ebi Said el-Cenabi Ebu Muhammed el-Kar-matî. İbn Asakir onun hakkında dedi ki: Ebu Said'in asıl adı Hüseyin b. Behram'dır. Hüseyin b. Ahmed olduğu da söylenir. Aslen Farshdır. Hüseyin b. Ahmed, …

Hüseyin b. Ahmed b. Ebi Said el-Cenabi Ebu Muhammed el-Kar-matî.

İbn Asakir onun hakkında dedi ki: Ebu Said'in asıl adı Hüseyin b. Behram'dır. Hüseyin b. Ahmed olduğu da söylenir. Aslen Farshdır.

Hüseyin b. Ahmed, hicretin 357. senesinde Şam'ı ele geçirdi. Bir sene sonra Ahsa'ya döndü. Hicretin 360. senesinde tekrar Şam'a döndü ve Cafer b. Felah'ın askerlerini kırıp geçirdi. Cafer, Muiz el-Fatımî tarafından Şam'a tayin edilen ilk vali idi. Hüseyin b. Ahmed onu öldürdükten sonra Mısır'a yöneldi. Hicretin 361. senesinin rebiyülevvel ayı başında Mısır'ı kuşatma altına aldı. Bu kuşatmayı aylarca sürdürdü. Şam'da, Zalim b. Mevhub'u halef bırakmıştı. Sonra Ahsa'ya gitmişti. Oradan Remle'ye dönmüş ve bu senede orada ölmüştü. Doksan yaşını geride bırakmıştı. O, zahiren Abdülkerim Tai1 Lillah el-Ab-basî'ye itaat ediyordu. İbn Asakir, onun parlak ve derin manalar içeren bazı şiirlerini nakletmiştir. Bu şiirlerinden biri aralarında savaş patlak vermeden Cafer b. Felah'a yazdığı şu şiirdir ki, bu derin manalar içeren güzel bir şiirdi:

"Mektuplar mazereti ortadan kaldırır, elçiler haber verir, hakka uyulur, hayır ise övülen bir şeydir. Savaş sakindir, at rahvandır, iyi cinstendir, barış, adi ve müpte-zel bir şeydir, gölge ise uzamıştır.

Dönüp gelirseniz dönüşünüz kabul edilir, ama bunu yanaşmazsanız işte şu semer artık bağlanmıştır ölümlerin üzerine.

Ya da Dımışk'ı bize verirler, kapı kapalıdır geri çevrilirler.

Ben öyle bir adamım ki davullara, deflere neylere ve udlara önem vermem.

İçki ve uyuşturucu maddeler üzerine sofra kurmam.

Güzel gözlü kadınlara ve içki sofrasına da düşkün değilim.

Karnı tok olarak gecelemem.

Aç karınlı, yorgun ve bitkin kimse benim arkadaşımdır.

Dünya beni tamahkarlığa bir gün olsun sürükleyememiştir.

Vaadler de beni aldatmamıştır."

Şu şiir de ona aittir:

"Ey şerefli beldede yaşayan kişi.

Bu şehrin kalelerine, mağaralarına güvenen kişi.

Bunlarla övünme; yüce kişi ancak kendi nefsiyle, atlarıyla, piyade ve kılıçlarıyla övünsün, şereflensin.

En yüksek çadırların üzerine kurulan beyaz çadırlarla Övünsün. Komşulan ve ağırladığı misafirleriyle övünsün.

Biz öyle bir kavimdeniz ki, savaş alevleri tutuştuğunda darbe ve hücumlanyla gönüllere su serperiz. Eski şerefi kendimize mal etmeyiz, ancak ona yeni şerefler katarsak övünürüz."

Bu senede Kabus b. Veşmgir; Cürcan'ı, Taberistan'ı ve buralara bağlı mıntıkaları ele geçirdi.

Bu senede halife Tai', İzzü'd-Devle b. Büveyh'in kızı Şehbaz ile gerdeğe girdi. Cidden görkemli bir düğün yapılmıştı.

Bu senede Nasirü'd-Devle b. Hamdan'm kızı Cemile büyük bir alayla hacca gitti. Bu haccı darbımesel haline gelmişti. Giderken 400 mahfe yaptırmış ve kendisinin hangi mahfenin içinde olduğu biline-memişti. Kabe-i Muazzama'ya vardığında yoksullara ve mücavirlere 10.000 dinar para saçtı. Mücavirlere, Haremeyn'deki yoksullara elbiseler giydirdi. Gidişinde ve dönüşünde çok paralar harcadı.

Bu senede Irak hacılarına Şerif Ahmed b. Hüseyin b. Muhammed el-Alevî haccettirdi. Bu zat, hicretin 380. senesine kadar hac emirliği yaptı. Bu senede Mekke ile Medine'de Abbasiler adına değil de, Mısır hakimiyetini ellerinde bulunduran Fatımîler adına hutbe okundu.