Meşhur zındıklardan biriydi. Babası Yahudiydi. Müslüman olduğunu izhar etti. Anlatıldığına göre babası, tıpkı oğlunun Kur'ân'a düşmanlık gösterip inkar ettiği gibi Tevrat'ı tahrif etmişti. Kur'ân'a reddiye olsun diye "Damiğ" adlı bir kitap tasnif etmişti. "Zümrüde" diye adlandırdığı, şeriata itiraz ve reddiye kitabını yazmıştı. Yine bu konuda, "et-Tac" adında bir kitap daha yazmıştı. "Kitabü'lFerid, Ki-tabü İmametü Mafdul el-Fadil" diye bilinen eserler de ona aittir.
Onun bu kitaplarına reddiye olarak bazı kimseler eserler yazdılar. Bunlar arasında kendi zamanında Mutezile mezhebinin şeyhi olan Ebu Ali Muhammed b. Abdülvehhab el-Cübbaî de bulunmaktadır. O bu hususta çok güzel ve faydalı bir eser yazmıştı. Oğlu Ebu Haşim Abdüsselam b. Ebi Ali de bu hususta reddiyeler yazmıştı.
Şeyh Ebu Ali dedi ki:
"Bu beyinsiz, cahil, mülhid İbn Ravendî'nin kitabını okudum. Ki-
tabında beyinsizlikten, yalandan ve iftiradan başka birşey görmedim. Âlemin kadimliği, saniin reddedilişi, Dehriye mezhebinin doğruluğu, tevhid ehline reddiye, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in rasûllüğünün redde-dilişine dair onyedi konuda kitaplar yazmıştı. Peygamber Efendimizin risaletinin asılsızlığını söylemiş, Kur'ân'a dil uzatmıştı. Yahudi ve Hristiyanlara dair bir kitap yazmış, onların dinlerini Müslümanlara Ve İslâm'a daha üstün görmüştü. Bu eserlerinde Muhammed (s.a.v.)'-in peygamberliğinin iptali hususunda Yahudi ve Hristiyanları destekleyici deliller ileri sürmüştü. Ayrıca İslâm'dan çıktığına dair kesin ifadeler içeren kitaplar da telif etmişti. İbn Cevzî, ondan bu tür nakillerde bulunmuştur."
"el-Mrntazam" adlı eserinde İbnü'l-Cevzî, onun zındıklığına, ayetlere ve şeriat hükümlerine dil uzatışına dair bazı sözlerini aktarmış ve bu hususta ona reddiyeler yazmıştı. Ama onun eserleri o kadar basit ve değersizdir ki bakmaya bile değmez. Cahilliğine, sözlerinin saçmalıklarına, beyinsizliğine, hakkı batıl gösterişine bakmak ve bunlara karşı deliller ileri sürmek hiç de değecek şeyler değildir.
Küfrü, günahların büyüklerini işleyişi, hakkı hafife alması ve komik ifadeler kullandığına dair bazı hikayeler kendisine isnad edilir ki, bunların bir kısmı bizzat kendisine aittir, bir kısmı da kendisi gibi kimselerin ona isnad ettikleri şeylerdir. Onun yolunda ve mesleğinde bulunan, onun gibi kafir olan, kalpleri küfük ve zındıklıkla dolu bazı kimselerin gülünç kalıplarla ifade ederek ona isnad ettikleri bazı şeyler de vardır. Aslında münafık olduğu halde Müslüman olduğunu iddia eden kimseler arasında böyleleri çoktur ki, bunlar, Rasûlullah'ı, onun dinini ve kitabını alaya alırlar. Yüce Allah bunlar hakkında şöyle buyurmuştur:
«Onlara soracak olursan, "Biz andolsun ki eğlenip oynuyorduk." diyecekler. De ki: "Allah'la, ayetleriyle, Peygamberiyle mi alay ediyordunuz? Özür beyan etmeyin, inandıktan sonra inkar ettiniz." (et-Tevbe,65-66.)
Ebu İsa el-Verrak, İbn Ravendî'nin arkadaşıydı. Allah ikisine de lanet etsin. Halk bunların durumlarını Öğrenince sultan, Ebu İsa'yı yakalattırdı ve onu zindana attırdı. Ölünceye kadar zindanda kaldı. İbn Ravendî'ye gelince o, kaçıp Yahudi İbn Lavi'ye sığındı. Yanında kaldığı müddet zarfında onun için "ed Damiğ li'1-Kur'an" adlı kitabını yazdı. Bu kitabı tamamladıktan sonra birkaç gün yaşadı. Sonra öldü. Allah ona lanet etsin. Bir rivayette anlatıldığına göre o yakalanıp idam edilmiştir.
Ebü'1-Vefa b. Akil dedi ki: "Güvenilir bir kitapta okuduğuma göre °» otuzaltı sene yaşamıştır. Bununla birlikte, bu kısa ömründe rezaletlere dalmış, çok çirkin işler irtikab etmiştir. Allah ona lanet etsin,
onu kahretsin, kemiklerine de rahmet etmesin."
"el-Vefayet" adlı eserinde İbn Hallikan ondan bahsetmiş, ama kö-tülüklerini söylememiş, bu hususa hiç temas etmemişti. Sanki onun bu şeylerden hiç haberi yoktu. İbn Hallikan'in âdeti; şairlerin biyog-rafilerini uzun uzadıya anlatmak, âlimlerin biyografilerini ise kısa tutmaktır. Zındıklara gelince, onların zındıklıklarından bahsetmez.
İbn Hallikan, İbn Ravendî'nin hicri 245. senede öldüğünü söylemiştir. Fakat bu fahiş bir hatadır. Sahih rivayete göre o bu senede ölmüştür. Nitekim İbn Cevzî ile diğerleri de böyle demişlerdir.

