El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muhammed B. Abdullah B. Sekre

Ebü'l-Hüseyin el-Haşimî. Ali b. Mehdi'nin oğullarındandır. Zarif ve şakacı şairlerdendir. Haşimîlerin nakipliğine vekalet ediyordu. Ali adında bir erkek ve Aize adında bir kadın huzuruna gelerek davalaş-tılar. Dava …

Ebü'l-Hüseyin el-Haşimî. Ali b. Mehdi'nin oğullarındandır. Zarif ve şakacı şairlerdendir. Haşimîlerin nakipliğine vekalet ediyordu. Ali adında bir erkek ve Aize adında bir kadın huzuruna gelerek davalaş-tılar. Dava konusu bir deve idi. Muhammed b. Abdullah onlara şu cevabı verdi: "İşin sonu hileye varmasın diye ben bu mesele hakkında hüküm vermeyeceğim." Onun şiirlerinden örnekler sunalım:

"Bir insan suretindedir, ona dört şeyi sıfat olarak verdim ki bunlar başkalarında bir arada bulunmazlar: ' Yüzü dolunaydır, şakaklarından misk kokusu saçılıyor. Tükürüğü şaraptır, gerdanı ise kar gibi beyazdır."

Muhammed b. Abdullah hamama gitmişti. Ayakkabıları çalındı, yalınayak evine döndü ve şöyle dedi:

"Kokusu ve sıcaklığı her ne kadar çok fazlaysa da İbn Musa'nın hamamını sana şikayet edip yeriyorum.

Hırsızlar orada çoğaldılar. Öyle ki, orada dolaşan kimseler ve yıkananlar ya ayakkabılarını kaybedip yalınayak kalırlar, ya da elbiselerini kaybedip çıplak kalırlar.

Ben orada elbisemi kaybetmedim, ama Muhammed olarak hamama girdim, beşer olarak çıktım."