El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muhammed B. Ahmed B. Kasım Ruzbarî

Muhammed b. Ahmed b. Kasım Ebu Ali er-Ruzbarî. Adının Ahmed b. Muhammed olduğu veya Hüseyin b. Hemmam olduğu hususunda çeşitli rivayetler varsa da sahih olan rivayete göre asıl adı Ahmed b. Muhammed1 dir. Bağdat asıllı …

Muhammed b. Ahmed b. Kasım Ebu Ali er-Ruzbarî. Adının Ahmed b. Muhammed olduğu veya Hüseyin b. Hemmam olduğu hususunda çeşitli rivayetler varsa da sahih olan rivayete göre asıl adı Ahmed b. Muhammed1 dir. Bağdat asıllı olup Mısır'a yerleşmiştir. Reislerin, vezirlerin ve divan kâtiplerinin soyundan gelmektedir. Cüneyd-i Bağdadî ile arkadaşlık etmiş, ondan hadis dinlemiş ve birçok hadisi hafızasına yerleştirmiştir. İbrahim el-Harbî'den fıkıh, Sa'İeb'den de nahiv ilmini öğrenmiştir. Çok sadaka verir, yoksullara ihsanda bulunurdu. Yoksul birine birşey vermek istediği zaman o şeyi avucuna koyar ve yoksulun elinin alt tarafına götürürdü. Sonra yoksul o şeyi onun elinden alırdı. Böyle yapmakla, yoksulun elinin kendisinin elinin altında olmamasını isterdi.

Ebu Nuaym dedi ki: Ebu Ali er-Ruzbarî'ye, şarkı ve eğlence sözlerini dinleyip kendisinin durumların değişikliği ile etkilenmeyen bir mertebeye ulaştığını iddia eden bir kimsenin durumunu sorduklarında şu cevabı vermişti: "Evet, o bir mertebeye ulaşmıştır ama Cehen-nem'in Sakar tabakasına ulaşmıştır!"

Ebu Ali er-Ruzbarî dedi ki: "İşaret açıklamak demektir. Onda işaret edilenden gelen vecd vardır, başka şey yoktur. Hakikatte illetler, işareti tashih ederler, illetler hakikat olmayan şeylerden uzaktırlar.

Kötülük yaptığın halde sana iyilik yapılması, aldanmışlığını gösterir, O gaman sen Allah'a yörıeüp tevbe etmezim. Zannedersin ki, hatalarm bağışlanmış ve hakikatler de sana açıklanmıştır,

Gönüller, hakkı müşahede etme arzusuna kapıldılar ve gönüllere hakkın isimleri bırakıldı. Tecelli zamanına kadar gönüller hakkın zatını bırakıp isimlere yöneldiler. İşte şu ayetin sırrı da budur:

"En güzel isimler Allah'ındır. O'na o isimlerle dua edin." (ei-A'râf,180.)

İşte gönüller bu isimlerle oyalandılar ve hakkı idrak edemediler. Cenâb-ı Allah, isimlerini ortaya koyup halka açıkladı ki, aşıklarının Şevki onunla dinsin. Ariflerin kalpleri onunla ünsiyet peyda etsinler.

Sabretmeyen kimsenin rızası da olmaz. Şükretmeyen kimsenin kemali olmaz. Arifler, Allah ile onun muhabbetine kavuştular, nimet lerine şükrettiler. Allah'a müştak olanlar, aşklarının tadını mükaşef esnasında tadarlar. Allah'ın yakınlığına visal ruhu ile kavuşmak bal dan daha tatlıdır.

Üç şey kendisine nasib olan kimse, âfetlerden korunmuş demektir: Kanaatkar bir kalp ile birlikte aç bir karna sahip olmak, hazırda bulunan bir zahidlikle birlikte sürekli yoksulluk, devamlı bir kanaatle birlikte eksiksiz bir sabır.

Dünyayı kazanmakta nefislerin zilleti; ahireti kazanmakta ise nefislerin izzeti vardır. Fani dünyayı elde etmek için alçalmayı, baki olan ahireti elde etmek yolunda yükselişe ve izzete tercih eden kimseye çok şaşıyorum.

"Herşeyimi kaybetsem dahi hiç hayret etmem. Bende kalan bazı şeylerin nasıl bende kaldığına şaşıyorum. Telef olan canının geri kısmını tutmaya bak;

Canın bedeninden ayrılmadan önce kalan kısmına sahip ol, işte bu son nefes demidir,"