Muhammed b. Cafer b. Muhammed b. Fudale b. Yezid b. Abdil- Ebu Bekir el-Edmî. Şarkı sözleri yazarıdır. Güzel sesliydi. Kur'ân-ı Kerim'i güzel okurdu. Kur'ân okuduğunda sesi geceleyin çok uzaklardan duyulurdu.
Bir defasında Ebü'l-Kasım el-Bağavî ile birlikte hacca gitti. Medine'de iken Mescid-i Nebeviye'ye girdiler. Orada yaşlı ve âma ve bir adamın cemaata yalan ve uydurma haberler anlattığını gördüler. Bağaırî: "Bu adamın sözlerini inkâr etmek gerekir." dedi. Arkadaşlarından biri kendisine şöyle dedi: "Şu anda sen Bağdat'ta değilsin ki bu adamın sözlerini inkâr ettiğin zaman insanlar senin sözlerini kabul etsinler ve seni tanısınlar. Burada seni çok az kimse tanır. Oysa bu adamı dinleyen cemaat kalabalıktır, ama kanaatınıca Ebu Bekir el-Edmî'ye söyle de o Kur'ân okusun. Böylesi daha iyi olur."
Ebü'l-Kasım, Ebu Bekir el-Edmî'ye Kur'ân okumasını söyledi, o da okumaya başladı. Daha Euzü Besmele'yi tamamlamadan insanlar o yaşlı ve kör adamın etrafından dağılıp Ebu Bekir'in yanına geldiler, onu dinlemeye başladılar; adamın yanında hiç kimse kalmadı. O da güdücüsünün elinden tutup: "Beni buradan götür. Nimetler işte böylece ortadan yok olurlar." dedi.
Ebu Bekir el-Edmî, bu senenin rebiyülevvel ayının bitimine iki gece kala çarşamba günü vefat etti. Vefat ederken seksensekiz yaşındaydı.
Vefatından sonra adamın biri onu rüyasında görmüş ve ona: "Allah sana nasıl muamele etti?" diye sormuş, o da şu cevabı vermişti.
- Beni huzurunda durdurdu, çok zorlu durumlarla karşılaştım.
- Dünyada iken güzel sesle Kur'ân okuduğun halde orada zorlu durumlarla mı karşılaştın?
- Güzel sesle Kur'ân okumak kadar bana zarar veren başka bir şey olmadı. Çünkü ben onu dünyalık için okumuştum.
- Peki akıbetin nice oldu?
- Yüce Allah bana hitaben buyurdu ki: "Ben seksenli yaşlara ulaşmış kimseleri azaplandırmamak için kendi nefsime yemin ettim."

