El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muhammed B. Kerram

Kerramiye fırkası kendisine nisbet edilir. Peygamber (s.a.v.) ile ashabı ve diğerleri adına hadis uydurmayı caiz saydığı söylenir. Asıl adı Muhammed b. Kerram b. Arraf b. Hüzame b. Berra, Ebu Abdillah es-Sicistanî …

Kerramiye fırkası kendisine nisbet edilir. Peygamber (s.a.v.) ile ashabı ve diğerleri adına hadis uydurmayı caiz saydığı söylenir. Asıl adı Muhammed b. Kerram b. Arraf b. Hüzame b. Berra, Ebu Abdillah es-Sicistanî el-Abid'dir. Beni Türab kabilesinden olduğu söylenir. Adının Muhammed b. Kirram olduğu da söylenir. Ölünceye kadar Beyt-i Makdis'te ikamet etmiştir. Başka birisi ise bunun Nisaburlu bir şeyh olduğunu söylemiştir. Ama Ebu Abdillah el-Hakim ile İbn Asakir'in sözlerinden anlaşıldığına göre, doğrusu bu ikisi de aynı kimsedir.

İbn Kerram; Ali b. Hacred ve Ali b. İshak el-Hanzali es-Semer-kandı'den rivayetlerde bulunmuştur. Muhammed b. Mervan, İbrahim b. Yusuf el-Makinanî, Melek b. Süleyman el-Herevî, Ahmed b. Harb, Atik b. Muhammed el-Cisrî, Ahmed b. Ezher en-Nisaburî, Ahmed b. Abdullah el-Hasarî, Muhammed b. Temim el-Karyanî kendisinden tefsir dinlemişlerdi. Ahmed b. Abdullah el-Hasarî ile Muhammed b. Temim el-Karyanî, yalancı ve hadis uydurmacısıdırlar.

Muhammed b. İsmail b. İshak, Ebu İshak b. Süfyan, Abdullah b. Muhammed el-Kıratî, İbrahim b. Haccac en-Nisaburî de kendisinden rivayetlerde bulunmuşlardır.

Hakim'in anlattığına göre Muhammed b. Karram, Tahir b. Ab-

dullah'ın zindanında hapsedilmişti. Kendisini serbest bıraktıklarında Şam'ın sınır bölgesine gitmiş, sonra Nisabur'a dönmüştü. Muhammed b. Tahir b. Abdullah, kendisini hapse atmış ve uzun süre hapiste tutmuştu. Cuma namazına gitmeye hazırlanır, gardiyana gidip: "Bırak da cumaya gideyim." der, ancak gardiyan ona izin vermeyip şöyle derdi: "Biliyorsun ki seni burada alıkoymak, başkasının emridir."

Başkasının anlattığına göre Muhammed b. Kerram, Beyt-i Makdis'te dört sene müddetle ikamet etmiştir. İsa peygamberin meşhedi yanındaki direğin bitişiğinde vaaz vermek üzere oturur, etrafında çok sayıda cemaat toplanır, sonra onlara şöyle derdi: "îman, amelsiz bir kavildir." Böyle demesi üzerine cemaat onu terketti. Beyt-i Makdis valisi de onu Zağr mıntıkasına sürgün etti, orada öldü. Cesedi Beyt-i Makdis'e nakledildi. Bu senenin safer ayında ölmüştü. Hakim'in ifadesine göre İbn Kerram, Beyt-i Makdis'te geceleyin ölmüş ve peygamberlerin mezarı yanında Eriha kapısında defhedilmişti. Beyt-i Makdis'te 20.000 kadar arkadaşı vardı. Doğrusunu Allah bilir.