El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muhammed B. Zeyd El-Alevî

Taberistan ve Deylem vahşiydi. Öldürülme sebebi şuydu: İsmail ss-Semanî, Amr b. Leys'i mağlup edip muzaffer olduğunda Muhanı-n*ed b. Zeyd, İsmail'in kendi sınırım aşmayacağını, Horasan'ın kendisine kalacağını sanarak …

Taberistan ve Deylem vahşiydi. Öldürülme sebebi şuydu: İsmail ss-Semanî, Amr b. Leys'i mağlup edip muzaffer olduğunda Muhanı-n*ed b. Zeyd, İsmail'in kendi sınırım aşmayacağını, Horasan'ın kendisine kalacağını sanarak Horasan'a gitmek üzere vilayetini bırakıp yola koyuldu. İsmail, kendisinden önce Horasan'a gitti ve ona yazdığı mektupta; vilayetine sahip olmasını, başka yerlere tecavüz etmemesini bildirdi. Fakat Muhammed b. Zeyd, bu uyarıyı kabul etmedi ve İsmail'in üzerine Rafi b. Herseme'ye niyabet eden Muhammed b. Ha-run komutasında bir askeri birlik gönderdi. İki ordu karşı karşıya geldiklerinde Muhammed b. Harun, hile yaparak İsmail'den kaçtı. İsmail'in askerleri de onun peşine düşüp yakalamaya çalıştılar. Muhammed b. Harun'un askerleri geri döndüler, hezimete uğradılar. İsmail, onların ordugâhında bulunan eşyaları yağmaladı. Muhammed b. Zeyd de ağır yaralar aldı. Bu sebeple birkaç gün sonra vefat etti. Oğlu Zeyd, esir alındı, İsmail b. Ahmed'e gönderildi. İsmail ona ikramda bulundu ve armağan verilmesini emretti.

Kendisinden söz ettiğimiz Muhammed b. Zeyd, faziletli, dindar bir kimse olup yönettiği ülkede güzel bir yönetim tarzı sergiliyordu. Fakat kendisinde Şiîlik vardı.

Bir gün birinin adı Muaviye, diğerininki de Ali olan iki hasım huzuruna çıktılar. Muhammed b. Zeyd onlara: "Aranızda verilecek hüküm bellidir." dedi. Muaviye de ona şu karşılığı verdi: "Ey emir, bizim isimlerimize aldanma. Benim babam Şiilerin önde gelenlerinden ve büyüklerinden idi. Memleketimizdeki Ehl-i Sünnet ile geçinmek için bana Muaviye adını verdi. Şu hasmım da Hz. Ali'nin en büyük düşmanlarından birinin oğludur. Babası size karşı takiyye yapmak için kendisine Ali adını vermiştir."

Muhammed b. Zeyd, bu cevap karşısında gülümsedi, her ikisine de ihsanda bulundu.

"el-Kâmil" adlı eserinde İbnü'1-Esir dedi ki: «Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında İshak b. Yakub b. Ömer b. Hattab b. el-Adevî de vardır. Bu zat, Cezire'de Diyar-ı Rabia'nın emiri idi. Yerine oğlu Abdullah b. Heysem b. Abdullah b. Mutemir geçti.

Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetlerden biri de Ali b. Abdü-laziz el-Bağavî'dir. Bu zat, Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam'm arkadaşıydı.

Mehdi b. Ahmed b. Mehdi el-Ezdî el-Musilî de ayandan olup bu senede vefat etmişti.»

İbnü'1-Esir ile Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî'nin anlattıklarına göre, Mutedid'in zevcesi Katrünneda bintü Humaraveyh b. Ahmed b. Tolon da bu senede vefat etmiştir. İbnü'l-Cevzî'nin ifadesine göre Katrünneda, bu senenin receb ayının yedisinde vefat etmiş ve Rusafe'de, sarayın içinde defnedilmiştir.

Yakub b. Yusuf b. Eyyüb b. Ebu Bekir el-Mutavvaî de bu senede vefat eden meşhur şahsiyetlerdendir. Bu zat, Ahmed b. Hanbel'den ve Ali b. el-Medinî'den hadis dinledi. Neccad ile Huldî de kendisinden hadis dinleyip rivayet ettiler. Her gün İhlâs sûresini otuzbin yahut kırkbin kere okumayı vird edinmişti.

Ben derim ki: Bu senede vefat eden meşhur şahsiyetler arasında sünnetin ve çeşitli eserlerin sahibi Ebu Bekir b. Ebi Asım da bulunmaktadır. Bu zatın biyografisini şöylece anlatabiliriz: