Mühtedi Billah Ebu Muhammed Abdullah Muhammed b. Vasık b. Mutasım b. Harun. Mutez'in, kendisinin huzurunda hilafetten feragat etmesinden ve hilafet görevini yürütmekten aciz olduğuna dair ikrarda bulunmasından sonra bu senenin receb ayının bitimine bir gece kala çarşamba günü halifeliğine bey'at edildi. Kendisi halifelik yükünü omuzlamaya arzulu olduğunu açıkladı. Asıl adı Muhammed b. Vasık Billah'tır. Sonra elini uzattı, bütün halk onun halifeliğine bey'at etti. Bundan sonra havas tabakası da onun halifeliğine bey'at etti. Havastan sonra avam tabakası da minber üzerinde ona bey'atla-rını sundular. Mutez bir yazı yazarak, hilafetten feragat ettiğine, bu işi yürütmekten aciz olduğuna ve Mühtedi'ye bey'atını sunduğuna şahadet ettiğine dair beyanda bulundu.
Bu senenin receb ayınm sonunda Bağdat'ta korkunç bir fitne meydana geldi. Halk, Bağdat valisi Süleyman b. Abdullah b. Tahir'e hücum etti. Samarra'da Mühtedi'nin hilafetine bey'at edildiğinden haberleri olmadığı için de Mutez'in kardeşi Ahmed b. Mütevekkilin hilafetine bey'at etmeleri için herkese çağrıda bulundular. Bu fitne nedeniyle Bağdatlılardan çok sayıda adam öldürüldü, çoğu da suda boğuldu. Daha sonra Mühtedi'nin hilafetine bey'at edildiğine dair haber kendilerine ulaşınca sakinleştiler. Ancak bu haber şaban ayının 7'sinde kendilerine ulaşmıştı. Bundan sonra düzen sağlandı ve Mühtedi'nin hilafet işi yerine oturdu.
Bu senenin ramazan ayında Mutez'in annesi Kabiha'nın yanında bol miktarda para ve kıymetli mücevher bulunduğu görüldü. Bunların miktarı 1.000.000 dinar civarındaydı. Ayrıca yanında misli görülmemiş, bir su tası iriliğinde zümrüt ile ölçekler dolusu emsalsiz kızıl yakut görülmüştü.
Komutanlar, Mutez'den maaşlarının Ödenmesi ve erzaklarının temin edilmesi için 50.000 dinar istemişler ve Salih b. Vasıf ı öldürmeyi kendisine garantilemişlerdi. Fakat Mutez'in yanında onlara verecek para yoktu. Annesi Kabiha'dan -ki Allah onu kahretsin- ödünç para istemiş, fakat annesi ona ödünç para vermemiş, yoksul olduğunu söyleyip cimrilik yapmıştı. Fakat daha sonra oğlu Mutez öldürülüp çeşitli nahoş hareketler cereyan ettiğinde, yukarıda bahsettiğimiz mallar yanında ortaya çıktı. Çok miktarda altın, gümüş ve kapları vardı. Yıllık geliri 10.000 dinar civarındaydı. Önceleri oğlunun düşmanı Salih b. Vasıfın yanında gizleniyordu. Daha sonra bu adamla evlendi. Salih'e şöyle beddua ediyordu:
'Allah'ım! Salih b. Vasıfı rezil rüsvay eyle. O benim sırlarımı açığa vurdu. Irzımı payimal etti, oğlumu öldürdü, düzenimi altüst etti, aldı. Beni memleketimden uzaklara gurbete düşürdü. Bana çok kötülükler yaptı."
Sonra Mühtedi Billah'ın halifeliği yerleşti. Allah'a hamdolsun ki bu, düzgün bir hilafetti.
' Mühtedi, bir gün komutanlara ve ümeraya şöyle dedi:
'Yıllık geliri 10.000 dinarı bulan bir annem yoktur. Onu anne olarak kabul etmiyorum. Ben sadece bana yetecek kadar azık istiyorum. Daha fazlasını istemiyorum. İstediğim, kardeşlerim içindir. Çünkü onlar gerçekten fakr-ü zaruret içindedirler."
Bu senenin ramazan ayının bitimine üç gün kala perşembe günü Salih b. Vasıf, vezir Ahmed b. İsrail'in ve daha Önce Hristiyan olup Müslüman olduğunu söyleyen ve Kabiha'nın katibi olan Ebu Nuh İsa b. İbrahim'in dövülmesini emretti. Mallan elinden alındıktan sonra bunlardan her birine beşyüzer kırbaç vuruldu. Sonra da katıra ters bindirilerek şehirde dolaştırıldılar. Bu halde iken Öldüler. Bu icraat, Mühtedi'nin rızası dışmdaydı. Ama o, işin başında bulunan Salih b. Vasıf a karşı koyamıyor ve zayıf olduğu için işe el atamıyordu.
Bu senenin ramazan ayında yine Bağdat'ta Muhammed b. Evs'in taraftarları olan Şakiriler ve diğer askerlerle halk arasında bir fitne meydana geldi. Halktan 100.000 kadar kişi toplandı. İki taraf arasında kırbaçlamalar, mızraklaşmalar ve ok atışmaları cereyan etti. Çok sayıda adam öldürüldü. Sonra Muhammed b. Evs ile adamları bozguna uğradılar. Halk, onlardan ele geçirdikleri ve 2.000.000 frank civa-nnda bir değer ifade eden mallarını yağmaladı. Sonra Muhammed b. Evs, Bağdat'tan dilediği bir yere gitmek üzere çıkarıldı. Korku içinde Bağdat'tan kovulmuş olarak çıkıp gitti. Çünkü halk onun gidişatından memnun değildi. Zorba ve inatçı bir kimseydi. Zorluk çıkaran bir şeytan olup habis bir kimseydi, fasık ve despot idi.
Halife; şarkıcıların ve çalgıcıların Samarra'dan sürgün edilmelerini, sultanın sarayındaki aslanların, kaplanların, yırtıcı hayvanların, av için beslenen köpeklerin öldürülmesini, eğlence toplantılarının iptal edilmesini, haksızlığa uğrayanların haklarının iade edilmesini, iyiliğin emredilip kötülüğün yasaklanmasını emretti ve halkın huzurunda meclis düzenledi. Hükümranlığı Şam'ın ve diğer beldelerin her tarafında cari oldu.
Sonra halife, yanında bulunan Türk görevli ve askerlere karşı
£ûç kazanmak amacıyla Büyük Boğa'nın oğlu Musa'yı yanma çağırdı.
öylece hilafetin sağlamlaşmasını düşünüyordu. Ancak Musa, bulun-
ugu yerlerde cihadla meşgul olduğundan ötürü bu çağrıya icabet
edemeyeceğini söyleyerek mazeret beyan etti.

