El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muizzü'd-Devle B. Büveyh'în Vefatı

Bu senenin rebiyülevvel ayının 13'ünde Ebü'l-Hasan Ahmed b Büveyh ed-Deylemî vefat etti. Kendisine Muizzü'd-Devle deniliyordu Rafıziliğini izhar etmişti. Mide hastalığından ötürü ölmüştü. Yediği içtiği hiçbir şey …

Bu senenin rebiyülevvel ayının 13'ünde Ebü'l-Hasan Ahmed b Büveyh ed-Deylemî vefat etti. Kendisine Muizzü'd-Devle deniliyordu Rafıziliğini izhar etmişti. Mide hastalığından ötürü ölmüştü. Yediği içtiği hiçbir şey midesinde kalmıyordu. Öleceğini hissedince tevbe edip Aziz ve Celil olan Allah'a yöneldi. Yaptığı haksızlıkların çoğundan pişman oldu. Gasbettiği malları ve hakları sahiplerine iade etti Malından çok miktarda sadaka verdi. Kölelerinden büyük birçoğun-luğu azad etti. Oğlu Bahtiyar İzzü'd-Devle'yi de veliaht tayin etti.

Bir âlimle görüşmüştü. Alim ona sünnetten bahsetmiş ve Hz. Ali'nin kendi kızı Ummü Külsüm'ü Hz. Ömer'le evlendirdiğini söylemişti. Muizzü'd-Devle de: "Vallahi, ben bunu hiç duymamıştım." dedi ve sünnete döndü. Sünnete tabi oldu. Namaz vakti geldiğinde o âlim kişi yanından ayrılıp gideceği esnada Muizzü'd-Devle ona şöyle sordu:

- Nereye gidiyorsun?

- Namaza gidiyorum.

- Niçin burada kılmıyorsun?

- Hayır.

- Neden?

- Çünkü senin bu evin başkalarının malı idi ve sen burayı gas-bettin!

Muizzü'd-Devle onun bu cevabını güzel buldu.

Muizzü'd-Devle, yumuşak huylu, âlicenap ve akıllı bir kimseydi. Ellerinden biri kesikti. Şiraz'da bulunan kardeşi Rüknü'd-Devle ile hızlıca haberleşebilmek için çok koşan postacıları ilk çalıştıran ve bu teşkilatı ilk kuran devlet adamı Muizzü'd-Devle olmuştu. Bu çeşit postacılar onun âdeta gözdeleri haline gelmişti. Bağdat'ta yanında iki usta ve hızlı koşucu postacı vardı ki, bunlardan biri Fadl, diğeri de Barğuş adında idi. Ehl-i Sünnet'in tuttuğu Fadl, Şiilerin tuttuğu da Barğuş idi. Bunların çeşitli yararlılıkları olmuştu.

Muizzü'd-Devle vefat edince Kureyş mezarlığının bulunduğu Ba-bü't-Tin'e defnedildi. Oğlu, taziye için oturdu, ama bu üç gün zarfında yağmurlar ardı arkası kesilmeksizin yağmaya devam etti. İzzü'd-Dev-le, emirlerin reislerine bu müddet zarfında bol miktarda mal ve para gönderdi ki, devlet erkânı kendisine bey'at sunulup otoritesi sağlanıncaya kadar kendisine karşı muhalefette el birliği yapmasınlar. Bu da onun dahiliğinin bir işaretiydi.

Muizzü'd-Devle, elliüç sene yaşadı. Yirmibir sene, onbir ay, iki gün süreyle hüküm sürdü. Hakimiyeti döneminde; miras hesaplarından arta kalan mal ve paraların, beytülmalden Önce zevi'lerhama verilmesine dair bir duyuru yaptırmıştı.

Muizzü'd-Devle'nin vefat ettiği gecede halktan biri, görünmezlerden gelen bir sesin şöyle dediğini duymuştu:

"Nefsinin talep ve muradını Ebü'l-Hüseyin'e tebliğ ettiğinde, Gecelerin olaylarından emin olup musibetlere karşı hüccetlere karşı hüccet edindiğin zaman,

Alçağın eli sana uzandı ve seni rütbelerin arasından çekip aldı."

Muizzü'd-Devle vefat edip yerine oğlu İzzü'd-Devle geçtikten sonra İzzi&l-Devle oyuna, eğlenceye yöneldi. Kadınlarla fazlaca meşgul oldu. Böylece düzeni bozuldu. Ona karşı muhalif sesler yükselmeye başladı. Horasan valisi Mansur b. Nuh es-Samanî, bu durumda Büveyh oğullarının hakimiyet sahalarına göz dikti. İzzü'd-Devle'nin üze-jrine Veşmgir komutasında büyük bir askeri birlik şevketti.

Rüknü'd-Devle b. Büveyh bunu öğrenince oğlu Adüdü'd-Devle'ye 've kardeşi oğlu İzzü'd-Devle'ye haber salarak Veşmgir'e karşı çıkmalarını ve bu hususta kendisine askeri destek vermelerini istedi. Onlar da Veşmgir üzerine çok sayıda asker şevkettiler. Rüknü'd-Devle de Veşmgir'e karşı harekete geçti. Ancak Veşmgir, ona tehdit haberleri gönderdi ve: "Eğer seni ele geçirirsem sana ve adamlarına şöyle ve şöyle yapacağım!" dedi. Rüknü'd-Devle ise, gönderdiği cevabi mektupta: "Ama ben seni ele geçirirsem sana ihsanda bulunur ve suçlarını bağışlarını." dedi. Neticede Rüknü'd-Devle galip oldu, Cenâb-ı Allah Veşmgir'in şerrini ondan uzaklaştırdı. Şöyle ki: Veşmgir serkeş bir ata binerek avlanmaya çıkmıştı. Bir domuz ona hücum edince at ürküp kaçtı ve üzerinde bulunan Veşmgir'i yere fırlattı. Veşmgir'in kulaklarından kan aktı ve o anda öldü. Askerleri de dağıldı.

Veşmgir'in oğlu Rüknü'd-Devle'ye haber salarak eman diledi. Ayrıca mal ve adamlarda gönderdi. Rüknü'd-Devle söylemiş olduğu iyilikleri ve ihsanatı gerçekten yaptı. Vaadim yerine getirdi. Cenâbı Allah, Samanîlerin tuzaklarını boşa çıkardı ve kendisini kurtardı. Bu da Rüknü'd-Devle'nin niyetinin temiz ve iyi olması sebebiyle idi. Doğrusunu Allah bilir.

Hicretin Üçyüzellialtıncı Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler