El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Muktedir Billah'ın Seyyide Lakabıyla Tanınan Annesi Şuğeb

Emlakinden yıllık 1.000.000 dinar gelir sağlardı. Bundan daha fazlasını hacıların yiyecek ve içeceklerine, hacılara refakat eden taliplere, yolların ve geçiş yerlerinin kolaylaştırılmasına harcardı. Oğlunun hilafeti …

Emlakinden yıllık 1.000.000 dinar gelir sağlardı. Bundan daha fazlasını hacıların yiyecek ve içeceklerine, hacılara refakat eden taliplere, yolların ve geçiş yerlerinin kolaylaştırılmasına harcardı. Oğlunun hilafeti zamanında son derece ihtişamlı ve sözü geçerliydi. Oğlu öldürüldüğünde kendisi hastaydı. Oğlunun öldürülmesi, hastalığını daha da fazlalaştırdı. Kocası Mutedid'in oğlu ve kendi oğlu Mukte-dir'in kardeşi Kahir hilafete yerleştiğinde -ki o, Kahir'i annesi öldükten sonra yanına alıp beslemişti- Muktedir için ricada bulunmuş ve yanma almıştı. Ona ikramda bulunuyor ve onun için cariyeler satın alıyordu.

Kahir, oğlu Öldürülüp yerine geçtiğinde, Şuğeb hasta olduğu halde onu büyük işkencelere maruz bırakmış, nihayet onu başaşağı vaziyette ayaklarından asmıştı. Bu halde iken idrarı geliyor ve idrarı yüzüne gözüne bulaşıyordu. Mallarının ne kadar olduğunu ikrar etsin diye kendisine bu işkence yapılmıştı. Ama buna rağmen sandıklarında elbiselerinden, zinet ve takılarından başka hiçbir şey bulunamamıştı. Bulunan bu eşyaları da 130.000 dinar değerindeydi. Bundan başka emlaki de vardı. Bunların satılmasını Kahir emretmiş ve satılması hususunda vekalet verdiğine dair şehadette bulunsunlar diye bazı kimseleri şahitlik için getirtmişti. Ama o bu halde iken şahidler onun yüzüne bakmaya ve eşkal tesbiti yapmaya yanaşmamışlardı.

Halifenin emri ile perde kaldırılmış ve şahitler gelerek ona: "Sen Mutedid'in cariyesi ve Muktedirin annesi Şuğeb misin?" diye sormuşlar, o da uzun uzadıya ağladıktan sonra; "Evet" diye cevap vermişti. Şehitler de onun eşkalini: "Siyah tenli, dar alınlı, ihtiyar bir kadın." diye yazmışlar. Sonra da ağlamaya başlayarak; zamanın insanı nasıl değiştirdiğini, devranın nasıl döndüğünü, dünyanın imtihan ve bela yeri olduğunu, dünyadan ümid edilen şeylerin korkulan şeylere karşı denk olamayacağını, doğan dünyalığın batmaktan kurtulamayacağı-nı, dünyaya yönelen kimseyi dünyanın kendi ateşiyle yakacağım dü-Şünmeye başladılar.

Kahir ise bu hatunun daha Önce kendisine yaptığı iyilikleri hiç

hatırlamadı. Allah bu hatuna rahmet etsin ve günahlarını affetsin Bu hatun yani Şuğeb, bu senenin cemaziyelevvel ayında vefat etti ve Rusafe'ye defnedildi.